Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği programda, yeni anayasa ihtiyacına vurgu yaptı. Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir anayasaya kavuşmasının artık bir lüks değil, geç kalınmış bir zorunluluk olduğunu söyledi.
"Türkiye yüzyılı hedefine daha hızlı ulaşacağız"
Yeni anayasanın Türkiye’nin geleceğine yönelik büyük bir adım olacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Yeni anayasa, Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Bu yönde atılacak bir adım, Türkiye Yüzyılı hedefimize daha kolay ve daha hızlı ulaşmamızı sağlayacaktır.”
"Meclis’ten beklentimiz büyük"
28. Dönem Meclisi’nin çoğunlukçu yapısına dikkat çeken Erdoğan, yeni anayasa sürecinde Meclis’in üzerine düşeni yapmasını ümit ettiklerini belirtti.
“Son yılların en çoğunlukçu aritmetiğine sahip 28’inci Dönem Meclisi’nin, bu süreçte kendisinden bekleneni yerine getirmesini ümitle arzu ediyoruz.” dedi.
Muhalefete çağrı
Konuşmasında muhalefete de seslenen Erdoğan, demokratik ve özgürlükçü bir anayasa yapılması gerektiğini vurguladı. Muhalefetin bu konuda samimi çağrılara kulak tıkamaması gerektiğini belirterek, “Siviller eliyle yapılmış, demokratik, kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasa ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla İl Kongresi’nin büyük bir coşku ve birlik içinde tamamlandığını söyledi. Kongrede, parti teşkilatını güçlendirecek yeni kadroların belirlendiğini ifade eden Erdoğan, görevi devredenlere teşekkür ederken, yeni yönetime başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek 50 yılı aşan siyasi hayatı, gerekse 22 yıllık iktidarları boyunca milletin gönlünü kazanmanın, hayır duasına mazhar olabilmenin rehber edindikleri ilke olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bize oy versin ya da vermesin, kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden tüm Türkiye'ye hizmet etmek için gece gündüz koşturuyoruz. Şunun altını çizerek tekrar ifade etmek isterim; bizim siyaset felsefemizde ayrımcılık asla yoktur. Kimseyi inancından, tercihinden, meşrebinden, siyasi partisinden dolayı dışlama yoktur. Etnik kökeni, dünya görüşü, sandıktaki tercihi ne olursa olsun 85 milyonun her bir ferdi bizim özbeöz kardeşimiz, canımızın bir parçasıdır. Hep söylüyorum 85 milyonluk devasa bir aileyiz. Vatanımız bir, bayrağımız bir, İstiklal Marşımız bir, acımız bir, sevincimiz bir, mazimiz bir, istikbalimiz birdir. Allah'ın izniyle bunu değiştirmeye kimsenin gücü yetmez."
"Milli iradeye darbe vuruldu"
Türkiye'nin yakın geçmişinde gerçekten büyük acılar yaşandığını ve milletin tercihlerinin yok sayıldığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Milli iradeye darbe vuruldu. Gençlerimizi sokak olaylarında kurban verdik. 40 yıllık terörle mücadelemizde nice koç yiğit ömrünün baharındayken toprağa düştü. Maraş ve Çorum olaylarında insanımızı birbirine kırdırdılar. Sermayenin renklere ayrıldığı, baskıların, tehditlerin, zorbalıkların ayyuka çıktığı, insanların fişlendiği olağanüstü dönemler yaşandı. Kürt kardeşlerimiz, bir tarafta terör örgütünün, diğer tarafta dikta heveslisi bir avuç kibir abidesinin olduğu bir cendereye sıkıştırıldı. Kılık kıyafetinden, şivesinden, dış görünüşünden dolayı insanlarımız hakarete maruz kaldı, itildi, ötelendi.
Alevi, Bektaşi vatandaşlarımız asırlardan süzülüp gelen kültürlerini tam yaşayamıyor, kimliklerini korkusuzca dile getiremiyordu. Başörtülü kızlarımızın en temel hakkı olan eğitim hakları, çalışma hakları, iş hayatına katılma hakları keyfi sebeplerle gasbedilmiş, kısıtlanmıştı. Kerameti kendinden menkul seçkinler mutlu müreffeh bir hayat sürerken toplumun kahir ekseriyeti ya yasaklarla ya da yokluk ve yoksullukla boğuşuyordu. Daha bunun gibi sayısız zorlukla, sınamayla karşılaştık. Allah'a hamdolsun, bunların neredeyse tamamını artık geride bıraktık."
