Bana Sanat Eseri Gönder


Begüm TATARİ

Begüm TATARİ

13 Ağustos 2017, 08:22

Oturduğunuz yerden kısa mesaj ile anahtar sözcük ya da sadece bir emoji gönderdiğinizde telefonunuza sizin için seçilmiş bir sanat eserinin fotoğrafı gelse nasıl olurdu?

ABD’deki San Francisco Modern Sanatlar Müzesi (SFMOMA) Haziran ayında, bunu yapan bir projeyi hayata geçirdi.

Müzenin fiziki mekanları, otuz dört binden fazla parçadan oluşan geniş sanat eseri koleksiyonunun sadece %5 kadarını sergilemesine olanak veriyor. Tüm eserlerin sergilenmesi istense, on yedi SFMOMA binası daha inşa etmek gerekiyor. Bu yapılsa bile, her bir eserin önünde yedi saniye geçiren ortalama bir ziyaretçinin tüm eserleri görmesi kesintisiz üç gün alır. Müzenin internet sitesinde ise eserlerin on yedi bin adedi görülebilir durumda.

SFMOMA ekibi, bu zengin koleksiyon ile insanları nasıl buluşturabileceğine kafa yorarken, Send Me SFMOMA (Bana SFMOMA Gönder) ortaya çıkmış. Uygulama, koleksiyona şeffaflık getirmeyi ve kullanıcılar tarafından eserlerin daha iyi keşfedilmesini ve tartışılmasını hedefliyor.

Uygulamayla, “send me” (bana gönder) sözcüklerini takiben bir anahtar kelime ya da bir emojiyi uygulamanın numarasına göndermenizin ardından telefonunuza ilgili bir sanat eserinin fotoğrafı ve künyesi geliyor.

Örneğin, “bana mavi bir şey gönder” mesajınızın ardından Yves Klein’ın Éponge (Sünger) (SE180) adlı eseriyle tanışabilir veya “bana tabanca gönder” yazdığınızda Andy Warhol’un Triple Elvis (Üçlü Elvis) resmini (resimde Elvis Presley’in elinde tabanca vardır) alabilirsiniz.

Diğer yandan uygulama, belli bir sanatçının veya eserin adını yazmanızı istemiyor. Arama motoru gibi çalışmıyor; karşınıza yüzlerce ilgili sonuç çıkarmak yerine, size özel tek bir eser gönderiyor.

Aynı iki talebin aynı sonucu vermemesi hedeflendiğinden, şu anda otomatik olarak çalışan sistemde eşleştirmeler, duygu unsuru gözetilerek ve biraz da öznellikle, insanlar tarafından yapılmış. Bu aşamada, emojilerin tüm anlamları hesaba katılmış. Böylece devreye giren “sürpriz unsuru” kullanıcıların uygulamayı heyecanla ve defalarca kullanmasını tetikliyor.

SFMOMA yaz boyunca yüz bin mesaj almayı beklerken, sayı daha Temmuz ortasında iki milyonu geçmiş. Yüz binlerce insan, gerçeğini bir gün sergilenirse belki görebilecekleri veya arşivlerde kalırsa hiç göremeyecekleri eserleri büyük bir hevesle keşfediyor.

İlgiyi biraz da How I Met Your Mother dizisinin yıldızı Neil Patrick Harris’in projeyle ilgili yaptığı twitter paylaşımı körüklemiş. Paylaşımın ardından uygulamanın sunucuları çökmüş.

Uygulamadaki en popüler talepler, kullanıcıların olumlu ve moral yükseltici eserler görmek istediğini ortaya koyuyor. En çok talep edilenler: sevgi, mutluluk, çiçekler, köpekler, kediler, okyanus, San Francisco, yemek ve müzik.

“İlham” ile birlikte “umut,” “barış” ve “neşe” de en çok yazılan terimlerden. Buna karşılık, “hüzün” de ilk yirmide yer alıyor.

Emojilerde ise robot, kalp ve gökkuşağı başı çekiyor. Yiyecek ve hayvanlar da oldukça fazla gönderiliyor.

