Denizli Kitap Fuarı kapsamında 24 Ekim 2026 tarihinde Derleniş Yayınları tarafından düzenlenen “Neden İkinci Kuvayımilliye?” başlıklı söyleşide, Cumhuriyet’in kazanımları ve Türkiye’nin geleceği ele alındı. Söyleşide, Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel mirasından hareketle günümüzün ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Tacettin Çolak: “Ulusal Kurtuluş, Toplumsal Kurtuluşla Taçlandırılmalı”
Söyleşide konuşan Avukat Tacettin Çolak, Türk milletinin emperyalizme karşı verdiği Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel önemine dikkat çekerek, Cumhuriyet’in kuruluşuyla elde edilen kazanımların korunması gerektiğini vurguladı.
Çolak, “Birinci Kuvayımilliye’nin başardığı ulusal Kurtuluş Savaşı’nı toplumsal kurtuluşla taçlandırmak gerektiğini” belirterek, Türkiye’nin yeniden güçlü bir bağımsızlık ve toplumsal dayanışma anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bölgesel gelişmelerin etkisine açık hâle getirilmeye çalışıldığını ileri süren Çolak, ekonomik ve siyasi baskılara karşı laiklik, ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık ilkeleri etrafında mücadele edilmesi gerektiğini savundu.
Bu amaçlarla “İkinci Kuvayımilliye Hareketi”ni başlattıklarını açıklayan Çolak, Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümünde anlamlı bir buluşma gerçekleştireceklerini duyurdu.
Çolak, 29 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Ankara’da Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binası önünde toplanacaklarını, ardından Anıtkabir’e giderek Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret edeceklerini belirtti. Cumhuriyet’e ve bağımsızlık değerlerine sahip çıkmak isteyen herkesi buluşmaya davet etti.
Ömer Faruk Eminağaoğlu: “Cumhuriyet’in Temel Nitelikleri Hedef Alınıyor”
Söyleşinin bir diğer konuşmacısı hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu ise Türkiye’nin anayasal düzeni, laiklik ilkesi ve üniter devlet yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nı büyük yokluk ve yoksulluk içerisinde kazandığını hatırlatan Eminağaoğlu, bağımsızlık mücadelesinin Cumhuriyet’in kuruluşuyla tarihsel bir başarıya ulaştığını ifade etti.
Eminağaoğlu, emperyalist güçlerin Türkiye üzerindeki etkilerini sürdürmeye çalıştığını öne sürerek, geçmişten bugüne yaşanan siyasi gelişmelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
İktidarın politikalarını sert sözlerle eleştiren Eminağaoğlu, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak nitelendirilen düzenlemeye ilişkin de kaygılarını dile getirdi.
AKP’nin politikalarının demokratik ve laik Cumhuriyet anlayışıyla bağdaşmadığını ileri süren Eminağaoğlu, söz konusu düzenlemeyle ulusal egemenliğin ve üniter devlet yapısının hedef alındığını iddia etti.
Cumhuriyet’in temel niteliklerinin zaman içerisinde aşındırıldığını savunan Eminağaoğlu, Türkiye’nin bölgedeki bazı ülkelerde yaşanan siyasi ve toplumsal istikrarsızlıklara benzer süreçlere sürüklenmemesi gerektiğini söyledi.

Eminağaoğlu, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda bağımsızlık, laiklik, hukuk devleti ve ulusal egemenlik ilkeleri üzerine kurulu bir devlet anlayışını temsil ettiğini vurguladı.
“Mücadelemiz Hukuk ve Demokrasi İçerisinde Olacak”
Eminağaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinin korunmasının tüm yurttaşların ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek, mevcut siyasi gelişmelere karşı demokratik ve hukuki yollarla mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Halkın meşru ve demokratik haklarını kullanarak Cumhuriyet’in kazanımlarını savunacağını dile getiren Eminağaoğlu, “İkinci Kuvayımilliye Mücadelesi” olarak adlandırılan hareketin bu anlayışla yürütülmesi gerektiğini savundu.
Cumhuriyet’in 103. Yılında Ankara’ya Davet
Denizli Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen söyleşide, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü öncesinde ulusal bağımsızlık, laiklik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin önemi bir kez daha gündeme taşındı.
Konuşmacılar, 29 Ekim’de Ankara’da yapılacağı açıklanan buluşmanın Cumhuriyet’in kuruluş değerlerine sahip çıkma açısından önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti.
Söyleşi, Cumhuriyet’in geleceği ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerin ardından, yurttaşlara yapılan demokratik katılım çağrısıyla sona erdi.




