'Saksafon çalan Saat Kulesi' klişesini aştık

MÜZİKSEV Sorumlusu, afiş yarışmaları sekreteryası ve sergi küratörü Sirel Ekşi 14 yıldır devam eden ve bu sene 15'incisi düzenlenecek olan Avrupa Caz Afişleri Yarışması hakkında bilgi verdi. Ekşi, yarışmanın başladığı ilk yıllardan günümüze kadar olan süreçte grafik tasarımlarının değişim gösterdiğini belirterek, 'Artık Avrupa cazına ve caza daha yatkın afişler geliyor' dedi

'Saksafon çalan Saat Kulesi' klişesini aştık

Simge Özden-İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) Basın Danışmanı, MÜZİKSEV Sorumlusu ve aynı zamanda afiş yarışmalarının sekreteryası ile sergi küratörü Sirel Ekşi, 15 yıl önce 10'uncu caz festivalini hazırlarken festival afişini genç grafik tasarım sanatçıları arasında yapılacak bir yarışma ile seçmeyi planladıklarını belirterek, 'Çalışmayı önce 9 Eylül ve Ege Üniversitesi'ndeki grafik tasarım ve resim öğrencileri arasında yaptık. Daha sonra çok ilgi gördü. Bunu genişletmeyi düşündük ve Türkiye çapında yapmaya karar verdik. Her yıl ortalama 400-500 arası afiş geliyor. Bunun 750'ye çıktığı zamanlar da oldu. Seçici kurulumuz var. O sürecimiz eğlenceli de geçer. Şartnameye uygun olanları seçici kurulun önüne çıkarıyoruz' dedi.

19.Festivalde 1'inciliğe değer afiş bulamadık

Sadece 19'uncu festival için birinciye değer afiş bulamadıkları için o yıl afişi kendilerinin hazırladığını belirten Ekşi, şu anda elimizde ilk 14 yıla ait birinci afiş var. Onlar sergileniyor. Birinci afiş İzmir Avrupa Caz Festivali'nin resmi afişi oluyor. Gerçekten güzel işler geliyor. Onlar için de 400-500 afişin içinde 20-25 tane sergilenmeye değer afişi seçici kurul seçiyor. Uluslararası bir festival. Avrupa cazı ile ilgili Türkiye'deki tek festival. Kendi benzerleri içinde Avrupa'da önemli bir yeri var. Biz bunu kültür ofisleri, konsolosluklar iş birliği ile yapıyoruz' dedi. 

İran ve Yunanistan'dan afişler geldi 

Yalnızca Türkiye'den gelen afişleri değerlendirdiklerini belirten Sirel Ekşi, 'Ancak geçen sene İran'dan ve Yunanistan'dan da afişler geldi. Bizim şartnamemizde ulusal olduğu yazmıyor uluslararası da olabilir ama biz genç Türk grafik sanatçılarının bakış açısını görmek istiyoruz. Aynı zamanda kültür, sanat ve eğitim vakfıyız. Eğitim etkinliklerimizin içinde de yer alıyor. O anlamda yurtdışına çok duyurmak istemiyoruz. Ama duyup da gönderen olursa da bakıyoruz. Çoğu Avrupa cazıyla örtüşen afişler değil. Yurtdışından gönderdikleri için onlar internet üzerinden iletiyorlar. Bu durum şartnamemize de uygun değil, biz basılı olarak görmek istiyoruz. Çünkü ekranda gördüğün renkle basılı olarak gördüğün renk bile fark ediyor. O anlamda bazılarına göre eski usül olabilir ama biz eseri basılı olarak görmek istiyoruz. 22'inci festivalin afişi Erzurum'dan, 23'üncüsü Ankara'dan geldi. İzmir, Mersin genellikle bu illler ağırlıklı oluyor ama bize Van'dan bile afiş geliyor. Bu senenin ilk afişi Bursa Osmanbey'den geldi. 15'incisinin şartnamesini yayınladık. 30 Aralık'a kadar afişler gönderilebilir. Ocak ayının ilk haftası içinde de değerlendirmeyi yapıp sonuçları açıklamayı bekliyoruz' dedi.



