Haber Ekspres Gazetesi’nden Turgay Kılıç’ın haberine göre; İzmir Ticaret Odası (İzTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısını Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetti. Toplantıya İzTO Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Divan ve Disiplin kurulu üyeleriyle iş insanları katıldı.

Haksız rekabete çözüm talebi

İzTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de, EBSO Başkan Yardımcısıyla paralel bir açıklama yaparak ABD’nin yeni yönetimi konusunda görüşlerine dikkati çekerken haksız rekabetlere de çözüm arayışına gidilmesine şu sözlerle aktardı:
“Yeni Amerika Birleşik Devletleri Yönetimi uluslararası siyasette ve ekonomide bütün kuralları tekrardan yazmaya çalışırken, ticaretini tehdit eden pazarlara yönelik yeni gümrük vergileri getirdi ve daha da getirmeyi planlıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin artık sadece siyasi rekabet içinde olduğu ülkelere dış ticarette yaptırımlara gitmeyeceği, 2. Dünya Savaşı’ndan bugüne siyasi birliktelik içinde olduğu birçok ülkeye de ekonomik yaptırım uygulayabileceği yeni bir döneme giriyoruz. Bu bağlamda; Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa Birliği’yle ilişkilerinin, ülkemizi de dolaylı yoldan etkileyeceğini öngörüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşına yönelik adımları da ülkemiz ekonomisi için önem taşıyor. Avrupa Birliği, kısa bir süre önce teknoloji ve verimlilik artışında neden geride kaldığını incelediği raporun ardından “Rekabetçilik Pusulası”nı 4 ana başlık altında açıkladı. Bunlar; “Bilim ve Teknoloji”, “Sürdürülebilirlik”, “Tedarik Zincirlerinin Yeniden Dizaynı” ile “Güvenlik ve Savunma”. Avrupa Birliği’nin Çin’e olan bağımlılığını azaltma ve tedarik zincirlerini çeşitlendirme hedefi doğrultusunda, ülkemizin daha önemli bir üretim merkezi haline gelme potansiyeline sahip olduğu kanaatindeyiz. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi için Avrupa Birliği’nin diğer ikili ticaret anlaşmalarından doğan ve ülkemiz için haksız rekabet yaratan konuların bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini görüyoruz.”

Cari Açığın Artmasıyla ‘Para Politikasında Olumsuz’ Sinyal Verildi (2)-1

Yıllıklandırılmış enflasyonda ‘kritik’ söylemi

İzTO Başkanı Özgener, “12 ay sonrasının enflasyon beklentisi; hane halkı için yüzde 58,82’den, yüzde 59,12’ye çıktı. Reel sektörün beklentisi ise yüzde 43,8’den yüzde 41,9’a düşerken, piyasa katılımcılarının öngörüsü yüzde 25,38’den yüzde 25,26’ya geriledi. Bu sonuçlardan hareketle; Şubat ayı enflasyon verilerinin, 3 aylık ortalama TÜFE enflasyonunun yıllıklandırılmış seviyesinin belirlenmesi noktasında kritik olacağını düşünüyoruz. Şubat ayı enflasyonu piyasaların tahmin ettiği gibi yüzde 4 civarında gelirse, bu veri yüzde 40 dolaylarına çıkacak. Bununla birlikte; yüzde 45 olan politika faizini düşürmek için ısrar edilmesinin, özellikle hane halkı enflasyon beklentileri yükselirken sıkı para politikasının ciddiyeti açısından olumsuz algılanacağı kanaatindeyiz” şeklinde ifade etti.

Para politikasında düşüş sinyali

Özgener, açıkladığı ithalat ve ihracat oranlarının arasında yüzde 4,1 oranında artış görüldü. İzTO Başkanı Özgener, para politikasına da değinerek “Bugün açıklanan dış ticaret rakamlarına göre, ülkemizde Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 5,8, ithalat yüzde 9,6 arttı. İthalatın ihracata göre daha güçlü bir artış göstermesi doğrultusunda, 2024 Kasım’da 2,7 milyar dolar olan aylık cari açık, Aralık’ta 4,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu gelişmeyi; para politikaları açısından olumsuz bir sinyal olarak değerlendiriyoruz. Kredi faizlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle firmalarımızın nakit akışının zorlaştığını ve birçok işletmenin mevcut ürünleri zararına satma noktasına geldiğini görüyoruz. Buna çözüm olarak, politika faizinin gerilemesine, ticari kredi oranlarının eşlik etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca, faiz yükselirken değişken faizli kısa vadeli kredi kullandırıp, faiz düşerken sabit faizli uzun vadeli kredi önerilmesini de doğru bulmadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı. 

