Düzenlediği basın toplantısında iktidarın ifade, basın ve protesto özgürlüğüne yönelik uygulamalarını sert sözlerle eleştiren Gökçen, Türkiye’de sansür mekanizmalarının sistematik hale geldiğini savundu.
Gökçen, açıklamasında basın özgürlüğünün anayasal güvence altında olmasına rağmen, mevcut yönetimin bu hakkı korumak yerine sınırlandırdığını belirterek, gazetecilere açılan davalar, erişim engelleri, RTÜK uygulamaları ve protesto hakkına yönelik müdahalelerin demokratik düzen açısından ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Nisan ayı raporunda ifade özgürlüğüne yönelik baskıları sekiz ana başlık altında değerlendirdiklerini belirten Gökçen, özellikle gazetecilik faaliyetlerinin “hakaret”, “dezenformasyon” ve “halkı yanıltıcı bilgi yayma” suçlamalarıyla hedef alındığını söyledi.
Toplantıda gazeteci İsmail Arı hakkında kabul edilen iddianameye de değinen CHP’li Gökçen, Arı’nın yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdığı için yargılandığını savundu. Gökçen, İsmail Arı başta olmak üzere tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunarak, soruşturma süreçlerinde siyasi manipülasyon yapıldığını ileri sürdü.
Kadın siyasetçilere yönelik itibarsızlaştırma girişimlerine de sert tepki gösteren Gökçen, cinsiyetçi saldırılarla kadınların siyasetten uzaklaştırılmak istendiğini belirtti. Kadın dayanışmasının bu tür baskılara karşı en güçlü yanıt olacağını vurguladı.
Ekonomik kriz, adalet sistemi ve siyasi baskılar üzerinden de iktidarı hedef alan Gökçen, Türkiye’de halkın gerçek sorunlarının bilinçli şekilde geri plana itildiğini öne sürdü.
CHP’nin hukuk politikalarından sorumlu kurmayı, açıklamasını “Bu adaletsiz düzen değişecek” mesajıyla tamamladı. Gökçen’in raporu, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve demokratik haklar konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.