Mühürü kırıp yarışma ve drift yapıldı.
Bu yangın yalnızca araçları yakmadı; Menderes’teki denetimsizliği, kurumsal ihmali ve “bir şey olmaz” anlayışını da ortaya çıkardı.
Bir yıldır yazıyoruz.
Bir yıldır dilekçe veriyoruz.
Bir yıldır “Bu alanda hangi izinle drift ve yarışlar yapılıyor, hangi ruhsatla yüzlerce insan bir araya getiriliyor, yangın ve can güvenliği önlemleri kim tarafından denetleniyor?” diye soruyoruz.
Bizi dinlemediler.
Bugün ise Menderes’teki Infiniti Park’ta yangın çıktı. Etkinlik için alana gelen araçların alevlerin arasında kaldığını gösteren görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun siyah duman, büyük alevler ve yanan araçlar açıkça görülüyor. Yangının kesin çıkış nedeni henüz yetkili makamlarca açıklanmış değil.
Ancak artık şu gerçeği kimse gizleyemez:
Defalarca uyarılan bir yerde sonunda yangın çıktı.
Üstelik kamuya açık etkinlik ilanlarında, 26 Temmuz 2026 günü saat 16.00’da Infiniti Park’ta “Carmeet Fest” adıyla drift gösterileri, gösteri sürüşleri ve otomobil etkinlikleri düzenleneceği duyurulmuştu. �
Şimdi soruyorum:
Mühürlü bir yerde nasıl bu organizasyon yapıldı?
Bu organizasyon için hangi kurum izin verdi?
Yarış ve drift pisti olarak kullanılan alanın ruhsatı var mıydı?
Organizasyon öncesinde yangın güvenliği denetimi yapıldı mı?
İtfaiye uygunluk raporu var mıydı?
Acil kaçış planı hazırlandı mı?
Yangın söndürme sistemi, yeterli sayıda tüp, su kaynağı ve müdahale ekibi bulunuyor muydu?
Yüzlerce insanın ve çok sayıda aracın davet edildiği bir etkinlikte risk analizi yapıldı mı?
Yapılmadıysa bu organizasyona neden engel olunmadı?
Öncelikle Kafeterya ruhsatı yarış pisti ruhsatı değildir
Kamuoyunun bilmesi gereken çok açık bir gerçek var:
Bir işletmenin kafeterya ruhsatının bulunması, o alanda drift pisti işletilebileceği, otomobil yarışları yapılabileceği veya yüzlerce kişinin katıldığı kitlesel organizasyonlar düzenlenebileceği anlamına gelmez.
Bir masa ve birkaç sandalye için verilen ruhsat, kimseye yarış pisti işletme yetkisi vermez.
“Burası özel mülkiyettir” denilerek de sorumluluktan kaçılmaz.
Özel mülkiyet; yangın güvenliğinin, imar mevzuatının, tarım arazilerinin korunmasının, çevre güvenliğinin ve toplu etkinlik denetiminin dışında kalan dokunulmaz bir bölge değildir.
Kapalı alanda yüzlerce insanı topluyor, araçları yan yana diziyor, drift gösterileri düzenliyor ve ticari organizasyon yapıyorsanız artık mesele yalnızca mülk sahibini ilgilendirmez.
Ortada açıkça kamu güvenliği vardır.
Bir yıldır bütün kurumları uyardık?
Menderes İlçe Jandarma Komutanlığı’nı uyardık.
İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yazdık ve elden bizzat verdim.
Menderes İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurduk.
Menderes Belediyesi’ne dilekçeler verdik.
Alanla ilgili ruhsat, imar, tarım arazisi, su havzası, çevre güvenliği ve organizasyon izinleri yönünden inceleme yapılmasını istedik.
Bugün ortaya çıkan tablo karşısında bu kurumların her biri kamuoyuna açıklama yapmak zorundadır.
“Bizim yetkimizde değildi” diyerek kurumlar arasında evrak dolaştırmanın zamanı geçmiştir.
Vatandaşın görevi hangi kurumun hangi müdürlüğünün yetkili olduğunu belirlemek değildir.
Vatandaş tehlikeyi bildirir.
Devlet ise tehlikeyi ortadan kaldırır.
