Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB binasında düzenlenen Ege İhracat Buluşmaları toplantısında Türkiye ve kent ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürk, Türkiye’nin ihracat açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek ihracatçılara uygun ekonomi programının uygulanması gerektiğini söyledi.

Muhammet Öztürk Eib

MUHAMMET ÖZTÜRK: SON DÖRT YILIMIZ ENFLASYONLA MÜCADELEYLE GEÇTİ

Türkiye’nin pandemi döneminde önemli bir ihracat merkezi olarak öne çıktığını belirten Muhammet Öztürk, fırsatların kalıcı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Öztürk, son dört yılın büyük ölçüde enflasyonla mücadeleyle geçtiğini belirterek artık önümüzdeki fırsatlara odaklanılması gerektiğini söyledi.

Dünyanın yalnızca ucuz üreticiyi değil, yakın tedarikçiyi aradığını belirten Öztürk, bunun Türkiye için yeniden önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Lalapaşa'da 30 Ağustos coşkusu
Lalapaşa'da 30 Ağustos coşkusu
İçeriği Görüntüle

İhracatçının önünü görebildiği bir ortam istediklerini belirten Öztürk, Türkiye’nin dünyanın önemli pazarlarında rekabet etmeye hazır güçlü bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Öztürk, ihracatçıların enflasyon, faiz ve döviz kuru ile mücadele ettiğini belirterek sağlıklı bir ekonomi için büyümenin sağlıklı bir atmosferde gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.

Türk ihracatçısının Türkiye ekonomisinin yüzde 25’ini temsil ettiğini belirten Öztürk, ihracatın büyümeye katkı verebilmesi için çift haneli büyümenin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Emek yoğun sektörlerdeki istihdam desteklerinin 5 bin TL’ye yükselmesini beklediklerini belirten Öztürk, 2026 yılında tüm tarım ürünlerinde yüksek rekoltelerle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Öztürk, bu durumun fırsata dönüşmesi için ihracatçılara uygun programın uygulanması gerektiğini söyledi.

Ege İhracat Buluşmaları

TÜRKİYE’NİN İHRACAT HEDEFİNE DİKKAT ÇEKTİ

Muhammet Öztürk, geçtiğimiz pazar günü açıklanan Orta Vadeli Program’a ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Öztürk, OVP’de tek haneli enflasyon hedefinin iki yıl sonraya ertelendiğini gördüklerini belirtti. Yakın coğrafyadaki savaşların hedeflerde ciddi revizyonlara yol açtığını söyleyen Öztürk, önceki OVP’de enflasyon hedefinin yüzde 16 olduğunu, son hedefin ise yüzde 28 olarak açıklandığını ifade etti.

Enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden ekonomi politikalarının eş zamanlı uygulanması gerektiğini belirten Öztürk, Türkiye’nin ihracat hedefinin önemli olduğunu ve bu hedefin gerçekleştirilebilmesi için gerekli potansiyelin bulunduğunu söyledi.

ŞEREF OĞUZ: ENFLASYON ARTIK BİR SOSYOLOJİ HALİNE GELDİ

Toplantıda konuşan İktisatçı Dr. Şeref Oğuz ise açıklanan OVP’nin ardından enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesinin 2030’lara kaldığını savundu.

Oğuz, OVP’ye ilişkin değerlendirmesinde programın umudu erteleyen bir anlayışla hazırlandığını ileri sürdü. Türkiye’deki enflasyonun endemik olduğunu düşündüğünü belirten Oğuz, yaşanan sürecin kriz değil çürüme olduğunu savundu.

Enflasyonun ahlaki boyutuna da dikkat çeken Oğuz, enflasyonun artık bir sosyoloji haline geldiğini ifade etti.

HAKAN GÜLDAĞ: TÜRKİYE’NİN BİR ÇİN POLİTİKASINA İHTİYACI VAR

Gazeteci Hakan Güldağ ise ABD ile Çin arasında büyük bir hegemonya mücadelesi yaşandığına dikkat çekti.

Planlı ve programlı bir gidiş belirlenmesi halinde Türkiye’nin mevcut süreçten çıkabileceğini belirten Güldağ, dünyada işlerin ve ticaretin yön değiştirmeye başladığını söyledi.

Avrupa’nın Çin’e karşı “Made in EU” yaklaşımını gündeme getirdiğini, Çin’in ise Avrupa’nın otomobil yan sanayisini satın almaya başladığını ifade eden Güldağ, büyük bir mücadele yaşandığını belirtti.

Güldağ, bundan sonraki sürecin sermaye kontrollerine doğru ilerlediğini savunarak bunun liberal dünyanın ortaya koyduğu serbest dünyanın sonu anlamına geldiğini söyledi. Güldağ, Türkiye’nin bir Çin politikasına ihtiyacı olduğunu ifade etti.