Haber Ekspres gazetesinden Turgay Kılıç'ın haberine göre, İzmir'in Bayındır ilçesinde doğan Ayşegül Devecier Yazıcıoğlu, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde 'Esma'nın Büyüsü' sergisiyle İzmirlilere kapılarını açtı. İstanbul'daki atölyesini kapatıp İzmir'e gelen Devecier, eğitim hayatı boyunca minyatür ve tezhip sanatıyla ilgilendi. Öte yandan Yazıcıoğlu, akademisyenlerden Prof. Dr. Çiçek Derman'dan dersler alırken Doç. Dr. Gülnur Duran'ın danışmanlığından da tez ve yüksek lisansını tamamlaması ona büyük bir yön kazandırdı. Gazetemize konuşan Yazıcıoğlu, 'Esma'nın Büyüsü' sergisiyle görenlere farklı bir pencere açmayı hedefliyor. Yazıcıoğlu, ayrıca yazının dışında serbest çalışmalara dikkatini vererek "Burada sadece Allah'ın 99 isminin anlamıyla yazılan bir serginin dışında serbest çalışmaları da yaparak iç içe bir sergi olmasını istedik. Ama günümüze kadar gelmeyi başaran Esma'nın Büyüsü'nde sergilediğimiz tezhip sanatı, sadece yazının süsü değil, başlı başına bir sanattır" dedi.
Girdiğim dünyadan çıkamadım
Devecier, resim ve çizim kurslarında kendini öğretmen, sanatçı olarak tanıtan kişileri de eleştiri yağmuruna tutarak "Üç yıl kursa gidip öğretmenim diyerek kurs vermeye başlıyorlar. Oysaki bu sanatı aşağı çeken nedenlerden biridir" diyerek bazı eleştirilerini aktardı. Tezhip sanatına kendisini iten nedenler arasında çocukluk yıllarında resim çizmeyi çok sevdiğine değinen Devecier, "Ben, çocukluğumda resim çizmeyi çok severdim. Boyaların dünyasında kaybolup renklerle oynamak bana çok keyif vermişti. Bu da benim güzel sanatları tercih etmemi sağladı. Tezhip sanatında biz, stilize edilmiş çiçekleri kullanırız. Bunların arasında ise ayrıntılara aktarır ve kendi bahçemizi yaparız. Benim çok hoşuma gitmişti. Ben ise eğitimimde bu yönü seçip tarihini araştırmıştım. Her şeyi öğrendikten sonra daldığım tezhip sanatı dünyasından çıkamadım" ifadelerini ekledi.
Atölyesinde dersler veriyor
Tarihi Kemeraltı Çarşısındaki atölyesinde öğrencilere ders veren Ayşegül Devecier, "Tezhip, daha ziyade kitap sanatlarında, Kuran'ı Kerim'i süslemede kullanılmıştır. Tarihi çok eskidir. 9. yüzyıl Uygur Türkleri'ne dayanan bir santtır. Bu sayede tezhibin İslamiyet ile bağı vardır. Her şeyi de süsleyebİliyoruz. Bu bir süsleme sanatıdır. Tezhip, hattın gelinliği olarak da ifade edilir. Kemeraltın'da da sanat galerim ve atölyem var. Öğrencilere 6 yıldır ders veriyorum. İstanbul'dan tekrar İzmir'e, şehrime döndüm. İzmir'de tezhip sanatının yapıldığı müzayedenin olmaması da bu işleri biraz zorlaştırıyor. İzmir'de de antikacı çok ama müzayede konusunda bir şirket yok. Sosyal medya üzerinden duruluyor bu konuda" şeklinde konuştu.
Öğrenciler sosyal medyadan ulaşıyor
Ayşegül Devecier, "Benim uluslararası alanda düzenlenen bir yarışmada dünya ikinciliğim var. Aynı zamanda kültürel miras taşıyıcısıyım. Bunlar beni, diğer tezhip sanatçılarından farklı olarak ön plana çıkarmasıyla sosyal medya aracılığıyla daha da ulaşılabilir oldum. Öğrenciler de bana sosyal medyadan ulaşıyor. 16. yüzyıldan kalma bir esere dokunma fırsatı bulmak beni çok etkiledi. Ve bu eser ise, en güzel halini almış. Bizler ise üzerine daha önce çok da bir şey koyamıyoruz. Gelenekten gelerek belki farklı yerlere uygulayabiliyoruz. Deniz kabuğu, ahşapların üzerine veya fil dişinden kutulara işliyoruz. Bu sanatı tek başına görmemek gerek. Bu hattın bir süslemesi değil, tezhip baş başına bir sanattır" ifadelerine yer verdi.
'Ruhu olan bir sanat yapıyoruz'
Teknolojinin gelişmesini bir avantaj olarak gördüğünü söyleyen ve ruhu olan bir sanat eseri yaptıklarını aktaran Yazıcıoğlu, "Bu teknolojik gelişim bizlere bir avantaj da sağlıyor. Her şey mekanikleştikçe ve yapaylaştıkça, insanlar manevi olarak dokunacak şeyler arıyor. Yani el sanatları, kâğıt yapımı, çerçeve ve diğer tüm şeyleri en başından en sonunda kadar bizler yapıyoruz. Bizim yaptığımızı günümüz teknolojisi bir yere kadar yapabilir. Çünkü her şeyden önce ruhu olan bir sanat yapıyoruz. Üç dünyamızı ve renklerimizi tamamen o kağıda aktarıyoruz. Keşke hepmiz bu öğretileri uygulayabilsek dünya bambaşka bir yer olurdu. Bu felsefi ve derin bir anlamı var" sözlerini ekledi.