Zorladığın Şey Neden Seni Yorar?

Abone Ol

Canım Kadın,
Bazen hayatın en çok yoran kısmı yaşadıkların değil… zorladıkların olur. Bir şeyi oldurmaya çalıştıkça, içinden “olmayacak” diyen o sessiz sesi bastırdıkça daha çok yorulursun. Çünkü insan, kalbiyle savaşırken tükenir.

Bir ilişkiyi düşün… İçinde bir şeylerin eksik olduğunu hissedersin ama yine de devam ettirirsin. Mesaj atarsın, beklersin, açıklarsın, anlatırsın… Ama bir türlü karşılığını bulamazsın. Sonra kendine dersin ki: “Biraz daha sabredersem düzelecek.” Oysa bazen sabır değil, bırakman gereken bir yerdesindir.

Bir işi düşün… İçinde heyecan yoktur ama “bırakırsam ne yaparım?” korkusuyla tutunursun. Bir ortamı düşün… seni küçülten, seni sıkıştıran ama “alıştım” dediğin bir alan. İşte insan çoğu zaman zorladığını sevdiğini sanır. Oysa sevgi zorlamaz, akışa bırakır.

Hayatın doğasında bir akış vardır, Canım Kadın. Bir şey senin içinse, seni bu kadar yormaz. Bu kadar kendinden uzaklaştırmaz. Bu kadar “neden olmuyor?” diye düşündürmez. Çünkü doğru olan şey, içinde bir genişleme hissi yaratır. Zorlanan şey ise seni daraltır.

Ama biz ne yaparız biliyor musun?
Gitmesi gerekeni tutarız.
Bitmiş olana anlam yükleriz.
Sessizliği bile konuşmaya zorlarız.

Ve en çok da kendi iç sesimizi sustururuz.

Oysa o iç ses… en başından beri doğruyu söylüyordur.

“Zorlama” diyen bir yer vardır içinde.
“Bırak” diyen bir tarafın vardır.
Ama sen korkudan, alışkanlıktan, yalnız kalma ihtimalinden dolayı o sesi duymamayı seçersin.

Ve işte tam orada yorgunluk başlar.

Çünkü insan, kendine rağmen yaşadığında tükenir.

Şunu unutma Canım Kadın:

Zorladığın her şey senden bir parça götürür.
Akışta olan her şey sana bir parça geri verir.

Bu yüzden hayat bazen senden çaba değil, farkındalık ister. Daha çok uğraşmanı değil, daha çok görmeni ister. Çünkü bazı şeyler çabayla değil, kabulle çözülür.

Şimdi sana küçük ama çok derin bir egzersiz bırakıyorum.

Gözlerini kapat ve hayatında seni en çok yoran şeyi düşün. Bir insan olabilir, bir durum olabilir, bir karar olabilir. Onu zihnine getir.

Sonra kendine şu soruyu sor:
“Ben burada neyi zorlamaya çalışıyorum?”

Cevap geldiğinde ikinci soruyu sor:
“Eğer zorlamayı bıraksam ne olur?”

Belki korku gelecek. Belki belirsizlik. Ama onun altında bir rahatlama da hissedeceksin. Çünkü bedenin, ruhun zaten neyin doğru olduğunu biliyor.

Şimdi derin bir nefes al…
Ve içinden şunu söyle:
“Zorlamak zorunda değilim.”
Bir şeyi bırakmak, vazgeçmek değildir her zaman. Bazen kendine dönmektir. Bazen kendini seçmektir.

Canım Kadın,
Hayat senin savaşman gereken bir yer değil.
Kendinle uyumlanman gereken bir yer.

Ve sen zorlamayı bıraktığında…
gerçekten sana ait olan şeyler zaten yolunu bulur.