Zor Olanı Seçtiğinde Hayat Hafifler

Abone Ol

Canım Kadın,

İnsan doğası gereği kolay olanı seçmeye meyillidir. Daha az yorulmak, daha az risk almak, daha az zorlanmak ister. Bu çok insani bir eğilimdir. Ama hayatın ilginç bir paradoksu vardır: Sürekli kolay olanı seçtiğinde hayat aslında daha da zorlaşır. Zor olanı göze aldığında ise zamanla birçok şey hafiflemeye başlar.

Çünkü insanın büyümesi çoğu zaman konfor alanının hemen dışında başlar.

Konfor alanı güvenlidir ama aynı zamanda sınırlayıcıdır. Orada çok az sürpriz vardır, çok az değişim vardır. İnsan aynı düşüncelerle, aynı alışkanlıklarla, aynı tepkilerle yaşamaya devam eder. Başta bu durum rahat gibi görünür ama zamanla insanın içinde görünmez bir ağırlık oluşur. Çünkü içimizdeki potansiyel harekete geçmek ister.

Canım Kadın,

Zor şeyler yapmak sadece büyük başarılar elde etmek anlamına gelmez. Bazen zor olan şey çok daha basittir.

Gerçek bir duygunu ifade etmek.
Bir sınır koymak.
Sana iyi gelmeyen bir durumu değiştirmek.
Kendin için bir adım atmak.

Bunlar dışarıdan küçük görünür ama insanın iç dünyasında büyük cesaret gerektirir.

Çünkü zor olan şeyler bizi büyütür.

İnsan zor bir adım attığında sadece bir sorunu çözmez. Aynı zamanda kendine dair yeni bir güç keşfeder. “Demek ki yapabiliyormuşum” duygusu içerde bir yere yerleşir. İşte o duygu zamanla hayatı kolaylaştırır.

Canım Kadın,

Birçok insan hayatının zor olduğunu söyler. Ama çoğu zaman o zorluğun sebebi hayatın kendisi değil, ertelenmiş kararlar ve kaçınılmış adımlardır.

Konuşulmamış meseleler büyür.
Ertelenmiş kararlar zihni yorar.
Kaçınılan sorumluluklar zamanla daha ağır hale gelir.

Zor olanı bugün yapmak bazen insanı korkutur ama yapılmadığında o zorluk büyüyerek geri döner.

Bu yüzden hayatın bir kuralı vardır: Zor olanı erken yapan, ileride daha rahat eder.

Canım Kadın,

Zorluklar aynı zamanda insanın dayanıklılığını da artırır. Bir kas nasıl çalıştıkça güçleniyorsa insanın karakteri de zorluklarla güçlenir. İlk başta imkânsız gibi görünen şeyler, zamanla sıradan hale gelir.

Bir zamanlar çok korktuğun bir konuşmayı artık rahatça yapabilirsin.
Bir zamanlar seni çok yoran bir sorumluluk artık doğal gelebilir.
Bir zamanlar seni durduran bir korku artık seni yönetemez.

Çünkü sen büyümüşsündür.

Zor şeyler insanı kırmaz; doğru şekilde karşılandığında insanı genişletir.

Canım Kadın,

Hayatta en büyük rahatlık çoğu zaman dış koşullardan değil, iç güvenden gelir. İnsan kendine güvenmeye başladığında hayatın yükü hafifler. Çünkü artık zor olan şeylerden kaçmak yerine onları karşılayabileceğini bilir.

Ve bu farkındalık insanın omuzlarından büyük bir yük kaldırır.

Artık hayatın karşısında daha dik durur.

Şimdi sana küçük ama güçlü bir egzersiz bırakmak istiyorum.

Egzersiz: Küçük Zorluk Seçimi

Bugün kendine şu soruyu sor:

“Bugün kaçtığım ama aslında yapmam gereken küçük bir zor şey ne?”

Belki bir telefon konuşması.
Belki bir karar.
Belki bir sınır koymak.
Belki uzun zamandır ertelediğin bir adım.

Sonra kendine şu sözü ver:

“Bugün bunu yapacağım.”

Çok büyük bir değişim olmak zorunda değil. Önemli olan zihnine şu mesajı vermek: Ben zor olandan kaçmıyorum.

Her gün küçük bir zor şey yaptığında hayatın yavaş yavaş değişmeye başlar.

Canım Kadın,

Kolay bir hayat isteyen insanlar genellikle zor kararları erteler. Ama zor kararları zamanında alan insanlar hayatlarını zamanla kolaylaştırır.

Çünkü zorluk çoğu zaman kapıyı çalmadan gitmez. Ama sen kapıyı açıp onunla yüzleştiğinde gücü azalır.

Unutma…

Zor olanı seçtiğinde hayat sana ceza vermez.

Tam tersine seni güçlendirir.

Ve bir gün dönüp geriye baktığında şunu fark edersin:

Seni yoran şey hayatın zorlukları değilmiş.
Onlardan kaçmakmış.

Ama sen yüzleştiğinde yol da hafifler, adımlar da güçlenir.

Ve hayat gerçekten daha kolay akmaya başlar, Canım Kadın.