GÜNCEL

Zafer Partisi'nden 9 Eylül mesajı: Güçlü İzmir, güçlü Türkiye

Zafer Partisi, 9 Eylül mesajında İzmir'in tarım, ulaşım, deprem, sağlık ve ekonomi sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini açıkladı.

Abone Ol

Zafer Partisi, İzmir'in kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümü olan 9 Eylül'de İzmir'in sorunları ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin kapsamlı bir mesaj yayımladı. Mesajda ulaşım, altyapı, deprem, sağlık, barınma, geçim, tarım, eğitim, sanayi ve İzmir Körfezi'nin yanı sıra TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa'ya ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Zafer Partisi, 9 Eylül'ün yalnızca İzmir'in kurtuluşunu değil, bağımsızlık, üretim, hukuk, bilim ve millî egemenlik iradesini de hatırlattığını belirterek İzmir'in sahip olduğu potansiyelin karşılığını alması gerektiğini savundu.

9 Eylül'ün bağımsızlık vurgusu

Mesajda İzmir'in Türkiye'nin üretim, liman, sanayi, tarım, üniversite ve turizm kapasitesi açısından önemli şehirlerinden biri olduğu belirtildi. Buna karşın vatandaşların temel gündeminde ulaşım, altyapı, deprem, sağlık, barınma ve geçim sıkıntısının bulunmasının üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olduğu ifade edildi.

9 Eylül 1922'nin İzmir'in işgalden kurtulduğu ve Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlandığı gün olduğu vurgulanan açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir'e ilişkin sözlerine de yer verildi.

Mesajda 9 Eylül'ün bağımsızlığın yalnızca toprakların kurtarılması anlamına gelmediğini; siyasi ve ekonomik bağımsızlığın, hukukun üstünlüğünün, üretimin ve gençlere gelecek sunabilmenin de bağımsızlık anlayışının parçası olduğu ifade edildi.

Tarımda kuraklık ve maliyet vurgusu

Zafer Partisi'nin mesajında İzmir'in Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay havzalarıyla önemli tarım merkezlerinden biri olduğu belirtildi.

Ödemiş, Tire, Bayındır, Kiraz, Bergama ve Menemen'deki üretime dikkat çekilen mesajda kuraklığın tarımsal üretimin geleceğini belirleyen yapısal bir tehdide dönüştüğü savunuldu.

Azalan yağışlar, düşen yer altı su seviyeleri ve artan sulama maliyetlerinin yanı sıra mazot, gübre, yem, elektrik ve zirai ilaç maliyetlerinin üreticiler açısından sorun oluşturduğu ifade edildi.

Hayvancılıkta da özellikle Tire, Ödemiş, Kiraz ve Bergama çevresindeki süt üretim havzasına dikkat çekilerek yem, enerji ve diğer üretim maliyetlerinin aile işletmelerini zorladığı belirtildi.

Mesajda İzmir'in tarımdaki geleceğinin yalnızca daha fazla üretmekten değil, kaliteli üretim, işleme, markalaşma ve dünya pazarlarında daha yüksek katma değer elde etmekten geçtiği savunuldu.

Gençler ve eğitim için fırsat eşitliği çağrısı

Eğitim başlığında çocukların geleceğinin hangi ailede doğduklarından çok aldıkları eğitimin niteliğiyle belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Kalabalık sınıflar, fiziki eksiklikler, hijyen sorunları, güvenlik endişeleri ve fırsat eşitsizliğinin ailelerin gündeminde olduğu belirtildi.

İzmir'in üniversiteler şehri olduğuna dikkat çekilen mesajda üniversitelerin yalnızca diploma veren kurumlar olmadığı; bilim, teknoloji, fikir ve girişimcilik ürettiği vurgulandı.

Sanayide yüksek katma değer hedefi

Zafer Partisi, İzmir'in Aliağa, Kemalpaşa, Çiğli, Torbalı, Menemen ve Bergama gibi bölgelerinde güçlü bir sanayi altyapısına sahip olduğunu belirtti.

Limanlar, organize sanayi bölgeleri, serbest bölge ve ihracat kapasitesinin İzmir açısından önemli avantajlar olduğu ifade edildi.

Yüksek enflasyon, enerji maliyetleri, finansmana erişim, iş gücü maliyetleri, kur belirsizliği ve küresel rekabetin sanayicinin karşı karşıya olduğu sorunlar arasında bulunduğu belirtildi.

Mesajda yenilenebilir enerji, savunma sanayii yan sanayisi, yazılım, biyoteknoloji, ileri tarım teknolojileri ve yüksek katma değerli üretim alanlarının İzmir için fırsat oluşturduğu savunuldu.

Sağlık hizmetlerine erişim vurgusu

Sağlık başlığında Bayraklı Şehir Hastanesi'nin açılmasının önemli bir yatırım olduğu belirtilirken, sağlık hizmetlerinde yalnızca hastane binası yapmanın yeterli olmadığı ifade edildi.

Yaşlılar, engelli vatandaşlar, kronik hastalar ve refakatçilerin şehir hastanesine ulaşım ve hastane içerisindeki hizmetlere erişim konusunda zorluklarla karşılaşabildiği savunuldu.

Randevu bulma güçlüğü, tetkiklerin ileri tarihlere verilmesi ve ameliyat bekleme sürelerinin uzaması halinde sağlık sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Altyapı ve İzmir Körfezi

İzmir'in altyapı sorunlarının da ele alındığı mesajda yoğun yağışlarda yaşanan su baskınları, yetersiz drenaj, taşan kanalizasyon hatları, bozulan yollar, uzun süren kazılar ve kötü koku sorunlarına dikkat çekildi.

İzmir Körfezi'nin temizliğinin yalnızca çevre değil, turizm, ekonomi, sağlık ve kentin kimliği açısından da stratejik bir konu olduğu ifade edildi.

