Dün gece yatakta dönüp dururken gözlerini Bozo gibi tavana devirip “Bozo ölmedi, kalbimizde yaşıyor” diye mırıldandın değil mi? Doğruyu söyle dostum!

Resmen uykular firar etti! 20 Mayıs Çarşamba gecesi Yeraltı dizisinde Bozo’ya ateş edilmesi, bende resmen travma yarattı. Alt tarafı kurgusal bir karakter ama beynim “En yakın kankam pusuya düştü!” alarmı verdi.

Peki, bizi uykusuz bırakan bu kurgusal travmanın arkasındaki o acayip bilimsel gerçekler ne?

Parasosyal İlişki: Ayna nöronlarımız sağ olsun, Bozo ile karşılıklı çay içtiğimizi sanıp onu mahallenin abisi yaptık. Beynimiz kurgu ile gerçeği ayırt etmekte zorlandığı için de vurulunca da gerçek bir kayıp anksiyetesi ve akut yas süreci yaşadık.

Zeigarnik Etkisi: Beynimiz, ucu açık kalan “Öldü mü?” sorusunu kapatılamayan bir bilgisayar sekmesi gibi görüyor ve sabaha karşı seni “Öldü galiba!” diye uyandırıyor. (Uykuda bile çalışan arka plan uygulaması resmen! )

Kendi akrabasının “Nasılsın?” mesajına üç gün sonra görüldü atıp dönmeyen biz modern insanlar, dün geceden beri Bozo için sosyal medyada ağladık. Çünkü kurşun doğrudan dopamin mekanizmamıza sıkıldı!

Ameliyatsız, İlaçsız Reçete:
1. Dosya Kapatma Seansı: Kafanda “Uraz Kaygılaroğlu oyunculuğun kitabını yazıyor, onu diziden asla çıkarmazlar abi” diyerek o ucu açık dosyayı şimdilik zorla arşive kaldır ve rahatla.

2. Teori Diyeti: Sosyal medyadaki “Bozo aslında vurulmadı, kesin çelik yelek vardı” videolarını izlemeyi acilen bırak ve derin bir nefes al.

3. Yara Bandı Etkisi: Bozo’nun yarattığı o derin boşluğu önümüzdeki 3 ay boyunca seni hiç germeyecek hafif, bol kahkahalı sulu sit-com dizileriyle yamamaya çalış.

Dürüst olun dostlar; dün gece ateş etme sahnesinde sizin de kalbiniz sıkışıp uykularınız firar etti mi, yoksa “Alt tarafı dizi” diyebilen o taş kalplilerden misiniz?