"Hayal dahi edilemeyen nice önemli reformu kararlılıkla hayata geçirdik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizlerin ve belirsizliklerin kol gezdiği Türkiye'yi son 22 yılda tekrar ayağa kaldırdıklarını belirterek, "2002'de 230 milyar dolar ekonomik büyüklüğü olan ülkemizi geçen sene 1 trilyon 130 milyar dolarlık büyüklüğe kavuşturduk. Milli gelirimizin 2024 sonunda 1 trilyon 331 milyar dolara ve kişi başına gelirimizin ise 15 bin 551 dolara yükselmesini şu anda bekliyoruz." şeklinde konuştu.
Türkiye'de 36 milyar dolar seviyesinde devraldıkları ihracat rakamlarını 261 milyar doların üzerine çıkardıklarını aktaran Erdoğan, "Bizden önce hayal dahi edilemeyen nice önemli reformu, nice hak ve özgürlük hamlesini sabırla, azimle ve kararlılıkla hayata geçirdik. Türkiye'yi güven ve istikrarla uyum içinde en önemlisi de birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde hamdolsun bugünlere getirdik." ifadesini kullandı.
Erdoğan, elini vicdanına koyan herkesin geçmişin Türkiye'siyle bugünün Türkiye'si arasındaki devasa farkı gördüğünü ve kabul ettiğini vurgulayarak, "Yapılanları objektif olarak değerlendiren her bir insanımız, ülkemizin 22 yılda kat ettiği büyük mesafeyi tasdik ve takdir ediyor. Ekonomide, diplomaside, ticarette, turizmde, savunmada, sağlıkta hasılı aklınıza gelebilecek her alanda gerçekten hiç umulmadık başarılara imza attık." değerlendirmesinde bulundu.
Hayatın dinamizmi içerisinde beklentiler ve taleplerin de dönüştüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Dünya değiştikçe insanın aynı kalması fıtrata aykırı bir durumdur. Siyasetin görevi sorulara ve sorunlara makul cevaplar üretmek, halktaki değişim iradesini doğru enstrümanlarla yönetmektir. Bunun kolay bir vazife olmadığını hepimiz biliyoruz." şeklinde konuştu.
"Yeni anayasa, Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye gibi demokrasisi 42 yıl önce yapılmış darbe anayasasıyla malul olan ülkelerde değişimi yönetmenin çok daha çetrefilli olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
"Bunun için Türkiye'nin darbe anayasası kamburundan kurtulmasının şart olduğunu uzun bir süredir ısrarla dile getiriyoruz. Bu çağrıyı da muhalefetin iddia ettiği gibi, gündem kaygımızdan değil, tam aksine ülkemizin yeni anayasa ihtiyacını gördüğümüz için yapıyoruz. Ama bizim öyle bir muhalefetimiz var ki, bırakın çözümün parçası olmayı, sorunun katlanarak büyümesi için elinden geleni ardına koymuyor. Anayasa dahil ülkenin herhangi bir meselesinde önerileri var mı, yok. 'İstemezük'ten başka lügatlerinde kelime var mı, o da yok. Böyle gelmiş, böyle gitsin. 'Aman Ali Rıza Bey ağzımızın tadı kaçmasın' modunda son derece konforlu bir alanda siyasetçilik oynuyorlar.
Allah aşkına böyle siyaset olur mu? Mızıkçılık yaparak, kaçarak, saklanarak, işi yokuşa sürerek bu ülkeye hizmet edilir mi? Muhalefet demek her şeye karşı çıkmak, her şeye itiraz etmek midir? Şu hakikati açık ve net ifade etmek durumundayım; muhalefet samimi çağrılarımıza kulak tıkasa da siviller eliyle yapılmış demokratik, kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasa ihtiyacımız var. Yeni anayasa, Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Bu yönde atılacak bir adım Türkiye Yüzyılı hedefimize daha kolay, daha hızlı ulaşılmasını sağlayacaktır."
"Meclis'in kendisinden bekleneni özellikle yerine getirmesini ümitle arzu ediyoruz"
Yeni anayasa konusunda, Meclis'teki partilerin çoğunun ilk dört madde başta olmak üzere pek çok hususta hemfikir olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın da yeni anayasa iradesi zaten güçlüdür, diridir, dinamiktir. Son yılların en çoğunlukçu aritmetiğine sahip 28'inci Dönem'de Meclis'in kendisinden bekleneni özellikle yerine getirmesini ümitle arzu ediyoruz. İnşallah böylece evlatlarımıza daha özgür, daha müreffeh ve güçlü bir ülke bırakma ülkümüze biraz daha yaklaşmış olacağız. Bu süreçte Muğla'nın iş dünyasıyla, sivil toplumuyla, kanaat önderleriyle bizim yanımızda olması çok ama çok önemlidir. Rabbim şimdiden işlerimizi kolaylaştırsın diyorum."


