2025 yılı, dünya genelinde ekonomik dengelerin yeniden kurulduğu, rekabetin teknoloji, verimlilik ve tedarik zinciri güvenliği ekseninde sertleştiği bir yıl oldu. Jeopolitik riskler, korumacılık eğilimleri ve sıkı finansal koşullar küresel büyümeyi yavaşlatırken; yapay zekâ, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm, ülkeler için tercihten ziyade zorunluluk hâline geldi.

Türkiye ekonomisi ise bu küresel ortamda denge arayışını sürdürdü. Merkez Bankası rezervlerindeki güçlenme, CDS primlerindeki düşüş ve cari dengedeki iyileşme olumlu gelişmeler olarak öne çıkarken; yüksek enflasyon, kredi maliyetleri ve sanayideki yavaşlama iş dünyasını zorladı. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet kaybı ve nitelikli işgücünü koruma ihtiyacı, 2025’in en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.

İzmir, çok sektörlü yapısıyla öne çıktı

Bu zorlu tabloda İzmir, sahip olduğu çok sektörlü ekonomik yapısı, lojistik gücü ve dış ticaret potansiyeliyle Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Üniversiteler, teknoparklar, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve Ar-Ge merkezlerinin oluşturduğu ekosistem, kentin yenilikçilik kapasitesini daha da güçlendirdi.

Kasım ayında düzenlenen İzmirMeets 2025 Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi ise kentin vizyonunu net biçimde ortaya koydu. Zirvede verilen mesaj, “İzmir teknolojiyi takip eden değil, teknoloji gündemini şekillendiren bir şehir olma iddiasını taşıyor” şeklinde özetlendi.

Dijital ve yeşil dönüşüm öncelik hâline geldi

2025’te dijitalleşme ve yeşil dönüşümün etkileri daha görünür hâle gelirken, yapay zekâ temelli üretim modelleri, tedarik zincirlerinin dijitalleşmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim uygulamaları İzmir’in gelecek stratejisinin merkezine yerleşti. Ancak parasal sıkılaşmanın etkisiyle yatırım iştahındaki zayıflama ve krediye erişimde yaşanan güçlükler, İzmir sanayisini de yakından etkiledi.

Büyük projelerde takvim netleşti

İzmir Ticaret Odası, 2025 boyunca hem üyelerin güncel ihtiyaçlarına yanıt veren hem de uzun vadeli dönüşümü hedefleyen projelere odaklandı. Bu kapsamda;

• İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Kampüsü: Dijital ve teknolojik altyapısıyla öne çıkan kampüsün Temmuz 2026’da açılması planlanıyor. Proje, İzmir’in bilgi temelli kalkınma vizyonunun önemli ayaklarından biri olarak görülüyor.

Konak’ta Dünya Barış Günü’nde gökyüzüne rengarenk balonlar salındı
Konak’ta Dünya Barış Günü’nde gökyüzüne rengarenk balonlar salındı
İçeriği Görüntüle

• Dikili Organize Tarım Bölgesi: Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olacak projenin 65 milyon dolarlık altyapı ihalesi tamamlandı. Bölgenin Eylül 2026’da faaliyete geçmesi hedefleniyor.

• Kemalpaşa Lojistik Merkezi: Parselasyon ve tescil sürecinin tamamlandığı projede, TIR parkları, gümrük ve işletme binalarıyla Haziran 2026’da hizmete başlanması planlanıyor.

• Torbalı Karma ve Mobilya OSB: İlk etapta 33 firmanın faaliyete geçtiği bölgede yeni yatırımlar sürerken, ilave alanın mobilya sektörüne tahsisiyle kapasite genişletiliyor.

• Bayındır ve Kınık Organize Tarım Bölgeleri: Altyapı yatırımları için ihale süreci başlatıldı.

Sanayi, tarım ve gençler için destek

İzmir Model Fabrika, firmalara yalın üretim ve dijital dönüşüm konularında rehberlik etmeye devam ederken; İzQ Dijital Deneyim Merkezi gençlerin teknolojiyle erken yaşta buluşmasına katkı sağladı. Ulusal ve uluslararası fuarlar ile ticaret heyetleri sayesinde İzmirli firmaların yeni pazarlara erişimi desteklendi. 2026 itibarıyla fuar desteklerinde kapsamlı düzenlemelere gidileceği de duyuruldu.

2026 için temkinli iyimserlik

2026 yılına girerken, ekonomik programın kararlılıkla sürdürülmesi hâlinde fiyat istikrarının güçlenmesi ve yatırım ortamının daha öngörülebilir hâle gelmesi bekleniyor. Ancak işletmelerin; maliyet yönetimi, risk senaryoları, yeni pazar arayışları ve teknoloji yatırımlarını içeren çok katmanlı planlamalara yönelmesi gerekecek.

Öte yandan tarımda yaşanan daralma ve iklim kaynaklı riskler, gıda arz güvenliğini stratejik bir konu hâline getiriyor. Su yönetimi, iklim uyumu ve tarımsal verimlilik, 2026’nın öncelikli başlıkları arasında yer alacak.

İzmir Ticaret Odası, kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplumun oluşturduğu iş birliği kültürünün kentin en büyük gücü olduğuna dikkat çekiyor. Bu sinerjiyle İzmir’in 2026’da Türkiye’nin en dirençli, yenilikçi ve rekabetçi ekonomik merkezlerinden biri olma hedefi güçlenerek devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi