Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) tarikat ve cemaat dernekleriyle yaptığı protokolleri hatırlatan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Laiklik mi gerçekten bu ülkede zulüm yaptı; yoksa öğrencilerimizi, çocuklarımızı, tarikatların kucağına atan bu sistem, bu iktidar mı? Laiklik mi zulüm yaptı, yoksa Aladağ'da yanarak ölen öğrencilere ve ailelerine mi zulüm yapıldı?” diyerek tepki gösterdi.
CHP'li Başarır, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Başarır, iktidardan anayasa ile ilgili söylemler geldiğini ancak içeriğine ilişkin somut bir adım atılmadığını kaydederek, “yeni anayasa” talep eden AK Parti ve Cumhur İttifakı aktörlerine “Beyler anayasada neyi değiştireceksiniz?” diye sordu.
“TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli söylüyor. Ama bir de yavru ortaklar var. Kimler? Mustafa Destici ve HÜDA PAR. Mesela dün de bunlar laikliği tartışmaya açtı. Destici, laikliğin, anayasanın ilk dört maddesinde yer bulmuş ve her zamanda bulacak olan bu ilkenin, 'Halka zulüm yaptığını' söyledi. Şimdi ben buradan CHP grubu olarak 85 milyona seslenmek isterim. Laiklik mi gerçekten bu ülkede zulüm yaptı; yoksa öğrencilerimizi, çocuklarımızı, tarikatların kucağın atan bu sistem, bu iktidar mı? Laiklik mi zulüm yaptı, yoksa Aladağ'da yanarak ölen öğrenciler ve ailelerine mi zulüm yapıldı? Hiranur Vakfı'nda altı yaşında çocuk gelin vakasını gördük. O çocuk ile ailesi mi zulüm gördü? Soruyorum, laiklik mi zulüm yaptı; ne olduğu belirsiz tarikatlarla sözleşme yapan, onlara imkân veren, bütçe veren Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) mı yaptı? Laiklik bu ülkede özgürlüğün, inançların teminatıdır. Ama beyefendi kendi söyleyemediği değişiklik maddelerini yavrularına söyletiyor. Destici'ye ve HÜDA PAR'a söyletiyor" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu çıkışı: “Sizin göreviniz âdil davranmak”
Başarır, İstanbul 48'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nin eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili verdiği, 'Zorla getirilme' kararının hukuksuz olduğunu öne sürerek, “Hukuk, sorun çözmek üzere oluşmuş bir kurallar bütünüdür. Hiç kimse Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Genel Başkanımızın, bir davada ifade vermekten kaçmayacağını bilmektedir. Adalet için yürümüş, adaleti savunmuş, hukukun üstünlüğü savunmuş bir kişidir. O sebeple ben buradan mahkemeye, savcıya bir kez daha sesleniyorum; yapmayın, bu ülkeye, hukuka bu kötülüğü yapmayın. Bir talimat yazarak buradan ifadesini alabilirsiniz, Sayın Genel Başkan da ifadesini verir. O sebeple ben Adalet Bakanlığına, hakimlere, savcılara da sesleniyorum; gündemi değiştirmek ya da böyle gündem yaratmak sizin göreviniz değil. Sizin göreviniz âdil davranmak” ifadelerini kullandı.


