Bakırçay Ovası’nda zeytin hasadı başladı. Üreticiler bir yıllık emeklerinin karşılığını alabilmek için bahçelerde çalışırken işçi ücretleri, üretim maliyetleri ve belirsiz satış fiyatları gündemdeki yerini koruyor. Köşe yazarı Tahsin Tuna, hasat döneminde bölge milletvekillerinin üreticilerle ve vatandaşlarla doğrudan temas kurması gerektiğini savundu.
Tuna, “Zeytin hasadı başladı, milletvekilleri nerede?” başlıklı yazısında çiftçilerin yanı sıra esnafın ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Milletvekillerinin bölge halkının taleplerini yerinde dinlemesi ve bu sorunları Meclis gündemine taşıması gerektiğini ifade etti.
Üreticinin gündeminde maliyetler var
Bakırçay Ovası’nda zeytin üreticilerinin işçi ücretleri, mazot, gübre, bakım ve nakliye giderlerini hesapladığını belirten Tuna, günlük işçi ücretlerinin 1.000 ila 2.000 lira arasında değiştiğini aktardı.
Üreticilerin zeytin satışından elde edecekleri gelirle giderlerini karşılayıp karşılayamayacağı sorusuna yanıt aradığını belirten Tuna, pamuk, domates ve hububat üreticilerinin de benzer kaygılar yaşadığını yazdı.
Tuna, çiftçilerin borçlarını ödeyip ödeyemediği ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilecek durumda olup olmadığı gibi soruların doğrudan üreticilere sorulması gerektiğini ifade etti.
“Üreticinin hesabını kim soracak?”
Milletvekillerinin yalnızca siyasi toplantılarla ve sınırlı ziyaretlerle yetinmemesi gerektiğini savunan Tuna, temsilcilerin köylerde, tarlalarda, kahvehanelerde ve iş yerlerinde vatandaşlarla bir araya gelmesinin önemini vurguladı.
Yazısında esnafın işlerinin ve emeklilerin geçim koşullarının da sorulması gerektiğini belirten Tuna, vatandaşların kendilerini dinleyen, sorunlarını takip eden ve verdiği sözlerin sorumluluğunu üstlenen temsilciler beklediğini kaydetti.
Aday belirleme süreçlerine yerel vurgu
Tuna, siyasi partilerin milletvekili adaylarını belirlerken bölgeyi yakından tanıyan isimlere daha fazla fırsat vermesi gerektiğini savundu. Bakırçay’ın tarımını, ekonomisini ve toplumsal yapısını bilen adayların değerlendirilmesinin temsil gücünü artırabileceğini belirtti.
Bununla birlikte bir adayın yalnızca bölgeden olmasının yeterli olmadığını ifade eden Tuna, yerel sorunları bilmenin, halkla bağ kurmanın ve çözüm için sorumluluk üstlenmenin önemine dikkat çekti.
İlçe yöneticilerinin de vatandaşların taleplerini parti genel merkezlerine iletmesi ve aday belirleme süreçlerinde yerel beklentilerin dikkate alınmasını sağlaması gerektiğini yazdı.
“Güven, seçim afişleriyle kazanılmaz”
Önümüzdeki seçimlerde kararın vatandaşlara ait olduğunu hatırlatan Tuna, siyasi partilerin adaylarını belirlerken teşkilat dengelerinin yanı sıra halkla ilişkileri, bölge bilgilerini ve temsil sorumluluğunu da dikkate alması gerektiğini savundu.
Yazısını Bakırçay’daki üreticilerin, esnafın ve emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek tamamlayan Tuna, milletvekilliğinin yalnızca bir unvan değil, halka karşı üstlenilen bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Tuna’nın yazısının sonunda yönelttiği soru ise şöyle: “Zeytin dalında, üretici tarlada, vatandaş dertli… Milletvekilleri nerede?”





