İzmir’deki konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, tehdit edilmesine rağmen hükümet kanadından kimsenin ses çıkarmadığını söyledi. “Türkiye’de benim tehdit edilmemde hükümetin vaziyet alması gerekirken, hareket etmemelerinden şikâyetçiyim. Bir kişi tweet atarken, biri bir kelam serf ederken evinden alınıyor, konuşan bir siyasi parti genel başkanı olup olmadığına bakılmaksızın tutuklanıyor. Ama bana gelen tehditlere karşı kimse ağzını açmıyor, kılını kıpırdatmıyor” diye tepki gösterdi.

Haber Ekspres Gazetesi’nden Turgay Kılıç’ın haberine göre, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bir dizi ziyaret için İzmir’e geldi. Partililer ve iş dünyasıyla buluşan Dervişoğlu’nun son rotası İzmir İktisat Kongresi’ndeki ‘İyilerin İzmir Buluşması’ etkinliği oldu.

‘İyilerin İzmir Buluşması’ etkinliğine İYİ Parti’den Teşkilat Başkanı Hasan Toktaş, TBMM’den Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, TBMM Kâtip Üyesi Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İl Başkanı Ülkü Doğan, İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı katıldı.

Dervişoğlu, burada yaptığı konuşmada tehdit edilmesine rağmen hükümet kanadından kimsenin ses çıkarmadığını söyledi. “Erdoğan’ın her söylediği kanun gibi algılandı ve her söylediğine karşı çıkan olmadı. İmralı’ya heyetler gitti, kimse ses çıkarmadı. Bunlara karşı ses çıkaran sizsiniz ve bunlara karşı tek haykıran benim. Bunların hepsinin sistemden kaynaklandığını bilmiyorum, Türkiye’de ilk kurtulması gereken şey Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diye tarif edilen ve bu ceberut olarak nitelenen sistemdir” diyen Dervişoğlu, şunları dile getirdi:

“Parlamenter demokratik sistem için çaba sarf eden siz İzmirlilerden başka kimse kalmadı. Bu konuda kalbinizdeki sesi olmak da Müsavat Dervişoğlu’na düştü. Bunun için tehdit ediliyorum. Türkiye’de benim tehdit edilmemde hükümetin vaziyet alması gerekirken hareket etmemelerinden şikâyetçiyim. Bir kişi tweet atarken, biri bir kelam serf ederken evinden alınıyor, konuşan bir siyasi parti genel başkanı olup olmadığına bakılmaksızın tutuklanıyor. Ama bana gelen tehditlere karşı kimse ağzını açmıyor, kılını kıpırdatmıyor. Bugüne kadar kimseye şikâyet davası açmadım. Ben TBMM’de grubu olan ve milyonlarca bulunan bir partinin genel başkanıyım. Bu konuda Cumhurbaşkanının ise bu konuda bir vaziyet alması gerekiyor. Adalet bakanı grup başkan vekilliğimden mesai arkadaşım. Bir hareketlilik başlatmalı, vaziyet alması lazımken hiç kimse kılını kıpırdatmıyor. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı Mustafa Kemal Atatürk, Hasan Tahsin gibi baş kaldırıyorum. Bunlar bu tehditlere karşı bizleri susturabileceklerini sanıyorlar. Dervişoğlu’nun susmasıyla sizlerin de susmalarını bekliyorlar. Benden susmalarını bekliyorlarsa havalarını alırlar, yanılıyorlar. Biz ülkenin gerçeklerini konuşmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin hükümetin yarattığı yapay gündem tartışmalarında boğulmalarına izin vermeyeceğiz.”

“Suskunluk var”

Ülkede bir “suskunluğun olduğuna” değinen Dervişoğlu, “STK ile görüşmeye gittiğimizde bir etrafına bakıyor, gazeteci var mı yok mu diye bakıyor ve ’konuşabilir miyiz?’ diyerek soruyor. Konuşmaktan çekinen bir toplum var ve konuşma isteyenler de tedirgin durumda. Türkiye’de insanların baskılandığı, susturulduğu, adalet duygusunun zedelendiği bir dönemdeyiz. Bu sisteme kimisi ceberut diyor. Bu yönetime bakılarak doğru bir iş yapılmadığına da şahitlik ediyoruz. Kötü işlerinden kaynaklı olumsuzluklar yaşanıyor madem, durumdan vazife çıkarıp vaziyet çıkaracak bir tarihi sorumlulukla karşı karşıyayız. O yüzden insanlarımıza gidip ‘korkma’ diyerek konuşmasını sağlıyoruz” dedi.

