TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde görev yapan mimar, mühendis ve şehir plancılarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kurul, bazı personelin "kapsam dışı" statüsüne alındığını, görevlerinden uzaklaştırıldığını ve ücretsiz izne gönderildiğini belirterek, süreçlerin şeffaf ve adil bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Şeffaf ve adil süreç talebi
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde çalışan mimar, mühendis ve şehir plancıları ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, bazı çalışanların "kapsam dışı" statüsüne alındığı ve bu kişilerin görevlerinden uzaklaştırıldığı ifade edildi. Ayrıca, bazı çalışanların iştiraklere iade edildiği veya ücretsiz izne yönlendirildiği de belirtilerek, söz konusu süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Bilgi eksikliği ve adalet çağrısı
Kurul, "kapsam dışı" statü ve ücretsiz izin uygulamalarıyla ilgili bilgi eksikliğine dikkat çekerek, bu uygulamanın kriterlerinin ve işleyişinin netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, tüm personelin ücret ve özlük haklarının eşit ve güvence altında olması gerektiği de açıklamada yer aldı. TMMOB, işe alım ve işten çıkarma süreçlerinde liyakatin esas alınması ve uygulamaların kamuoyuna açık şekilde yürütülmesinin önemine değindi.
Hakların güvence altına alınması için iletişim
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, süreçlerin netleştirilmesi ve meslektaşların haklarının güvence altına alınması için İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle iletişimde olacaklarını duyurdu. Bu süreçte, şeffaflık ve eşitlik ilkelerinin ön planda tutulması gerektiği vurgulandı.
Kurulun açıklamasındaki talepler şöyle:
- Ücretsiz izin dayatmalarının, keyfi görevlendirmelerin ve hukuksuz uygulamaların derhal sona erdirilmesini,
- İşten uzaklaştırılan ve ücretsiz izne çıkması için zorlanan tüm meslektaşlarımıza dair süreçlerin şeffaf bir şekilde tariflenmesini, adil değerlendirme süreçlerinin tamamlanmalarını ve hak mahrumiyetine uğradığı tespit edilen meslektaşlarımızın ivedilikle görevlerine iade edilmesini,
- “Eşit işe eşit ücret” ilkesinin hayata geçirilerek ücret ve özlük haklarındaki adaletsizliklerin giderilmesini; meslekleri gereği kamusal sorumluluk üstlenen meslektaşlarımızın ivedilikle sözleşmeler ile güvence altına alınmış haklara kavuşması için irade konulmasını,
- İşe alım ve işten çıkarma süreçlerinde liyakatin esas alınmasını ve tüm uygulamaların kamuoyuna açık, şeffaf bir biçimde yürütülmesini talep ediyoruz.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde görev yapan mimar, mühendis ve şehir plancısı meslektaşlarımız uzun süredir “kapsam dışı personel” statüsü altında, güvencesiz ve eşit olmayan çalışma koşullarına mahkûm edilmiştir. Bugün ise, “filtrasyon” adı verilen ancak kriterleri ve işleyişi belirsiz bir süreçle meslektaşlarımız geçerli gerekçe bildirilmeksizin görevlerinden uzaklaştırılmakta, iştiraklere iade edilmekte ve ücretsiz izne zorlanmaktadır.
Belediye yönetimi tarafından idari amirlerin notlarına dayalı olarak yürütüldüğü belirtilen bu uygulamanın adil ve hakkaniyetli işlediğine dair hiçbir güvence yoktur. Tam tersine, meslektaşlarımız her gün kendi isimlerinin de listelere eklenebileceği kaygısı ile tedirginlik içinde çalışmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel mağduriyet yaratmamakta, aynı zamanda iş barışını bozmakta, çalışma ortamında güvensizlik ve kaygı iklimi oluşturmaktadır.
Belediye yönetimi tarafından istihdam süreçlerinin şeffaf yürütülmediğine dair tespit ve bu bağlamda atılan adımlar, idare tarafından eleştirilen süreçler ile aynılaşan bir boyut kazanmıştır. Bu sürecin adil yürütülebilmesinin tek yolu tam şeffaflık sağlanması ve sürecin net olarak tariflenmesidir. Sadece iştiraklerine iade edilerek işten çıkartılan, ücretsiz izne zorlanan meslektaşlarımız değil ‘kapsam dışı’ statüsünde kamu hizmetini sürdüren tüm meslektaşlarımız bu süreçte yaşanan belirsizlikler sebebi ile baskı altındadır.
Hatırlatmak isteriz ki, mimarlık, mühendislik ve şehir plancılığı yalnızca teknik bilgi değil, toplumsal sorumluluk ve kamu yararı gözetilerek icra edilen mesleklerdir. Kentlerin güvenliği, sağlıklı altyapılar, yaşanabilir çevreler ve halkın yaşam hakkı, meslektaşlarımızın bilgi ve emeği ile doğrudan bağlantılıdır. Baskıya rağmen kamusal sorumluluğunu bilim ve tekniğin ışığında icra eden mimar, mühendis ve şehir plancıları toplumun sağlıklı kentlerde güvenli bir şekilde yaşaması için çalışmakta ve toplumu korumaktadır.
Dolayısıyla, meslektaşlarımızın güvencesizliğe ve keyfi uygulamalara maruz bırakılması yalnızca bireysel bir hak kaybı değil, aynı zamanda kamusal hizmetin niteliğini de zedelemektedir.Belediyelerin asli görevi, halkın yaşam hakkını güvence altına alacak hizmetleri kamusal bir anlayışla sunmaktır. Bu görev, güvencesizliğe itilmiş teknik personelle değil, kalıcı, güvenceli ve mesleki niteliğine uygun kadrolar üzerinden yerine getirilmelidir.
Tüm kamu istihdamında olması gerektiği gibi yerel yönetimlerde de teknik personel için kalıcı, güvenceli ve mesleki niteliğine uygun kadro sağlanmalıdır. İşçi statüsünde gösterilerek istihdam edilme koşullarından vazgeçilmeli, çalışanlar norm kadroya geçirilmelidir. Hizmetlerin etkin ve verimli biçimde yerine getirilebilmesi için kamuda taşeronlaşmaya son verilmesi gerekmektedir.
Meslektaşlarımızın meslek onurunu zedeleyen, iş güvencesini ortadan kaldıran ve kamusal yararı gölgeleyen bu anlayışı kabul etmiyoruz.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini, şeffaflık ve adalet temelinde hareket etmeye çağırıyoruz.
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu olarak, meslektaşlarımızın yanında olmaya; emekten yana, kamucu ve adil bir düzen için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.