Programın ilk konuğu, CHP Konak eski İlçe Başkanı Sinan Karamustafaoğlu oldu. Karamustafaoğlu, gazetecilikten CHP’deki yenileşme tartışmalarına, parti içi vefa anlayışından Kürt sorunu tartışmalarına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Programın açılışında Cihad Taysi’nin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz?” sorusunu yanıtlayan Karamustafaoğlu, gazeteciliğin önemine vurgu yaparak,
“Gazetecilik bir meslek, çalışanı çalışmayanı olmaz. Bize bilgi aktaran, bizi aydınlatan bütün gazetecilerin gününü kutluyorum” dedi.

“İlçe başkanları bu partinin temelidir”

Cihad Taysi’nin, CHP’de görev yapmış isimlerin katıldığı toplantının neden yapıldığına ilişkin sorusuna Karamustafaoğlu şu yanıtı verdi:
“Bu partilerin temelini ilçe başkanları oluşturur. Görev bittikten sonra ilçe başkanlarının isimleri ortalıkta olmuyor. İlçe başkanları ötekileştirilip unutulmuş. Bu yüzden bir araya toplanıp hasret giderelim dedik. İlk amaç bu. İkinci amaç ise siyaset yapıp CHP’yi konuşmak.”

“Basın çağrılmaz, ziyaret edilir”

Nevzat Dönmez’in, “Bir il başkanı medya kuruluşlarının patronlarıyla tanışmak isterse onları ayağına mı çağırır yoksa ziyaret mi eder? Böyle bir uygulama sizin toplantınızda da yaşandı mı?” sorusuna ise Karamustafaoğlu şu ifadelerle yanıt verdi:
“Benim yetiştiğim günden beri bildiğim şu; genel başkanlık makamından ilçe başkanlığına kadar, başkanlıklar seçildikten sonra basını ziyaret eder. Basın çağrılmaz. Bu toplantıyı yaparken siyasi bir toplantı amaçlamadığımız için kimseden izin alıp davet etmedik. Bu bir kahvaltıydı, siyasi toplantı değildi. Siyasallaşırsa tabii ki il başkanlığına gidip davet edeceğiz.”

F2Ac1912 C211 44A4 9D01 437B1491C50A

“İlçe başkanları partinin hafızasıdır”

Siyasette vefa konusunun sorulması üzerine Karamustafaoğlu,
“İlçe başkanları bu partinin hafızasıdır. Dünü bilmeyen yarının hesabını ve stratejisini yapamaz. Geçmişte görev yapmış bütün arkadaşlarımızı sevgiyle yad etmek lazım” dedi.

Parti içi eleştirinin önemine de değinen Karamustafaoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizim partimizde eleştiri asla kısıtlanamaz. Eleştiri yaptı diye de kimse dışlanamaz. Eskiden salonlarımızda, kongrelerimizde siyaset konuşulurdu, ekonomi konuşulurdu, tartışmalar olurdu, ciddi çatışmalar yaşanırdı. Şimdi onlardan eser yok. Dışarıda eleştirmek yeni alışkanlık haline gelmiş. Partinin kadroları bu toplantılara çağrılmayıp dışarıda bırakıldığı için eleştiriyi yüzlerine karşı yapamıyorlar.”

Atatürk vurgusu yapan Karamustafaoğlu,
“Atatürk özgün kimliğini hiçbir zaman terk etmiyor. Düşüncelerini terk etmiyor, düşüncelerinin ileri safhalarını açıklamıyor, acele etmiyor. Her şeyin bir zamanı var. Bunun en büyük örneği Mustafa Kemal Atatürk’tür. Parti olarak da aynı şeyi yapmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Kürt sorunu diyen bunu açıklamak zorunda”

Nevzat Dönmez’in “Türkiye’de Kürt sorunu mu var, böyle bir ayrım yapılır mı?” sorusuna Karamustafaoğlu şu yanıtı verdi:
“Kim söylüyorsa bunu dökümünü yapmak zorundadır. Bir Kürt sorunu var diyen hangi parti ise bunları sıralayacak. DEM Parti de sorunları sıralamak zorundadır.”

