Karşıyaka çok zor bir sezonu geride bıraktı. Basketbolda, son saniye basketi demiyorum, son salise basketi ile ligde kaldı. Taraftarının olağanüstü gayreti ve isteği ile bunu başardı. Bizim maçtaki gecikme olmasaydı belki de düşmüştük! Bursa maçının son çeyreğine geldiğimizde, diğer maçlar, tam da bizim istediğimiz gibi sona ermişti. İpler elimize geçmişti! Kazanırsak ligde kalacaktık! Bu ekstra motivasyonla ve salondaki müthiş atmosferin desteği ile maçı kazandık. Zincirleri kırdık ve zoru başardık!
Bu noktada sayın Mesut Sancak ve Folkart ailesine teşekkür etmezsek olmaz. Sonuçta bunlar profesyonel sporcu. Para için oynuyorlar. Sayın Mesut Sancak, desteğiniz için teşekkür ederiz.
Futbolda ise yine kirli ayak oyunlarına kurban edildik. Karanlık güçler, şampiyonları önden belirlemiş. Önce Kütahya, arkasından Ordu, pamuklara sarılıp, kollanırken, güçlü ve karakterli tribünleri olan Karşıyaka ve Eskişehir katledildi. Dikkat ederseniz, üst liglerde, hep seyircisi olmayan takımlar başarılı oluyor! Erok, Eyüp, Başakşehir gibi takımların başarısı, sadece sportif olarak açıklanamaz ne yazık ki... Bu başarıları açıklayabilmek için, saha dışı faaliyetlere de göz atmak gerekiyor!
Güçlü ve milliyetçi tribünlerden korkuyorlar. Bu kadar net...
Bu sene, bu iki güçlü camiayı, birbirine düşürmek için, bazıları çok uğraştılar ama olmadı. Hem Karşıyaka, hem de Eskişehir taraftarı, sağ duyu ile hareket etti ve bu tuzağa düşmedi.
Bu sezon iyi bir takımımız vardı. İyi bir hocamız vardı ve iyi top oynadık. Bütün taraftarın temennisi, hocanın ve oyuncuların kalması. Basketbolda da herkes hocadan memnun. Kalmasını istiyor. Kadro seçimleri de, hocalara bırakılmalı. Kandemir Hoca da, Basatemür hoca da, kadro mühendisliğinde, oldukça başarılı. Bunu daha önce kurdukları kadrolarla gösterdiler.
Tamam. Fotoğrafı çektik! Durum tam da bu! Reçete belli yani! Şimdi bize, bu reçeteyi yazacak bir doktor lazım! Hem de acele!
Bence, Basatemür hoca biraz acele etti. Eğer camiayı harekete geçirmek, acele ettirmek için yaptıysa, akıllıca bir hamle olmuş. Ama gerçekten bırakıp gitme niyetindeyse, olmamış. Yeni yönetimi beklemeliydi. Kandemir hoca ise, beklemede. Yeni yönetimi her ikisi de beklemeli.
Gelelim bize reçeteyi yazacak doktora...
Bildiğiniz gibi, Karşıyaka'ya başkan olmak demek, ateşten gömlek giymek demek! Hiç kolay değil. Bunu herkes biliyor! Bırakın düşmanları, camia içindeki hasetler bile yeterli. Ki, ne kadar çok nefret edenimiz var, herkes biliyor!
Önümüzdeki sezon, çok daha zor olacak. Birikmiş borçlar, transfer yasakları kapıda. Yeni yönetimi bir çok kötü sürpriz bekliyor!
Taraftarın gönlünden geçen belli: Turgay Büyükkarcı, Aygün Cicibaş işbirliği ve sponsor olarak da Folkart... Böyle güçlü bir işbirliğine, çok ihtiyacımız var. Ve bunun bir an evvel oluşması lazım. Çünkü Haziran ortası geldi mi, geçmiş olsun! Ne transfer edecek oyuncu bulursun, ne de verimli bir kamp yaparsın...
Benim kulağıma gelen, hiçbir başkan adayı yok. Gönlümden geçeni söylüyorum. İnşallah sağlam bir yönetim ortaya çıkar.
Başkan olup, şampiyon olmak isteyen varsa, kendilerine tavsiyem, acele etmeleri. Hemen harekete geçmeleri. Umarım bizim ağır abiler, artık sahneye çıkarlar!
Dünya kupası için geri sayım başladı. Artık milli takımı konuşmamız lazım. Hafta içi yazımda, mutlaka bizim çocukları konuşacağız. Ayrıca Cuma günü Ege Tv'de yayınlanacak olan, Sahada Hukuk programında, hem milli takımı, hem de Karşıyaka'yı analiz edeceğiz. Umarım severek izlersiniz.
Sevgi ve Saygılarımla