Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalında yürütülen Türkiye’nin en köklü ve sürdürülebilir modeli olan Üçüncü Yaş Üniversitesi, yeni dönemine coşkulu bir başlangıç yaptı. EÜ Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleşen açılış dersine Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, EÜ Üçüncü Yaş Üniversitesi Yürütücüsü Prof. Dr. Sevnaz Şahin, EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu ile akademisyenler ve Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencileri katılarak bu heyecana ortak oldu. Açılış dersinde, öğrenmenin yaşı olmadığı bir kez daha vurgulandı.
Törende konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Ege Üniversitesi olarak bilimi toplumla buluşturma misyonumuzun en kıymetli halkalarından biri olan Üçüncü Yaş Üniversitemiz, 60 yaş ve üzerindeki bireylerin bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerini destekleyen öncü bir projedir. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren ve toplumsal yaşama aktif katılımı teşvik eden bu modelimiz, yükseköğretim kurumlarına ve yerel yönetimlere örnek teşkil etmektedir. Üniversitemizin bilimsel birikimini toplumsal faydaya dönüştüren bu yapıda emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor, yeni dönemin öğrencilerimiz için başarılarla dolu geçmesini diliyorum” dedi.
EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, “Ben de 401. öğretim üyesi olarak aranıza katıldım. Sizlere gen ve genetik hakkında, aslında bilmediğiniz bazı gerçekleri anlatacağım. En doğru hekimlik koruyucu hekimliktir. Bizlerin, hastalıklar henüz ortaya çıkmadan önce DNA yapımıza, yani genetik yatkınlığımıza göre önlem almamız gerekir. En etkili hekimliği ancak bu şekilde yapabiliriz. Hastalık oluştuktan sonra elbette müdahale ediyoruz ancak bu önlemler her zaman yeterli olmayabiliyor. Bu bakımdan sizleri bu konuda aydınlatmaya çalışacağım. İyi ki Egeli oldunuz, iyi ki burada buluştuk. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, çok teşekkür ederim” diye konuştu
Ömür boyu öğrenme vurgusu
Ege Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi Yürütücüsü Prof. Dr. Sevnaz Şahin, törende yaptığı konuşmada, 2016 yılında küçük bir adımla başlayan bu yolculuğun dev bir aileye dönüştüğünü ifade etti. Prof. Dr. Şahin, “2016 yılında yola çıktığımızda, merakın ve öğrenmenin ömür boyu sürdüğünü göstermek gibi bir hayalimiz vardı. Bugün binlerce öğrenciye ulaşmış, Türkiye’de bu alana öncülük eden referans bir okul haline gelmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Ege Geriatri Derneği ile kurduğumuz güçlü iş birliği sayesinde bu model, üniversite sınırlarını aşarak İzmir geneline yayıldı. Bilgiyi sevgiyle harmanlayan akademik kadromuz, öğrencilerimizin hayat tecrübesiyle zenginleşen eşsiz bir iklim yarattı” diye konuştu.
Sağlıklı yaşlanmada sosyalleşmenin önemi
Modern tıbbın ve geriatrinin sağlıklı yaşlanma kavramını yeniden tanımladığını belirten Prof. Dr. Sevnaz Şahin, asıl meselenin işlevselliği korumak olduğunu vurguladı. Sosyal izolasyonun beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Şahin, “Sağlıklı yaşlanmak artık yalnızca tansiyonun, şekerin dengede olması demek değildir; asıl mesele işlevselliği korumaktır. İşlevsellik ise bağımlı olmamak, öğrenmek, kararlar almak, uygulamak, ilişkileri sürdürmek ve topluma karışmak, katkıda bulunmaktır. Bilim bize çok net bir şey söylüyor: Sosyal hayattan kopmak ve yalnız kalmak, beyin sağlığımızın en büyük düşmanı. 2024 Lancet Raporu, izolasyonun demans üzerindeki doğrudan etkisini açıkça gösteriyor. İşte tam bu yüzden buradayız. Üçüncü Yaş Üniversitesi, bu izolasyonu bilgi ve sevgiyle yıkan en büyük gücümüzdür” dedi.
Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin başarısının arkasında güçlü bir gönüllülük esası olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Şahin, mezun öğrencilerin projeye olan katkılarına değindi. Şahin, “Mezun olduktan sonra bağını koparmayan, kayıt sürecinden ders organizasyonuna kadar her detayı sırtlayan gönüllü mezunlarımız, bu dayanışma ruhunun en güzel kanıtıdır. Onların vefası olmasaydı bu çarklar bu kadar kusursuz dönemezdi” diye konuştu.
“Sizler bizim pusulamızsınız”
Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Prof. Dr. Sevnaz Şahin yaşlı bireylerin toplum için birer rehber olduğunu belirterek, “Sizler amfilerimizin kapısından içeri adım attığınız andan itibaren buranın havası, rengi, ruhu değişiyor. Sizler burada sadece ders dinlemiyor; yılların emeğini, yaşanmışlıklarını, bilgeliğini ve o hiç solmayan hayat sevincini bu sıralara taşıyorsunuz. Gençler hızlı gidebilir ama rotayı bilen yaşlılardır. Sizler bizim pusulamızsınız. Amfilere taşıdığınız bu öğrenme coşkusu ve bitmeyen enerjiniz, biz akademisyenler için en büyük motivasyon kaynağıdır. Yeni akademik yılımızın sağlıkla, yeni keşiflerle ve sıcacık dostluklarla dolu geçmesini diliyorum. Yeni dönemimiz kutlu olsun” diyerek sözlerini noktaladı.