“Yenileşme şart, yoksa bu ülkeye yazık olacak”

Kılıçdaroğlu CHP'nin spor projelerini masaya yatırdı
Kılıçdaroğlu CHP'nin spor projelerini masaya yatırdı
İçeriği Görüntüle

Cihad Taysi’nin, Kılıçdaroğlu’ndan sonra Özgür Özel döneminde yaşanan gençleşme sürecine ilişkin sorusunu da değerlendiren Karamustafaoğlu, CHP’nin tarihine dikkat çekti:
“CHP 102 yıllık sürecinde bu üçüncü yenileşme hareketi oldu. Gençlik hareketi kendi içinde ikiye bölünüyor. Bir sosyal demokrasi dernekleri federasyonu oluşuyor, bir de sosyalist bir hareket başlıyor. Doğal olarak sosyal demokrasi dernekleri bu hareketten çok esinleniyor ve partiyi yeniliyor, yeni kadrolar yetiştiriyor ve bu kadrolar seçimi kazanıyor.”

Kemal Kılıçdaroğlu dönemine ilişkin de konuşan Karamustafaoğlu,
“Kemal Kılıçdaroğlu ile 15 yıldır hareket eden kadrolar birdenbire Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in yanına geçiyorlar. Fakat o kadroların alt kadroları yok. Olmayınca yenileşme dediğimiz şey oturmuyor” dedi.

Yenileşmenin zorunlu olduğunu vurgulayan Karamustafaoğlu,
“Kesinlikle bir yenileşme ve değişim hareketi yapılmalı ve bu şart. Bunu yapamazsak bu ülkeye yazık olacak. En geniş katılımla program, tüzük ve sosyal demokrasi tartışılmalı. Bununla birlikte yeni liderler türeyecek, o ideolojiyi taşıyacak” ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Özgür Özel’e dair değerlendirmesinde ise dikkat çeken şu sözleri söyledi:
“Genel başkan çok çalışıyor, canla başla yapıyor, belki de tek başına yapıyor çünkü etrafında kimseyi göremiyorum. Onu kutluyorum. Genel başkanın dışında çalışan kimseyi görmüyorum.”

“Sokak il başkanını tanımalı”

Nevzat Dönmez’in İzmir’de CHP İl Başkanının tanınırlığına ilişkin sorusu üzerine Karamustafaoğlu,
“Anket olarak bilmiyorum ama il başkanımız çok başarılı ve severim. Ama bu onun tanınır olduğunu ifade etmez. Sokağa çıkma zorunluluğu var, sokak onu tanımalı. Halk bir şikâyette bulunduğunda il yönetimine gidip rahatça söyleyerek sorunu çözebilmeli” dedi.

İlçe başkanlarının sokaktaki karşılığına da değinen Karamustafaoğlu,
“İlçe başkanları içinde en çok Konak bilinir çünkü sokağa çıkınca rastlarsınız, selamlaşırsınız. Biz bu tartışmaları yapabilsek bir sınıf bilinci gelişecek, yeni liderler çıkacak, ayrımcılık ortadan kalkacak” diye konuştu.

“Bu hareket devam edecek”

Programın sonunda toplantı sonrası il başkanlığıyla iletişim kurulup kurulmadığı sorulan Karamustafaoğlu,
“Arar diye bekliyorum. Ben yarın kendisini aramayı düşünüyorum” dedi.

Toplantıdan çıkan sonucu ise şu sözlerle özetledi:
“Kendi içimizde aday olmayı düşünen arkadaşlarımız var. Bu hareket devam etme kararı aldı. Bundan sonraki kahvaltı değil, toplantı olacak. Biz il başkanlığına bunu söyleyip tarih verip davet edeceğiz. Bu hareketin ismine de ‘İzmir CHP eski ilçe başkanları grubu’ diyoruz. Hareket olarak ismi diğer toplantıda ortaya çıkar.”

Genel Başkanın mücadelesine dikkat çeken Karamustafaoğlu, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:
“Genel başkan televizyonları kullanıp bangır bangır bağırıyor ama genel başkanı ileri taşıyacak bir hareket başlatmak gerekiyor. Genel başkan bu kongreleri parti ve ülke için veriyor. Etrafındaki kadroların bir sosyal kitle demokrat hareketi başlatması lazım. Bu şekilde o hareket halkla bütünleşecek ve genel başkanın işini kolaylaştıracak. Ben genç ilçe başkanlarından çok şey bekliyorum. Kalkın, bağırın, eleştirin, gerekirse sizi görevden alsınlar, meşhur olun. Ayrıca örgüt kendine yapılan haksızlığa da direnmeli. Gençlerden umudum var.”

Kaynak: HABER MERKEZİ