Parti Genel Başkanı, toplantının açılışında yaptığı kapsamlı konuşmada hem Kıbrıs hem de iç güvenlik hem de terörle mücadele başlıklarında sert eleştirilerde bulundu.
Konuşmasına KKTC’nin 42’nci kuruluş yıldönümünü kutlayarak başlayan Genel Başkan, Kıbrıs Türk halkının mücadelesine önderlik eden Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ı, ayrıca 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yöneten Ecevit ve Erbakan’ı rahmetle andı.
AK Parti hükümetlerinin Kıbrıs politikasında ciddi hatalar yaptığını savunan Genel Başkan:
• Annan Planı’nın desteklenmesinden,
• Türk devletlerinin Güney Kıbrıs’a büyükelçi atamasına kadar uzanan süreçten,
• Doğu Akdeniz’de ABD, Fransa, İsrail ve İngiltere’nin üs kurarak artırdığı askerî varlıktan
örnekler vererek, “KKTC’nin güvenliği ağır risk altına sokulmuştur” dedi.
Parti, iktidara gelmeleri halinde Mavi Vatan vizyonu, iki devletli çözüm, Zürih Antlaşması’ndan doğan hakların tavizsiz savunulması ve adanın silahlandırılmasına karşı zorlayıcı diplomasi gibi politikaları uygulayacaklarını duyurdu.
Konuşmada Türkiye’de geçtiğimiz hafta yaşanan iki acı olay İstanbul’da Böcek ailesinin gıda zehirlenmesi şüphesiyle hayatını kaybetmesi ve Şanlıurfa’da 15 yaşındaki bir çocuğun işkenceyle ölümü—ülkedeki toplumsal çürümenin göstergesi olarak nitelendirildi.
Genel Başkan, 2025 Küresel Organize Suç Endeksi’ndeki tabloya işaret ederek:
“Türkiye, 193 ülke arasında 10. sıraya düşmüş durumda. AKP Türkiye’sinde güven ve asayiş yoktur.”
dedi.
Irak’ta yapılan seçimlere değinen Genel Başkan, Türkmenlerin parlamentoda yalnızca dört sandalye ile temsil edilmesini, özellikle de Kerkük’te ancak iki vekil çıkarılmasını “tarihi gerileme” olarak yorumladı.
AKP hükümetinin seçim sürecinde Türkmenlere uygulanan baskılara sessiz kaldığını savunarak:
“1957’de bölgede birinci etnik grup olan Türkmenler bugün azınlığa düşmüştür.” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, TBMM’de devam eden “Öcalan Komisyonu” olarak anılan çalışmalarla ilgili sert ifadeler oldu.
Genel Başkan, İçişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve MİT Başkanı’nın komisyona yaptığı sunumların halka kapalı olmasını eleştirerek:
“Devlet sırrı diye halktan saklanan bilgiler PKK’nın siyasi uzantılarına açılıyor. Bu sorumsuzluğun dünyada eşi yoktur.” dedi.
Devlet Bahçeli’nin “İmralı ziyareti” çıkışı, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın “umut hakkı” açıklaması ve Öcalan’ın yeni bir parti kurabileceği iddiaları da Zafer Partisi tarafından “PKK ile birlikte yeni bir devlet kurma niyeti” olarak yorumlandı.
Genel Başkan:
“Türk milletinin temsilcileri bir teröristin ayağına gidemez. Bu, Cumhuriyetimizin itibarını yok etmektir.”
diyerek komisyon üyelerine “gitmeyin” çağrısı yaptı.
“Türkiye çok uluslu federasyona sürükleniyor” iddiası
Açıklamada, ABD’nin bölgedeki askerî varlığı ve Suriye-Irak hattındaki gelişmeler bir “kuşatma” olarak değerlendirilirken:
• Yeni anayasa tartışmaları,
• “Örtülü af” iddiaları,
• Öcalan’ın rolünün genişletilmesi
Türkiye’nin “çok uluslu bir federasyona dönüştürülmesi planının parçaları” olarak nitelendirildi.
“Milli-üniter-devlet çizgisinden asla sapmayacağız”
Konuşmanın sonunda parti:
• Laik,
• Üniter,
• Ulusal devlet yapısının
Zafer Partisi tarafından “kırmızı çizgi” olarak savunulduğunu vurguladı.
Genel Başkan:
“Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizi, ailelerimizi ve devletimizi koruyacağız. Milli mücadele bugün Zafer Partisi’nin çatısı altındadır.” dedi.
Toplantı, 14 Kasım’da düşen C-130 uçağında şehit olan 20 askerin anılmasıyla sona erdi.