Babacan’dan İmamoğlu kararı sonrası sert tepki
Babacan’dan İmamoğlu kararı sonrası sert tepki
İçeriği Görüntüle

“Erdoğan gidecek, millet gelecek”

Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdiği konuşmasında “Askeri vesayet gitti, FETÖ belası geldi. Bu beladan kurtulma niçin de yargı girdabından kurtulmak zorunda kaldı. Eskiden sendin Recep Tayyip Erdoğan, yeni olan da biziz. Buradan söylüyorum, bu millet gelecek ve Tayyip Erdoğan’ vesayetinden de kurtulacaktır. CHP’deki ön seçim tartışmaları, Cumhurbaşkanı adayı kim olacak tartışmaları, CHP’deki kongre, ön seçim tartışmaları, CHP’de aday olmayan binin diploma tartışmaları gibi gündeme baktığımda; Erdoğan da siyasi aklını yitiriyor mu diye endişe etmiyor değilim. Normalde çocuğunuzun diplomasının olmadığını gördüğünüzde, Tayyip Erdoğan’ın diploması olmadığı konuşulmaması gerekmez miydi? Diploma deyince de akla Erdoğan geliyordu, şimdi de başkalarının diplomaları üzerinden ülkede bir tartışma yaşansın, tuzak kurulsun, siyaset bir oyun kursun herkes ise iktidarın kurduğu oyunun peşinden gitsin istiyorlar. Biz İYİ Parti’ler, oyun kuranların oyununu bozmak için buradayız. Tek adamın söylediği kanundur diye bakarak meseleye onların kurduğu tuzaklara düşmeyeceğiz. Ayrıca çalışırken çiftçiyi batar hale getirdiğiniz, hiç mi utanmıyorsunuz. Her gün bu ülkede kadınlar ölüyor, çocuklar tacize uğruyor. Devletin devlet olma vasfını yerine getiremiyorsunuz. Türkiye’nin yapa tartışmalarının hiçbirinde İYİ Parti olarak alet olmayacağız, ekonomiyi, çiftçiyi, üretimi, gençleri ve ülkenin gerçeklerini konuşacağız” ifadelerini kullandı.

“Konuşan İzmir“

Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, “Hep güzelliklerle anılan bir memleketin sevgisiyle ve o memleketin oluşturduğu güzel sosyal iklimle yine o kentin kolektif değerleriyle yetiştik. İzmirli olmak farklı bir duygu ve ayrıcalık. İzmir’de su içmek, ekmek kazanmak farklı bir bakış açısıdır. İzmirli olup da İzmirlilerle kucaklaşmak da ayrı bir güzellik. Bu parti İYİ Parti, aslında bir İzmir partisidir. İzmir gibi birbirini seven ve güvenen, omuz verenlerin partisidir. Daha bu parti kurulmadan önce verdiğimiz hukuk ve demokrasi mücadelesinin ateş burada yakıldı. Referandum sürecinde tr tek adamlığına doğur evrilmesinde Gündoğdu Meydanı’nda halkla buluşulan yer İzmir’dir. Yeni bir parti kuruluşuna önderlik etmesinin gerektiğini yerin ilk adının söylendiği yerdir İzmir’dir. Sizler, ülke için yeni bir gelecek kazandırdınız” demesi üzerine katılımcıların sloganları ve söylemleri de sık sık Dervişoğlu’nun sözlerine kesti. Dervişoğlu ise, bu kesintilere ‘Konuşan İzmir’ diyerek karşılık verdi.

“‘Ben’ gitmiş, ‘biz’ gelmiş“

“Her yerde de söylediğim gibi buradan da söylüyorum: Tayyip Erdoğan ne ki, dünyaya kafa tutarım ben” diyen Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeter ki bu iradeyi birlikte oluşturmaya ve hedeflerimizi birlikte gerçekleştirelim. İYİ Parti, benim değil, sizindir. İYİ Parti’nin kuruluş harcında hepinizin emeği ve alın teri var. Benim de sizin kadar emeğim, alın terim var. Allah bana böylesi büyük bir ailenin önderi olma sorumluluğu yükledi. Ben o sebeple bu partinin kuruluşunda tarih sahnesinde yerini alabilmesi için her birinizin gücüne ve desteğine ihtiyacım olduğunu belirtmek isterim. Kimsenin emeğini yok saymıyorum. Sizler de hiç kimsenin emeğini saymamazlık yapmayın. Gidenlerle sorumuz yok. Ben emek gösterenlere saygı gösteriyorum ve onlara elimizi uzatırken bu partinin kuruluşunda emeği olan her kim varsa benim başımın üzerinde yeri vardır.  Parti kuruluşunda kimlerle birlikteysek iktidar yolunda da bizlerle beraber olmalarını isteriz. Bu partiye ben yoksam iyi parti yoktur nazarında yaklaşıp bu partiye zara vermek üzere birtakım planları ortaya dökmek değildir. Niyetlerinden emin olmaktır, asıl çabam. Siyasetin bir tarafından insan vardır. STK, kanat önderleriyle, esnaf odalarını, çiftçinin tarlasında, öğrenciyi okulda, emekçiyi tezgahında ziyaret ediyoruz ve kimse bizi göstermiyor, gazete ve kanalda yokuz. Biz ise kendimizi her gönle girmek üzere vatandaşın ayağına giderek kendimizi anlatabilir, tanıtabiliriz. Benim yapamadığımı ‘biz varız’ diyerek siz yaparsınız. İzmir’de ‘ben’ gitmiş, ‘biz’ gelmiş. Allah hepimize de yardımcısı olsun.”