Körfez konusunda merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasındaki siyasi tartışmaların ötesine geçilmesi gerektiği belirtilerek sorumlu kurumların görevlerini yerine getirmesi çağrısı yapıldı.

Ulaşımda uzun vadeli planlama çağrısı

Ulaşım ve trafik de mesajın önemli başlıklarından biri oldu.

Sabah ve akşam saatlerinde işe, eve ve okula ulaşımda yaşanan zaman kaybının yalnızca ulaşım sorunu olmadığı, ekonomik verimlilik ve yaşam kalitesiyle de ilgili olduğu belirtildi.

İzmir'in nüfus artışı, yeni yerleşim alanları ve ekonomik gelişiminin dikkate alınarak uzun vadeli ulaşım master planları hazırlanması gerektiği savunuldu.

Deprem güvenliği için kentsel dönüşüm vurgusu

Mesajda 30 Ekim 2020 depreminde hayatını kaybedenler anılırken, deprem konusunda riskli yapı stokuna ilişkin kaygıların devam ettiği belirtildi.

Başta Bayraklı olmak üzere riskli bölgelerde kentsel dönüşümün hızlandırılması, hak sahiplerinin belirsizliklerinin giderilmesi ve bürokratik süreçlerin kısaltılması gerektiği ifade edildi.

Deprem güvenliğinin bütün şehir planlamasının merkezinde olması gerektiği vurgulandı.

Barınma ve geçim sorunu

Zafer Partisi'nin mesajında İzmir'in üniversiteleri nedeniyle gençlerin geldiği, ekonomik kapasitesi nedeniyle de göç alan bir şehir olduğu belirtildi.

Nüfus artışı, konut kayıpları ve ekonomik şartların barınma sorununu büyüttüğü savunuldu.

Kiraların aile bütçeleri üzerindeki yüküne dikkat çekilirken üniversite öğrencilerinin, yeni evlenen çiftlerin ve emeklilerin barınma konusunda yaşadığı sorunlar sıralandı.

Mesajda barınmanın yalnızca konut değil, sosyal adalet, aile, gençlik ve yaşam kalitesi meselesi olduğu ifade edildi.

Çerçeve Yasa'ya ilişkin itiraz

Mesajın Türkiye'nin geleceğine ilişkin bölümünde TBMM Genel Kurulu'nda 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildiği ve 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlandığı belirtilen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Kanunun kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak tartışıldığı belirtilen mesajda, belirli şartların gerçekleşmesi halinde PKK/KCK'nın silahlı ve örgütsel varlığının sona erdiğinin tespiti sonrasında soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerine ilişkin bazı özel sonuçlar öngördüğü ifade edildi.

Zafer Partisi, düzenlemeye terörün sona ermesine karşı olduğu için değil, terörle mücadelede hukukun, devlet ciddiyetinin ve adalet duygusunun zedelenebileceği düşüncesiyle karşı çıktığını belirtti.

Mesajda terör saldırılarında hayatını kaybeden asker, polis, öğretmen, korucu ve sivillerin ailelerine karşı adalet borcu bulunduğu ifade edildi.

Zafer Partisi, terörün sona ermesini istediğini belirtirken silah bırakmanın devletle pazarlık yapılmasının değil, terörün sona ermesinin sonucu olması gerektiğini savundu.

Mesajda devletin terör örgütleriyle değil, kendi hukuku ve kurumlarıyla hareket etmesi gerektiği belirtildi.

Ümit Özdağ'ın değerlendirmesine de yer verildi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın söz konusu yasayı parti açısından bir “turnusol kâğıdı” olarak nitelendirdiği ve Atatürk çizgisinde, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini savunanlarla birlikte hareket etme çağrısı yaptığı belirtildi.

Mesajda devletin güçlü olması, hukukun açık olması ve kuralların herkes için eşit uygulanması gerektiği savunuldu.

Ayrıca şehitlerin ve gazilerin hatırasının korunması, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısı ve millî egemenliğinin tartışma konusu yapılmaması gerektiği ifade edildi.

İzmir'den Türkiye'ye yeni dönem mesajı

Mesajın son bölümünde İzmir'in tarım, sanayi, liman, turizm, üniversite, genç nüfus, insan kaynağı, Körfez ve tarih açısından sahip olduğu potansiyele dikkat çekildi.

İzmir'in sorunlarının potansiyel eksikliğinden değil, doğru planlama, güçlü yönetim, ortak akıl ve uzun vadeli vizyon eksikliğinden kaynaklandığı savunuldu.

Zafer Partisi, İzmir'in Körfezi'nin temizlenmesi, tarımın güçlendirilmesi, üreticinin korunması, sanayinin yüksek teknolojiye taşınması, gençlere gelecek sunulması, depreme dayanıklı kentler kurulması, ulaşımın planlanması ve sağlık hizmetlerinin erişilebilir hale getirilmesi hedeflerini sıraladı.

Mesajda ayrıca adalet duygusunun onarılması, eğitimde fırsat eşitliğinin yeniden kurulması, TBMM'nin millet iradesinin merkezindeki konumunun güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi yönündeki hedefler ifade edildi.

Zafer Partisi, siyaset anlayışının ayrıştıran değil birleştiren bir anlayış olduğunu belirterek farklı yaşam tarzlarına ve düşüncelere müdahale edilmemesi gerektiğini savundu.

Mesaj, 9 Eylül'ün yalnızca geçmişte kazanılmış bir kurtuluş zaferi olmadığı, adalet, üretim, bilim, eğitim, hukuk, millî egemenlik ve tam bağımsızlık iradesinin her gün yeniden savunulması gereken bir mücadele olduğu vurgusuyla sona erdi.