Musul'daki rehine yakını isyan etti: Artık tükendik

Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Musul'daki Türk konsolosluğunda kaçırdığı 49 kişi içinde 1 yaşındaki yeğeni, kız kardeşi ve damadı bulunan öğretmen Muammer Taşdelen, devletin rehineleri kurtarmak için hiçbirşey yapmadığını belirterek, tükendiklerini söyledi. Taşdelen, "Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile bir şey yapmıyor. Çocukları bile politika malzemesi yapıyor." dedi

Musul'daki rehine yakını isyan etti: Artık tükendik
01 Ağustos 2014 Cuma 17:05

IŞİD'in Türkiye'nin Musul konsolosluğuna düzenlediği baskının ardından rehin aldığı 49 Türk'ten halen bir haber yok. Beklemekten sabırları tükenen rehinelerin yakınları, Türkiye'nin yakınlarını kurtarmak için bir çaba göstermediğini belirterek, tepkilerini dile getiriyor. Rehin tutulanlar arasında 1 yaşındaki yeğeni Kuzey Deniz Yıldız, konsolosluk personeli kız kardeşi Nermin Taşdelen Yıldız ve damadı güvenlik görevlisi Hakan Yıldız bulunan Muammer Taşdelen, yakınlarına bir an önce kavuşmak istediklerini belirterek, tükendiklerini söyledi.

50 gündür hiçbir haber alamadıklarını aktaran Taşdelen, Dışişleri Bakanlığı ile yaptıkları temaslarda hep "durumu hassasiyetle takip ediyoruz. En kısa zamanda sizleri kavuşturacağız" sözleri ile karşılaştıklarını söyledi. Taşdelen, "En kısa zaman demiş oldukları süre artık orada iki tane bebek var. Düşünün iki bebek için en kısa süre dilimi nedir. İki bebek için kısa süre saat, gün, hafta olsun. Ama 50 gündür hiçbir ses yok. Hiçbir soluk yok. Artık biz tükendik. Söyleyecek bir şey bulamıyorum.

Bu iş geliyorum diye diye geldi. 2 Eylük 2013'te konsolosluğa bir saldırı olmuş. O zaman riskli olduğu zaten söylenmiş. Daha sonra tekrar bir saldırı düzenlenmiş yine söyleniliyor. Ocak başından bu yana defalarca rapor var, dışişleri bakanlığına giden. Ama bir tahliye yapılmıyor. Nasıl bir mantıktır. Neye dayanılarak böyle bir şey düşünülüyor. Bunu anlamış değilim. Konsolosluğu tahliye etmeyerek Türkiye'nin itibarını mı kurtarmış oldu bu devlet." şeklinde konuştu.

"BAYRAMDA BİLE KİMSE BİZİ ARAMADI"

Yakınlarının durumu ile ilgili hiçbir bilgileri olmadığını da belirten Taşdelen, devletin yeterince konu ile ilgilenmediğini söyledi. Taşdelen tepkisini şöyle dile getirdi: "Durumlarını hiç bilmiyoruz. En son 15 gün öncesinde bilgi verdiler. Söyledikleri hep aynı, sağlık durumları iyi, durumlarını takip ediyoruz. En kısa zamanda getireceğiz. Bunun dışında bize söylenen tek bir cümle yok.

Aradan 50 gün geçmiş, konu ile ilgili yapılan hiçbirşey yok. Hiçbir açıklama yok. Dünyanın neresinde böyle bir olay gerçekleşirse gerçekleşsin, olayda ihmali ve sorumluluğu bulunanlar hakkında soruşturma açılır, dava açılır, takip edilir. Bunda hiçbirşey yok. Bu kadar sorumsuzluk olmaz. Üç günlük bayramda bir dışişleri yetkilisi yakınlarını arar geçmiş olsun der. Bu bir insani durumdur. Bunu bile yapmayan bir devlet var karşımızda. Böyle bir mantık olur mu?"

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ NEDENİYLE İLGİLENİLMİYOR"


Devletin bu konu ile ilgilenmediğini belirten Taşdelen, şu anda ilgilenmemelerinin tek sebebi Cumhurbaşkanlığı seçiminin peşine takılmalarını sebep olarak göstererek, "Herkes kendi koltuğunu kendi makamını düşünüyor. Bu kriz cumhurbaşkanlığı seçimini gölgelemesin. 49 tane can var, senin cumhurbaşkanlığı seçimin kimin umurunda. 49 can orada ne yapıyor, ne ediyor, bilinmezken, sen halen cumhurbaşkanlığı seçinin peşinden koşamazsın. Yazıktır buradaki insanlara. Bebekleri bile buradaki politikanın içine attılar."

"DEMEÇ VERMEMEK İÇİN KORKUTULUYORUZ"

Rehine yakınları ile tam olarak bir araya gelerek çalışma yapamadıklarını belirten Taşdelen, gazetecilere demeç verilmemesi içini korkutulduklarını söyledi. Taşdelen sözlerini şöyle tamamladı; "En son toplantıda görüştük. Onun dışında rehine yakınları ile görüşme şansımız yok. Bir şekilde onlar da korkutuluyor. Bize hep söylenen şu; eğer basına açıklama yaparsanız, yakınlarınızın hayatı tehlikeye girer. Tamam hassas bir süreç, herkes takip ediyor bunu, ama birşey yap kardeşim bir şeyler yap. 50 gündür orada korkuluk gibi durma. 50 günde ben İstanbul'dan Musul'a tünel açarım. Bize birşeyler yapıyoruz diyorlar. Ne yaptın. Somut yaptığını bir şeyi göster bana. 50 gün ne yaptın sen. Şunu söylemiyorlar bize; 'bir şey mi istiyorlar. Yok. Fidye talebi mi var. Yok.' E ne o zaman. Ne diye tutuyorlar o zaman. Yakınlarımızın bir an önce bize geri getirilmesini istiyoruz. Bu konuda hiçbir mazeret kabul etmiyoruz. Artık tükendik. Hiçbir savunması olmaz bu devletin. Bunun sorumlusu kimse artık bunun hesabını vermeli."

Kaynak: Cihan
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.