GÜNCEL

Ağıralioğlu: TÜİK'i bağımsız hale getirip 86 milyonun kul hakkını koruyacağız

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TÜİK'in yeniden bağımsız ve güvenilir bir kurum haline getirileceğini söyledi. Ağıralioğlu, iktidar olmaları halinde 2016-2026 arasındaki enflasyon hesaplarının bağımsız denetime açılacağını ve ölçülebilir hak kaybı tespit edilmesi durumunda “Geçmiş Dönem Hak Telafi Fonu” kurulacağını belirtti.

Abone Ol

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yeniden bağımsız ve güvenilir bir kurum haline getirileceğini söyledi. Ağıralioğlu, iktidar olmaları halinde özellikle 2016-2026 arasındaki enflasyon hesaplarının bağımsız denetime açılacağını ve inceleme sonucunda ölçülebilir bir hak kaybı tespit edilmesi durumunda vatandaşların kayıplarının telafi edileceğini belirtti.

Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada TÜİK'e duyulan güvenin azaldığını savundu. TÜİK başkanlarının ortalama görev süresinin 1926-2016 yılları arasında 53 ay, 2016-2026 döneminde ise 20 ay olduğunu belirten Ağıralioğlu, kurumun güvenilirliği konusunda değerlendirmelerde bulundu.

“TÜİK yeniden itibarlı, bağımsız ve güvenilir olacak”

Ağıralioğlu, TÜİK'in açıklayacağı rakamların vatandaşların ekonomik hayatı üzerindeki etkisine dikkat çekerek, kurumun iktidarın beklentilerine göre değil, Türkiye'nin gerçeklerini yansıtan veriler açıklaması gerektiğini savundu.

Ağıralioğlu, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının emekli maaşları, memur zamları, işçi ücretleri ve ailelerin gelirleri açısından doğrudan önem taşıdığını ifade etti.

Enflasyonun yüzde 35 olarak hesaplandığı bir örnek üzerinden konuşan Ağıralioğlu, bağımsız bir incelemede esas alınması gereken oranın yüzde 40 olduğunun ortaya çıkması halinde aradaki farkın yalnızca “istatistik farkı” olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Ağıralioğlu, söz konusu farkın vatandaşların gelirlerinde hak kaybına yol açabileceğini savunarak, bunun içinde “kul hakkı” bulunduğunu ifade etti.

“Hesabınızı göstereceksiniz”

Enflasyon hesaplamalarında kullanılan verilerin ve yöntemin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, ürün sepetine hangi kalemlerin dahil edildiği, bu ürünlere hangi ağırlıkların verildiği, fiyatların nereden alındığı ve hangi yöntemle hesaplama yapıldığının vatandaş tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi.

Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin iktidara gelmesi halinde ilk yıl içinde özellikle 2016-2026 dönemindeki enflasyon hesaplarını bağımsız denetime açacağını açıkladı.

Bu denetimde üniversitelerden akademisyenler, bağımsız istatistikçiler, ekonomistler ve kamu denetçilerinin yer alacağını belirten Ağıralioğlu, ürün sepetinin, ürün ağırlıklarının, fiyat verilerinin, hesaplama yöntemlerinin ve açıklanan enflasyon oranlarının yıl yıl ve kalem kalem inceleneceğini kaydetti.

Ağıralioğlu, inceleme sonucunun kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“Geçmiş Dönem Hak Telafi Fonu kurulacak”

Ağıralioğlu, bağımsız denetim sonucunda geçmiş yıllarda yanlış veya eksik hesaplama nedeniyle emekli, memur veya işçilerin ölçülebilir bir hak kaybına uğradığının tespit edilmesi halinde bu kaybın telafi edileceğini belirtti.

Bu durumda “Geçmiş Dönem Hak Telafi Fonu” kurulacağını açıklayan Ağıralioğlu, kimin ne kadar kaybı olduğunun kişi bazında hesaplanacağını söyledi.

Ağıralioğlu, anapara farkının belirleneceğini ve aradan geçen sürede oluşan kaybın ayrıca hesaplanacağını ifade ederek, vatandaşların hakkının ödeneceğini belirtti.

Denetim raporlarının tamamının yöntem, hesaplama ve tablolarıyla birlikte kamuoyuna açık olacağını kaydetti.

“TÜİK, Türkiye'nin gerçeklerini açıklayacak”

Ağıralioğlu, devletin vatandaşına karşı sorumluluğunun, yapılan bir yanlışın sonuçlarını vatandaşın üzerine bırakmamak olduğunu söyledi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, TÜİK'i yeniden itibarlı, bağımsız ve güvenilir bir kurum haline getireceklerini belirterek, kurumun iktidarın duymak istediği rakamları değil, Türkiye'nin gerçeklerini açıklayacağını savundu.

Ağıralioğlu, TÜİK tarafından açıklanan verilerin yalnızca ekonomiyle ilgili olmadığını, emek, alın teri ve vatandaşların hakları açısından da önem taşıdığını ifade etti.