Ulusal Eğitim Derneği, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Tiyatro Ege, 1828 yılında İzmir'in Kadifekale, Tilkilik, Namazgah ve Damlacık semtlerinde oturan kadınların, daha sonra Rum ve Ermeni emekçi kadınları da eylemlerine katarak, İzmir sokaklarını 3 gün boyunca işgal edip, fiyatı artan gramajı küçültülen ekmek zammını protesto ettikleri, mücadelelerini başarıyla taçlandırdıkları Osmanlı ve İzmir'in ilk kadın eylemini, İzmir Kent Konseyi Homeros Salonu'nda düzenledikleri söyleşiyle unutturmadılar.
Yönlendiriciliğini Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay'ın yaptığı etkinliğin konuşmacıları, 9 Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı ve Türk İş Türk Metal Sendikası İzmir Şubeleri Kadın Kolları Temsilcisi Emine Kanlı idi.
Etkinlik, YouTube'da yayımlanan Özgürce Tarih'in hazırladığı, Saraya Başkaldıran Analar: 1828 İzmir Ekmek İsyanı ve kadınların Rızık Çığlığı (Ekmek İsyanı) başlığıyla yer alan görsel sunumla başladı.
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Banu Ufacık, kadınların yer almadığı hiç bir mücadelenin başarıya ulaşma şansının çok zor olduğunu, Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşmasında da gizli kahramanların kadınlar olduğunu, bu nedenle kadınların örgütlenerek, mücadele içerisinde daha etkin şekilde yer almaları gerektiğini vurguladı. İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak üstlendikleri sorumluluğun bilincinde olduklarını, İzmir'in kadınları olarak, üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışacaklarını söyledi.
İzmir'in, Türkiye tarihindeki önemine vurgu yapan Osman Gazi Oktay, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in Yunan birliklerince işgali ile Türkiye'nin işgal edildiğinin, 9 Eylül 1922 tarihinde Yunan'ın denize dökülmesiyle, İstanbul ve Trakya işgal altında olmasına rağmen Türkiye'nin kurtuluşu olarak kabul gördüğünü anımsattı. İzmir'in aydınlanma mücadelesinde her zaman kıvılcım olduğunu, bu nedenle partiler, sendikalar, odalar, demokratik kitle örgütleri politıkalarını belirlerken, İzmir ne düşünüyor diye fikirlerini aldıklarını, Tarihimizi bilmeden doğru hedef belirlenemeyeceğini belirterek ilk sözü Emine Kanlı'ya verdi.
Sendikalarının metal işkolunda örgütlendiği için, kadın çalışan sayısının diğer sendikalara daha düşük olduğunu, ona rağmen yönetim kurullarında kadın temsilci bulundurmaya özen gösterildiğini, her şubenin kadın kolları oluşturduğunu, kadınların hayatına dokunmadan harekete geçirilemeyeceğini, ev işlerinin de üzerlerinde olması nedeniyle toplumsal hayata katılmalarında sorunlar yaşandığını, Clara Zetkin'in ''Göğün yarısı olan kadınlar, kavganın da yarısıdır.'' sözünü anımsatırcasına, ''Kadın olmadan hiç bir mücadele başarıya ulaşamaz.'' diyerek konuşmasını tamamladı.
Atatürk araştırmalarıyla bilinmeyenleri ortaya çıkaran, ülkemize ışık saçan, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, demokratik kitle örgütlerinin çağrısına, erinmeden koşarak
gelen, yaşamını aydınlanma mücadelesine adayan Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, İzmir'de ekmek zammını protesto eylemini başlatan erkeklerin başarılı olamadığı, kadınların sokaklara dökülüp, azınlık emekçilerini de yanlarına katıp 3 gün sürdürdükleri eylemle Vali Hasan Paşa'ya zammı geri aldırttıklarını, Osmanlı tarihinde ilk kadın eylemi olduğunu, bu tür eylemlerin Tanzimat Fermanı'na neden olduğunu, Sivas Kongresi sonrası kadınların parti kurduğunu, Cumhuriyet kurulduktan sonra meclisteki tutucu milletvekilleri engellemesiyle kadınların 1930 yılına kadar partiye üye olamadığını, Atatürk'üm manevi kızı Afet İnan'ın, Atatürk'ten aldığı talimatla diğer ülkelerdeki kadın haklarını araştırarak O'nu bilgilendirdiğini, Baltık ülkelerinden sonra Türkiye'nin kadına seçme seçilme hakkını tanıyan ülkelerinden biri olduğunu, o dönemde Avrupa ülkelerinde kadına seçme seçilme hakkı tanınmadığını söyledi. Her ne kadar kadına seçme seçilme hakkı 1934 yılında çıkan yasayla tanınsa da temeli 1930 yılında çıkartılan Belediyeler Yasası'na dayandırılabilir açıklamasında bulunan Mehmet Emin Elmacı, ''Atatürk'e karşı çıkan kadınları anlamıyorum. 1935 seçimlerinde 290 kişilik meclisin, kadın milletvekili sayısı 18 idi.'' dedi.
Konuşmacıların, katlım sunanların sorularını yanıtlaması ardından Osman Gazi Oktay, kendisinin derleyicisi olduğu, Namık Kemal Lisesi Tarih öğretmenlerinden Kazım Çavdar'ın 1971-1972 yılı öğrencilerine yaşayan bir gaziyle röportajları içeren ''Yastığımız Mezar Taşı Yorganımız Kar Olsun'' adlı kitabı, Banu Ufacık ta teşekkür belgelerini sundu.
Etkinlik, verilen toplu poz ile sona erdi.





