SANY ve FMT Türkiye yapılanmasının resmi lansmanı, Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da kamu temsilcileri, sektör profesyonelleri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Lansmanda; Türkiye’de yalnızca elektrikli araç satışı değil; üretim, montaj, servis, yedek parça, teknik destek ve operasyon yönetimini kapsayan entegre bir yapının kurulduğu açıklandı.
İlk etapta 50 milyon dolarlık yatırım
Proje kapsamında Ankara ASO 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 26 bin metrekare kapalı alana sahip Entegre Üretim ve Operasyon Merkezi kuruldu. Toplamda 50 milyon dolarlık yatırımla başlayan projenin, 5 yıl içerisinde 500 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne ulaşması planlanıyor. Tesis bünyesinde modern montaj hatları, kalite kontrol sistemleri, teknik test altyapısı ve yedek parça operasyonları tek merkezden yürütülecek. Şirket, 2027 yılı sonuna kadar 8 farklı araç modelini piyasaya sunmayı ve 5 yılın sonunda yıllık 30 bin adetlik üretim kapasitesiyle Türkiye’den ihracat yapmayı hedefliyor.
Saha testlerinde yüzde 80 maliyet avantajı
FMT tarafından Türkiye’deki gerçek operasyon şartlarında yürütülen saha testleri, elektrikli kamyonların dizel araçlara kıyasla enerji maliyetlerinde yüzde 80’in üzerinde tasarruf sağladığını ortaya koydu. Dizel araçla 12 bin lira harcanan bir mesafenin, elektrikli modelle yaklaşık 2 bin liraya kat edilebildiği belirtildi.
Ağır tonajlı araçlarda kullanılan rejeneratif frenleme teknolojisi sayesinde yavaşlama ve yokuş aşağı sürüşlerde oluşan enerji bataryaya geri aktarılıyor. Saha testlerinde, yokuş aşağı inişlerde 8 ila 16 kWh arasında enerji geri kazanımı elde edildiği kaydedildi.
"En ağır şartlarda dahi 500 km menzil sunuyor"
Toplantıda konuşan şirketin Genel Müdürü Fatih Bilgen, Türkiye’de montajı yapılan ilk model olan SANY E636 hakkında bilgi verdi. Aracın 636 kWh batarya kapasitesine sahip olduğunu belirten Bilgen, şu ifadeleri kullandı:
"Aracımız kullanım şartlarına bağlı olarak 450 ila 600 kilometre arasında menzil sunuyor. Türkiye genelinde 60’tan fazla bölge ve şirkette gerçekleştirdiğimiz 6-7 aylık saha testlerinde, tam yük altında dahi rejenerasyon gücü sayesinde 500 kilometre bandının altına düşmediğini gözlemledik. Ağır vasıtalardaki yüksek yük, frenleme esnasındaki şarj gücünü artırarak menzile ciddi katkı sağlıyor. Ayrıca 600 kW’lık şarj üniteleriyle araç 1 saat içinde tam şarj olabiliyor. Sürücünün takograf uyarınca verdiği 45 dakikalık mola süresi, şarj için fazlasıyla yeterli geliyor."
Bilgen ayrıca araçta Avrupa Birliği güvenlik standartları kapsamında zorunlu tutulan donanımların yanı sıra, sürücü üflemeden çalışmayan alkolmetre sisteminin de yer aldığını ve bu teknolojinin Türkiye’de ilk kez bu araçta uygulandığını vurguladı.
4 günde arıza çözme ve 1 ayda iade garantisi
Müşteri memnuniyeti ve satış sonrası süreçlere ilişkin detayları paylaşan şirketin Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Emre Yıldız ise Türkiye genelinde yaygın bir bayi ve servis ağı kurduklarını bildirdi. Yıldız, "Şu an İzmir, Mersin, Nevşehir ve Ankara’da bayilerimiz hazır. Yıl sonuna kadar 14 bayiye ve 15 servise ulaşacağız. Müşterilerimize 3 yıl araç, 6 yıl batarya garantisi sunuyoruz. Satış sonrası süreçte 4 iş günü içerisinde yüzde yüz arıza çözüm garantisi veriyoruz; çözülemeyen durumlar için ikame araç taahhüdünde bulunuyoruz. Ayrıca 1 ay içerisinde bedelsiz iade hakkı tanıyoruz" dedi.
Şirketin Operasyon Direktörü (COO) İbrahim Batuhan Tokgöz ise aracın binek ve ticari araç şarj istasyonlarının tamamıyla uyumlu çalıştığını, şarj süresinin kullanılan istasyonun gücüne (200 kW ile 400 kW ve üzeri) bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini kaydetti.