Kullanıcılara arkadaşlarıyla mesajlaşır gibi hissettiren bu uygulama, sanat eserlerinin keşfedilmesi ve gündelik hayata girmesi için ulaşılabilir, kişisel, yaratıcı ve eğlenceli bir yöntem sunuyor.
Bir dijital kültür uzmanına göre, eserlere sanat jargonu yerine gündelik dille erişebilir hale gelmek, büyük bir değişim. Bu değişime yol açan ise, bir neslin arama motorlarıyla büyümüş olması.
Böyle bir uygulamanın sanat eserlerine bakışı yüzeyselleştireceği düşünülebilirse de ben aksine, eserlerde daha fazla anlam bulmaya, daha çok eser keşfetmeye ve eserlere daha derin bakmaya teşvik edici olduğunu düşünüyorum.
Proje, müze ziyaretlerine tabii ki alternatif değil. Yine de teknolojinin, mesafe ve mekandan kaynaklanan sınırlamaları ortadan kaldırmak için kullanılmasına iyi bir örnek.
SFMOMA, halihazırda sadece ABD’de kullanılabilen bu ücretsiz uygulamanın sınırlarını genişletmek için çalışmaya başlamış. Darısı ülkemizin ve diğer müzelerin, koleksiyonların başına.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülperin sertdemir - 2 ay önce
Yaşadığınız şehirde
Modern Sanat müzesi olması ne mükemmel bir duygudur . Diye hep düşünmüşüm dür . Şehrin merkezi ne yakın, içinde kafe si ve hediyelik obje satan mağazası, hayal i bile güzel , sıra dışı ülkeler bınu çoktan keşfetmiş tabiiki , bunu biliyoruz , ama sanat ın hayatın
İçine daha çok nasıl girer ? Diye kafa yormak !
Mükemmel ötesi bir yenilik, bir sanat eseri,sadece yaratanı tarafından değil, aynı zamanda onu izleyen tarafından da ele alınan bir üçlü birlik sürecidir. Diye düşünüyorum., Begüm Tatari ye teşekkür ederiz. Bu yeni akım ile bizi tanıştırdığı için.
Avatar
Fatoş Kutay - 3 ay önce
ABD'deki San Francisco Modern Sanat Müzesinin hayata geçirdiği son uygulama gerçekten teknolojinin sunduğu son mükemmel örneklerden biri.. Sürprizli bir seçim olunca, takipçilerin müzedeki resimleri görmek için daha büyük bir heyecanla yeni anahtar kelimeleri kullandıklarından eminim. Begüm Tatari bu makalede yine bizi bir yenilik ile tanıştırıyor.. Böyle olunca, ister istemez insan , teknoloji/ sanal ortam/müze üçlemesinde ülkemizin yerini düşünmeden edemiyor.. Müze ziyaretlerinin çok az olduğu ülkemizde acaba Müze sahipleri böyle bir uygulama başlatmayı, koleksiyonlarını günlük yaşam içine sunmayı düşünürler mi?
Ayrıca, yine merak ettiğim konu; San Francisco Modern Sanat Müzesinde Hazirandan günümüze müzeye gelen ziyaretçi sayısında hangi yönde bir değişiklik olmuştur? İlgi arttı mı, yoksa azaldı mı? Sanırım bir süre sonra istatistik bilgilere de ulaşılır..
Bu uygulamanın, kar/zarar hesabının çok ötesinde, sanatı yaymak, sanat eserlerini cömertçe paylaşmak ve meraklılarına bu hizmeti sunmak gibi çağdaş bir kültür hareketi olduğunu düşünüyorum ve Sevgili Begüm Tatari'nin bu yöndeki dileğine katılıyor, darısı başımıza diyorum ben de...
Avatar
Engin Örün - 3 ay önce
Her işini halletmiş ülkelerin böyle sanatla keyif yapmalarını kıskanıyorum doğrusu. Bize o kadar uzak ki.
Çok güzel bir ıygulama, hiç ilgisi olmayanların bile dikkatini çekecek türden. İstediğin esere ulaşma şansı veriyor.
Teşekkürler Begüm cüm.