Cari Açığın Artmasıyla ‘Para Politikasında Olumsuz’ Sinyal Verildi (4)

‘850 bin öğrencinin burnu kanamıyor’

İzmir Milli Eğitim İl Müdürü Ömer Yahşi, bugünkü meclis toplantısına katıldı. Yahşi, ülke genelinde tepkiyle karşılık bulan Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)  hakkında bir sunum hazırladı. Dr. Yahşi, “İzmir’deki 850 bin öğrenci adına umudumuz çok daha tazelenerek görmekteyiz. MESEM ile ilgili bu işin delisi olan valimize (İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban) teşekkür ediyorum. Bir insan amir, memuruna böylesi bir şey kullanabilir mi? İşin delisi, varisi olarak valimiz bu konuda çok önem taşıyor ve valimizin selamını iletiyorum. Valimiz ‘MESEM’le ilgili sunumunu yapın ve gerekli paylaşımlarını yapın İzmir’in ileri gelenleri ise bilgi sahibi olsunlar’ diye söyledi bizlere. 850 bin öğrenci ve 60 bine yaklaşan özel okullarla birlikte bir öğretmen kitlemiz var. Emniyetten, sağlıktan, bütün kurumlara kadar milleti eğitim ailesi kadar büyük bir aile yok. Her sabah 850 bin öğrenciyi de burnu kanamadan evlerine dönmesini sağlıyoruz. Bu önemli bir eğitim politikası. Şunu da belirtelim özel eğitimle alakalı, özel eğitim engellilerle ilgili bir alandır” ifadelerine yer verdi.

Cari Açığın Artmasıyla ‘Para Politikasında Olumsuz’ Sinyal Verildi (5)

1 buçuk milyar çocuk için birebir eğitim

Yahşi, “Bu konuda ise Avrupa’nın hangi ülkesine giderseniz gidin Türkiye’deki kadar çocukları merkeze alan bir eğitim sistemi göremezsiniz. Sadece Kınık’taki istatistikte bir öğrenciye 1 buçuk öğretmen düşüyor. Bunlar özel eğitim olarak önem verilmesi gereken öğrencilerdir. Kaderiyle baş başa kalan öğrenci görürseniz bizi arayın, böyle bir öğrenci var diyebilirsiniz. Her gün devletin imkanı ve hostesiyle birlikte bizzat taşımasını yapıp okullara götürüp yemek ikramı yapıyoruz ve burada İzmir Büyükşehir’in de katkısı var, teşekkür ediyoruz. Bu alanda rehabilitasyon merkezlerinde her yıl 1 buçuk milyara yakın çocuklar için birebir eğitim verecek sistemin içinde bu çocuklara eğitim vermenin peşindeyiz. Engelli bir çocuğumuzun eğitimiyle ilgili bu kadar önem veriyoruz. Yapay zekanın kasıp kavurduğu, bu kadar net bir şekilde bu dünyada sağlık, hukuk, ekonomi ve eğitim de bu konuda apayrı alıyor. MESEM’i ise bu konuda bunlara bakarak dizayn etmeye çalışıyoruz” diyerek MESEM konusunda ‘mesleki eğitim politika belgesi, mesleki eğitimde dünya, Türkiye ve İzmir’in yeri, mesleği eğitimde bazı okul türleri, mesleki eğitim sektör işbirliği konusunda başlıkları saydı.

Bir yılda yüksek artış

Dr. Yahşi, ayrıca bir yılda yüksek bir MESEM talebinin artışına dikkati çekerek “İzmir’de ise bu 78 bine yaklaşan öğrenci 3 bine yaklaşan ders ve 25 de derslik başına düşen öğrenci sayısı var. İzmir’deki Fen Liseleri, Meslek Liseleri, Bağımsız Mesleki Eğitim Merkezi, Özel Eğitim Lisesi ve toplamda 163 meslek eğitim okul sayısının olduğunu söyledi. 

İstanbul’da kiralık sosyal konutlarda kira bedelleri açıklandı
İstanbul’da kiralık sosyal konutlarda kira bedelleri açıklandı
İçeriği Görüntüle

Cari Açığın Artmasıyla ‘Para Politikasında Olumsuz’ Sinyal Verildi (3)
Yahşi, mesleki eğitimin önceki yıla göre yüksek bir artışa dikkati çekerek 2023-2024 yılında 19 bin 334 iken 2024-2025’te ise 31 bin 431’e çıktığını anlattı. MESEM’de öğrencilerin 15 yaşın altında kabul ediliyor. Bunu net bir keşide ifade edeyim. MESEM’e kayıt olan bir çocuğun asgari ücretinin yüzde 50’sini devlet ödüyor, 9. sınıflarının ful sigortasını ödüyor, bu çocuklar ustalık ve kalfalık sertifikaları alıp Avrupa’da da bu sertifikanın bir karşılığı var. Bazı ciddi üniversitelerin mezuniyet belgesinin Avrupa’daki bazı okullarında karşılığı yokken; MESEM’de mezun olan öğrencilerinin ise Avrupa’da karşılığı var. Öğrenciler ayrıca 4. yılın sonunda meslek lisesi diploması ve teknisyen ünvanı alacak. Ve erken yaşta istihdama katılacak, bu durumda psikolojik olarak çok sağlıklı bir ruh haline dönecek. MESEM’e teveccühü artıyor. MESEM’de yüzde 90 oranında katılım artışı var. 17 tane MESEM merkezimiz varken 5 daha ek olarak açıklayacağız ve bu sayı 25’e çıkacak” şeklinde konuştu.

Müdür Yahşi, soru cevaplarda ise MESEM hakkında medyaya düşen tepkileri doğru bulmadığına dikkati çekerken öğretmen, okul ve öğrencilerin hayatının olumsuz etkilenmesine yol açtığına değindi.

Kaynak: HABER MERKEZİ