GÜNCEL

Yaz saati uygulaması 7. kışına giriyor: Milyonlarca insan mağdur durumda

Kış saati uygulamasının kaldırılması, iş ve eğitim hayatını olumsuz etkilerken, biyolojik ritim bozuklukları ve enerji tüketimi artışıyla milyonlarca insanı zorluyor.

Abone Ol

Kış saati uygulamasının kaldırılması Türkiye genelinde özellikle kış aylarında hem iş hem de okul saatlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle geniş bir kesimi olumsuz etkiliyor. Yetişkinlerin de uyum sağmakta zorlandığı “yaz saati” uygulaması nedeniyle öğrenciler okula karanlıkta gidiyor. Yetişkinler de aynı şekilde evde henüz güneş doğmadan çıkmak zorunda kalıyor.

Türkiye’de 2016 yılında kış saati uygulamasının kaldırılması kararı alındı ve o tarihten itibaren sabit yaz saati uygulanmaya başlandı. Hükümet bu kararı, enerji tasarrufu sağlamak ve ülke ekonomisine katkı yapmak amacıyla aldı. Ancak bu değişikliğin sonuçları, uzun vadede beklenildiği gibi olmadı ve özellikle kış aylarında sabah erken saatlerde güneşin doğmaması, milyonlarca insanın günlük yaşamını olumsuz etkiledi.

Türkiye’de ilk kış saati uygulaması 1 Ekim 1919’u 2 Ekim’e bağlayan gece saatlerin bir saat geri alınması ile başladı. Farklı dönemlerde farklı kararlar alınmakla birlikte 2016’ya kadar “yaz saati” nedeni mağduriyetlere gebe olmadı.

Ancak Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre “gün ışığından daha fazla yararlanmak ve elektrik enerjisinin aydınlatmada kullanılan miktarından tasarruf etmek” gerekçesiyle 26 Mart 2016’dan itibaren bütün yurtta saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlayan yaz saati uygulamasının yıl boyu sürdürülmesine karar verildi. Sekiz yıldan bu yana da uygulama devam ediyor.

Gri alanda 60 milyon, sarı alanda 25 milyon insan yaşıyor

Buna göre Türkiye’de Iğdır yerel saati uygulaması kalıcı hâle geldi. Doğu-Batı enlemlerine göre Türkiye haritasında sarı ile gösterilen bölümde hava erken aydınlanırken, gri ile gösterilen kısımda, özellikle de batıya doğru gittikçe geç aydınlanıyor.

Tespite göre sarı alanda 25 milyon 603 bin 355 kişi yaşarken, gri alanda yaşayan insan sayısı 59 milyon 676 bin 198 kişi.

Nüfus dağılımındaki orantısızlık ve doğu ile batı illeri arasındaki eşitsizlik toplumun büyük bir kısmını mağdur ediyor.

Biyolojik saatin bozulması: Sağlık sorunları artıyor

Sabahın erken saatlerinde karanlıkta işe ya da okula gitmek, insanlarda biyolojik ritim bozukluklarına yol açabiliyor. Uzmanlar, bu durumun uyku kalitesini düşürdüğünü, stres seviyelerini artırdığını ve uzun vadede depresyon riskini yükselttiğini belirtiyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için bu değişiklik, sağlık sorunlarına yol açan önemli bir etken hâline geldi.

Enerji tasarrufu gerçekleşmedi

Kış saati uygulamasının kaldırılmasındaki temel gerekçelerden biri enerji tasarrufu sağlamaktı. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, beklenen tasarrufun gerçekleşmediğini ve sabah saatlerindeki karanlık nedeniyle enerji tüketiminin arttığını ortaya koyuyor. Özellikle konutlardaki aydınlatma giderlerinin artması, bu uygulamanın verimliliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Çalışanlar ve öğrenciler zorluk yaşıyor

Özellikle sabah erken saatlerde işe gidenler ve okula başlayan öğrenciler, karanlıkta yola çıkmak zorunda kalıyor. Bu durum hem güvenlik endişelerini artırıyor hem de verimlilikte düşüşlere neden oluyor. Çalışanların sabah saatlerinde adaptasyon sorunları yaşadığı, öğrencilerin ise karanlıkta okula gitmenin fiziksel ve psikolojik zorluklarını yaşadığı belirtiliyor.

Kış saati geri gelecek mi?

Toplumda bu uygulamanın tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine dair ciddi bir talep var. Uzmanlar, kış saati uygulamasına geri dönülmesinin hem sağlık açısından hem de enerji tasarrufu açısından daha mantıklı olacağını savunuyor. Hükümetin ise bu konuda yeni bir karar alıp almayacağı merakla bekleniyor.