Vatandaş bir yıldır bildiriyorsa, buna rağmen etkinlikler devam ediyorsa ve sonunda yangın çıkıyorsa burada yalnızca işletmecinin değil, denetim görevini yerine getirip getirmediği tartışmalı olan kamu kurumlarının da açıklama sorumluluğu vardır.
İnsanlar ölseydi yanarak yaralanma olsaydı bunun hesabını kim verecekti?
Bugün araçlar yandı.
Peki insanlar araçların içinde olsaydı ne olacaktı?
Alevler kalabalığın üzerine yayılsaydı?
Yakındaki tarım arazilerine, yapılara veya yerleşim alanlarına sıçrasaydı?
Bir çocuk, bir genç ya da organizasyonda çalışan biri hayatını kaybetseydi hangi kurum çıkıp “Biz gerekli denetimleri yapmıştık” diyebilecekti?
Her felaketten sonra aynı cümleyi duyuyoruz:
“Gerekli inceleme başlatılmıştır.”
Oysa kamu yönetiminin görevi, felaketten sonra dosya açmak değil, felaket yaşanmadan önce önlem almaktır.
Denetim, cenazeden sonra yapılmaz.
Ruhsat, yangından sonra sorulmaz.
Güvenlik tedbiri, araçlar kül olduktan sonra hatırlanmaz.
Bu yangının üzeri kapatılamaz
Şimdi yapılması gerekenler bellidir:
Yangının çıkış nedeni bağımsız ve teknik bir incelemeyle belirlenmelidir.
Yangın sırasında kaç aracın zarar gördüğü, yaralanan olup olmadığı ve toplam hasar kamuoyuna açıklanmalıdır.
Etkinliğin izin belgeleri, belediye ruhsatları, yangın güvenliği raporları, organizasyon bildirimleri ve denetim tutanakları ortaya konulmalıdır.
Son bir yıl içinde ilgili kurumlara yapılan başvurular ile bu başvurular üzerine gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler tek tek incelenmelidir.
Herhangi bir denetim yapılmadıysa neden yapılmadığı açıklanmalıdır.
Eksiklikler bilindiği hâlde faaliyetlere devam edilmesine izin verilmişse, idari ve cezai sorumluluk araştırılmalıdır.
Savcılık, yangın alanındaki kamera kayıtlarını, organizasyon belgelerini, kurumlar arası yazışmaları ve denetim tutanaklarını gecikmeden muhafaza altına almalıdır.
Menderes Belediyesi de kamuoyuna açıkça cevap vermelidir:
Bu alanın gerçek faaliyet konusu nedir?
Drift ve yarış pisti ruhsatı var mıdır?
Bugünkü organizasyon için izin verilmiş midir?
Yangın güvenliği denetlenmiş midir?
Biz görevimizi yaptık; şimdi sıra sizde
Bir yıldır susturulmaya, geçiştirilmeye ve kurumlar arasında dolaştırılmaya çalışılan uyarılar bugün alevler içinde karşımıza çıktı.
Kimse “Haberimiz yoktu” diyemez.
Herkesin haberi vardı.
Dilekçeler vardı.
Başvurular vardı.
Görüntüler vardı.
Etkinlik ilanları günler öncesinden kamuya açıktı.
Buna rağmen gerekli işlem yapılmadıysa bunun adı basit bir bürokratik gecikme değildir.
Bu, kamu güvenliğinin göz göre göre tehlikeye atılmasıdır.
Bugün şans eseri daha büyük bir facia yaşanmamış olabilir. Ancak bu olay, sorumluların kurtulduğu anlamına gelmez.
Araçların yanmasıyla kapanacak bir dosya değildir bu.
Çünkü mesele yalnızca çıkan yangın değil, yangına kadar uzanan ihmal zinciridir.
Şimdi Menderes Jandarması, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Menderes İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Menderes Belediyesi açık ve belgeli cevap vermelidir:
Bir yıldır yapılan uyarılara rağmen neden etkili önlem alınmadı?
Bu organizasyona kim izin verdi?
Kim denetlemedi?
Kim sorumluluğunu yerine getirmedi?
Ve en önemlisi:
Bugün insanlar ölseydi bunun hesabını kim verecekti?
Bu soruların cevabını alıncaya kadar konunun takipçisi olacağız.
Çünkü biz uyardık.
Siz sustunuz.
Sonunda Infiniti Park yandı.