Yaşar Kırkpınar, bütçe üzerinden “mağduriyet” söylemi oluşturulmasını eleştirerek, “İzmirli hemşehrilerimizin aklıyla alay eden bu yaklaşımın karşılığı rakamlar ve somut yatırımlardır” dedi.
2026 yılı bütçesinin toplumdan kopuk olduğu iddialarını reddeden Kırkpınar, söz konusu bütçenin İzmir’i de kapsayan bütüncül bir planlama anlayışıyla hazırlandığını vurguladı. Sosyal desteklerden yatırımlara kadar geniş bir yelpazede kaynak ayrıldığını belirten Kırkpınar, “Emekliden çiftçiye, öğrenciden esnafa kadar her kesimin pay aldığı bir bütçeden söz ediyoruz. ‘Halk yok’ iddiası gerçeklerle örtüşmüyor” ifadelerini kullandı.
İzmir’e yönelik yatırımların yok sayıldığını söyleyen Kırkpınar, son 23 yılda ulaştırma, sağlık, çevre ve tarım başta olmak üzere pek çok alanda yüksek tutarlı yatırımların hayata geçirildiğini hatırlattı. İzmir-İstanbul Otoyolu, Konak Tüneli, şehir hastanesi, TOKİ projeleri, barajlar ve çevre yollarının kentin günlük yaşamına doğrudan katkı sunduğunu belirtti.
Ankara–İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi üzerinden yapılan eleştirilere de değinen Kırkpınar, projenin İzmir’in ulaşım ihtiyacına yanıt verdiğini ifade etti. “Sanayicinin, ihracatçının ve vatandaşın zaman kaybını azaltacak stratejik bir projeden söz ediyoruz. Bu çapta bir yatırımı ‘oyalama’ olarak nitelemek İzmir’e haksızlıktır” dedi.
“İzmir cezalandırılıyor” söyleminin siyasi bir kalıp olduğunu dile getiren Kırkpınar, kamu kaynaklarının oy hesabıyla değil, kentin gerçek ihtiyaçları doğrultusunda planlandığını söyledi. “İzmir bu ülkenin değeridir; yaklaşımımız ceza değil, eser üretmektir” diye konuştu.
Açıklamasının sonunda yerel yönetimlere de göndermede bulunan Kırkpınar, İzmirlilerin tartışma değil çözüm istediğini vurguladı. “Kentin kronik sorunlarını çözemeyen anlayışın sorumluluğu başkasına yüklenemez. AK Parti olarak İzmir’e yeni eserler kazandırmayı ve kenti Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.