“Cumhuriyet’i yıktırtmayacağız”

İYİ Parti Genel Başkan Dervişoğlu, “Kim doğru ve yanlış konuşuyor ortaya çıksın. Bunların yanlışlıkları da neye sebep oluyor anlatmaya imkânı bulalım. Bir taraf yeni Türkiye öteki de yeni devlet kuracağız diyor. Yenisinin kurulması için eskisinin yıkılması gerekiyor. Cumhuriyeti yıktırtmayacağız. Siyasi hayatımca bağırıp durdum. Bağırarak olmuyor, sindire sindire anlamalarını sağlamalıyız. Bunlar bu ülkeyi yıkmak adına, bu ülkeyi sindirme kadına, bu ülkeyi bastırma kadına uzuna bir zamandan beri çalışıyor. Bu milletin ve milletten Sevr’in, Mondros’un, kurutuluş savaşının sonunda kurulan büyük Cumhuriyet’ten intikam alıp hesaplaşmak istiyorlar. Bu millete doğru bir şekilde anlatmak mecburiyetimiz var. MKA’nın kurduğu TBMM’de Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettirmeyeceğiz, bundan herkesin bilmesini istiyoruz” dedi.

“Bu rejimden kurtulmanın reçetesi İYİ Parti’dir”

İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, kürsüye çıkarak bazı eleştirilerini sıraladı. Vekil Kırkpınar, “Adliyelerde iyi-kötü hukuk ve adalet vardı. Ama eksilen ve giderek de eksilemeye giden toplumsal huzur ve bunlara paralel olarak da toplumda büyük bir kutuplaşma meydan geldi. Bu yozlaşma ve sürekli ivme kaybeden toplumsal barışla birlikte ekonomideki kötü gidişin ayak sesleri de duyulmaya başladı. Tek adam rejimine karşı sağlam bir duruş sergileyerek mücadele ettik, bu rejime karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz. Çünkü eğer Cumhurbaşkanı adayını bugünden belirlemek istenirse bunun ise bir istişare olarak yapılması gerektiğinin hesabını yapmazlarsa kendi adaylarını kendileri 31 Mart için belirlemiş olacaklar. Bu tek adam rejiminden kurtulmanın tek reçetesi ve son kalesi İYİ Parti safları ve İYİ Parti’dir” diye konuştu.

“Umudun direnişidir”

İl Başkanı Ülkü Doğan, “İYİ Parti umudun direnişin adıdır. İYİ Parti, hikayesi olan bir partidir ve bu hikâye ‘Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet’ diyerek kararlılıkla ülkesi ve milleti için cesaretle mücadele eden iyi insanlar tarafından yazıldı. Bu salonda bu hikâyeyi yazan iyi insanlar var. İktidarın baskısının olduğu ve susturulmaya çalışılan iyi insanlar var. Bu mücadele azmimiz ülkenin karanlığını yok edip devam edecek. Bu bir bayrak yarışıysa; biz bu bayrağı ilk kurşun atan Hasan Tahsin’den devraldık. Bu bayrağı eğitim yuvası olması gerekirken teröristler tarafından terör yuvası haline getirilen eğitim yuvalarının olduğu ve şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’ndan devraldık. Bu bayrağı atanı için gözünü kırpmadan İzmir adliyesinde canını siper eden şehit edilen Polis Memuru Fethi Sekin’den devraldık. Ve bizler bu bayrağı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldık” şeklinde konuştu.

“Adaletsizliğin karşısında susmadık”

Av. İl Başkanı Doğan, ekonomik gidişatı da eleştirerek “Bu ülkede emekliler artık çürük meyve ve sebze toplayabilmek için geç saatleri bekliyorsa, gençler istikbali yurt dışında arıyorsa, kadınlar ve oyun oynaması gereken çocuklar istismar ediliyorsa bu düzeni yıkmaya çalışıp bunun da hesabını soracağız, sormaya devam edeceğiz. Bu mücadele bir ateşten gömlektir. Ama biz bu ateşten gömleği bilerek giydik. Adaletsizlik karşısında susmadık ve susmayacağız. Yorulmadık ve yorulmayacağız. Bir söz verelim, genel başkanımızın huzurunda. Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz ve biz iyi partiyiz” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi