İzmir’in Alsancak semtinde, yerel lezzetlerin simgesi haline gelen Zeynel Ergin Gevrek Fırını, uzun bir geleneğin izlerini taşıyor. 1962 yılında Özer Ergin’in babası tarafından kurulan fırın, sadece nefis gevrekleriyle değil, aynı zamanda şehrin kültürel mirasını yaşatma misyonuyla da dikkat çekiyor. Ege TV’de yayınlanan Yadigar Şenöz ile Ekonomi ve Hukuka Dair programında Özer Ergin, fırının köklü geçmişini ve günümüzdeki hedeflerini anlattı.

Zeynel Ergin Gevrek Fırını nasıl kuruldu?
Fırının kuruş hikayesini anlatan Özer Ergin, “Babam Ayvalık’ta 5 yaşından itibaren gevrek satarak bu mesleğe girmiş. Daha sonra büyüdükçe oradaki fırınlarda çalışarak meslek erbabı olmuş. 1950’lerde İzmir’e gelerek çeşitli fırınlarda çalışmış. Sonrasında ise şimdi Alsancak’daki fırınımıza geliyor. Bir dönem fırının kapanması söz konusu olmuş ve kendisine teklif edilmiş. 1962 yılında kendi işletmesi olarak başına geçiyor ve zor şartlarda günümüze kadar getiriyor. Bizler de küçük yaşlardan itibaren fırında çalışmaya başladık. 3 kardeş ona yardım ederdik. Mesleği öğrendik. İyi ki de babam bize bu işi öğretmiş” dedi.

Turistler için elimizden geleni yapıyoruz
Ergin, “Turistlerin İzmir’e ziyaretleri ve İzmir ile özdeşleşmiş bir mekanın farkında olmaları çok önemli. Onlar geldiklerinde buranın tarihiyle ilgili birtakım bilgilendirmelerde bulunuyoruz. İşletmemizden mutlu bir şekilde ayrılmaları için elimizden geleni yapıyoruz. Geçmişi yaşatmak ve daha ileriki aşamalara gelerek kalıcı olmasını sağlamak çok önemli” diye konuştu.

Elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz
Sosyal sorumluluk projelerine de değinen Özer Ergin, “Bize gelen talepleri değerlendirerek bizim de onlara katkımız olacağını inandığımız durumlarda projelere katıldık. Elimizden geldiğince yer almaya devam edeceğiz. Uluslararası dünyaca tanınmış insanların bizi tercih ederek bizlerle program yapmış olması ve milyonlarca izlenen Youtuberlerın çekimlerinde yer almak bizleri çok mutlu etti. Çekimler yapılıp belgesel niteliğinde yayınlandı” sözlerine yer verdi.

Usta yetişmiyor
Teknolojinin fırıncılığa etkisinden de bahseden Ergin, “Fırıncılık sektöründe bir sanayileşme var ama ondan önce de bir ustalık var. Eskiden el emeği göz nuru dediğimiz bir usta çırak durumu söz konusu. Önceden hamur bile elle yoğruluyordu. Sanayileşme ve teknoloji aslında aynı düzlemde. Biri eksik olursa diğerine mutlaka ihtiyaç oluyor. Ustalık çok önemli bir şey ama günümüzde ustanın yetişmediği bir alana doğru gidiyoruz. Teknoloji bizim gibi lokal işletmelerin daha geniş kitlelere tanıtılması açısından oldukça olumlu. Sosyal medyadaki olumlu ve olumsu yorumlar firma açısından oldukça olumlu. Ancak sektörde insan yetiştirmek çok zor” açıklamasında bulundu.
Zeynel Ergin Gevrek Fırını’nın gelecek hedefleri neler?
Gelecek hedeflerinden de söz eden Ergin, “Gelecek hedefimiz bizim geçmişimizden kaynaklanıyor. Babamızın kurmuş olduğu markayı en güzel şekilde geleceğe taşımak niyetindeyiz. Kaliteden ödün vermeden elimizden geleni yapıyoruz. Biz üç kardeş olduğumuz için şubeleşme anlamında avantajımız olacağını düşünüyorum çünkü hepimiz meslek erbabıyız ve neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz” dedi.
Nohut mayasının özelliği
Nohut mayası ile yapılmış kumrudan da bahseden Ergin, “Bu babamın en önemli tarifiydi. Biz o maya yüzünden gezmeye gidemezdik. Onun gelişimi biraz zaman alıyor ve takip edilmesi gerekiyor. Babam buna çok hassastı. Gevrek de normal maya kullanıyoruz. Bu sadece kumruya özel bir maya. Bu işin püf noktası budur” diyerek eşsiz lezzetin nereden geldiğini anlattı.