Akla ilk gelen saksafon çalan Saat Kulesi
 

Daha önceleri Avrupa cazıyla ilintili yaklaşım çok enderdi. Çünkü öncelikle cazı bilmeleri lazım. Daha sonra Avrupa cazı özelinde bir takım bilgileri olması lazım. Caz deyince insanların aklına saksafon geliyor. İzmir deyince de İzmir dışından katılanların ve İzmirlilerin aklına Saat Kulesi geliyor. Çok uzun yıllar gelen, saksafon çalan saat kulesinin çeşitli görüntüleri afiş olarak bize gönderildi. Ama bu tabi çok basmakalıp ve ilk olarak akla gelen bir düşünce. O nedenle bunun çoğu eğer grafik olarak da biz özelliği yoksa, biz bunları eliyoruz ama 19'uncu yarışmadan itibaren daha yaratıcı daha caza yatkın eserlerin geldiğini görmeye başladık. Bu çok sevindirici. Bize şunu kanıtladı, biz bunu bir eğitim faaliyeti için başlattık. Bu eğitim faaliyetinde de bir şekilde başarılı olduk. Çünkü baştan itibaren izlerseniz çok ciddi bir gelişme görüyorsunuz. Bu gelişmenin olmasındaki etkenlerde grafik eğitiminin yoğunlaşması, internet nedeniyle insanların pek çok şeye bakabilmeleri diyebiliriz. Çünkü 15 sene önce insanlar ancak ellerinde bir takım grafik kitapları varsa bakabiliyorlardı. Şimdi her şeye ulabiliyorsunuz. Bunun bir zararı aşırı esinlenme oluyor. Biz bunları da maalesef elemek zorunda kalıyoruz. Bakıyorsunuz, bir takım grafik çalışmalarının satıldığı siteler var. Bunları alabiliyorsunuz. Mesela oradan görüntüyü almış onun üzerinde İzmir Avrupa Caz Festivali yazmış. Bu bir tasarım yarışması. Başkasının tasarladığı bir grafik üzerine bir şeyler yazıp, gönderip benim afişim diye yazarsanız yarışmadan diskalifiye ediliyorsunuz. Son yıllarda sıkıntımız o. Hatta bazı arkadaşlar çok ünlü bir Polonyalı sanatçının afişini almış, çok az bir renk değişikliği ile göndermiş. Bu esinlenme de değil artık. Günümüzde esinlenmenin boyutları herkese göre değişiyor. O konuda biraz katıyız. Bu bir tasarım yarışması ise kişinin kendisinin tasarlamasını istiyoruz' dedi.

Geleceğin sanatçılarını değerlendirdik

En ilginç afiş başvurusunun geçen sene geldiğini belirten Sirel Ekşi, 'Bir kişi en fazla 3 afişle katılabilir. Geçen sene gelen afiş paketinin içinden 8 tane çıktı. Açıyoruz içini çocukça çizimler karşımıza çıkıyor. Kimin olduğuna bakamıyoruz ama arkadaşım nereden geldiğine baktı. Ankara Ümitköy Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi 4 öğrencisinin afişi. Bunlar 12, 14 yaş arasındaki öğrencilere ait. Bilim ve sanat merkezleri Milli Eğitim'e bağlı. Bu tür yetenekli çocuklara bilimi sanat konusunda eğitim veriliyor. Bizim çok ilgimizi çekti ve çok mutlu olduk. Şartnamemizde üst yaş sınırı var, 35 yaşını geçmemiş olacaksın ama alt yaş sınırı yok. O nedenle değerlendirmeye aldılar. Seçici kurulumuz, 'Bunlar geleceğin grafik tasarım sanatçıları olabilirler. Biz bunlara özel sergi bir sergileme yapalım. Adnan Saygın Sanat Merkezi'nde festival boyunca onlar için özel bir yer yaptık. Değerlendirme dışında sayılabilir ama sonuçta sergilemeye değer görüldü. Ankara'dan geldiler. Ödül törenine katıldılar. Belgelerini aldılar, çok değişik bir gündü. Belki bu sene de katılabilirler. Belki bu başka çocukların katılması için bir alt yapı olabilir. 
'İzmir Avrupa Caz Festivallerinin içinde benim çok beğendiklerim var' diyen Ekşi, Elif Songül Dağ isimli birinin Ankara'dan katıldığı afişi çok beğendiğini belirterek, 'Eskiden kitapların girişine özel sanatçılar kitabın önemini ve kitabı kime hediye edecekseniz ona verilen değeri gösteren bir takım değerler çizerlermiş. O tasarımın da böyle bir havası vardı' dedi.

19'uncu festivalin afişlerinde anlayış farkı var

İlk olarak yapılan afiş yarışmasından itibaren bu zamana kadar olan yarışmalar arasında olan farklardan da bahseden Ekşi, değişim ve fark insanların cazı anlayışlarıyla ilgili. Grafik olarak hepsi çok sağlam grafikler. 19. festival afişlerinde belirgin bir anlayış farkı var. Artık Avrupa cazına ve caza daha yatkın afişler geliyor. Daha az Saat Kulesi geliyor mesela. Saksafon var ama saksafonun kullanışı daha farklı. Grafik teknikleri daha farklı. Biz bunu internet ortamında insanların yapabildikleri işleri daha rahat görebilmelerine bağlıyoruz. Yarışmayı kazananları tümü ya çok iyi öğrenciler, ya da yeni mezun olmuşlar çok iyi yerlerde çalışıyorlar' diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.