Türkiye Barolar Birliği (TBB), TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi beklenen Noterlik Yasa Teklifi'ne dair açıklama yaptı. Açıklamada, özellikle 16. madde ile Türk Ceza Kanunu'na eklenmesi öngörülen “etki ajanlığı” düzenlemesinin belirsizlik içerdiği, ifade özgürlüğünü tehdit ettiği vurgulandı.
Türkiye Barolar Birliği, Noterlik Yasa Teklifi kapsamında gündeme gelen ve kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak bilinen düzenlemeye yönelik endişelerini açıkladı. TCK’nın 309/A maddesine eklenmesi planlanan “Devletin Güvenliği veya Siyasal Yararları Aleyhine Suç İşleme” başlıklı yeni suç tanımının, hukuk devleti ilkesine uygun olmadığını savunan TBB, bu düzenlemenin insan hakları ve ifade özgürlüğü açısından ciddi tehditler barındırdığını ifade etti.
“Hukuki belirsizlik keyfi uygulamalara yol açar”
TBB açıklamasında, teklifin 16. maddesinde yer alan “yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları” gibi ifadelerin, ceza hukuku sisteminde yer almayan, keyfi uygulamalara açık ifadeler olduğunu belirtti:
“Söz konusu ifadenin hukuki olarak öngörülebilir olmadığı açıktır. Demokratik bir hukuk devletinde, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile ifade özgürlüğü hakkını yakından ilgilendiren ceza hukuku alanında belirsiz, muğlak, müphem, ne şekilde yorumlanacağı öngörülebilir olmayan ifadelere yer verilmesini kabul etmek mümkün değildir.”
“Belirsiz ifadeler demokratik hukuk devletiyle bağdaşmaz”
Barolar Birliği, demokratik bir hukuk devletinde kişi özgürlüğü, güvenlik hakkı ve ifade özgürlüğünün hukuki bir çerçevede korunması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, hukuki öngörülebilirliği olmayan ve yoruma açık ifadelerin, yargı sürecinde keyfi kararlarla insan hakları ihlallerine neden olabileceği ifade edildi.
TBB, yasa teklifi TBMM Genel Kurulu'nda görüşülürken hukuki ilkelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, teklifin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.