Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki risk algısını gösteren 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 217 baz puana gerileyerek 18 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesine indi. Risk primindeki düşüşte iç borçlanma maliyetlerindeki gerileme ve ekonomik adımlar etkili oldu.
CDS 217 BAZ PUANA GERİLEDİ
Uluslararası piyasalarda Türkiye’nin borçlanma maliyeti ve ülke risk algısı açısından temel göstergelerden biri kabul edilen 5 yıllık CDS primi, 18 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesi olan 217 baz puana geriledi.
Ortadoğu’da ABD ile İran arasında devam eden çelişkili süreç ve küresel tahvil piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin iç borçlanma maliyetlerindeki düşüş CDS verilerine de yansıdı.
Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yüzde 37 faiz oranıyla devam etmesi iç piyasalardaki dengelerin korunmasında etkili olurken, dış politikadaki gelişmeler de Türkiye’nin risk algısında öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
MART AYINDAKİ ZİRVEDEN KADEMELİ DÜŞÜŞE
Türkiye’nin risk primi yılın ilk aylarında hareketli bir seyir izledi.
Mart ayı ortalarında İran Savaşı’nın küresel piyasalarda oluşturduğu panik havasıyla yükselen CDS primi, Nisan 2026’da 300 baz puan seviyesini aştı.
Nisan ayının sonlarına doğru yaşanan düşüşle 225 seviyelerine kadar gerileyen risk primi, mayıs ve haziran aylarında 240-250 bandında kısa süreli yükselişler yaşadı.
Temmuz ve ağustos aylarında ise düşüş eğilimi güçlendi. Türkiye’nin CDS primi 220 seviyesinin altına gerileyerek daha yatay bir banda yerleşti.
CDS NEDEN ÖNEMLİ?
Kredi Risk Primi (CDS), bir ülkenin veya kurumun borçlarını ödeyememe riskine ilişkin piyasa algısını gösteren önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.
CDS priminin yükselmesi, borçlunun risk düzeyinin arttığına işaret ederken, düşmesi risk algısındaki iyileşmeyi gösteriyor.
Yatırımcıların borcun geri ödenmeme ihtimaline karşı değerlendirdiği CDS, ülkelerin ekonomik istikrarı, siyasi gelişmeleri ve küresel piyasa koşullarıyla yakından bağlantılı bulunuyor.
Türkiye’nin risk primindeki gerileme de ülkenin uluslararası piyasalardaki risk algısının son dönemde iyileştiğine işaret ediyor.