Evliliğin en önemli şartları iletişim ve empati Evliliğin en önemli şartları iletişim ve empati

Susurluk ilçesinde oturan Cemile Karasu, 2 yaşında geçirdiği çocuk felci sonrası tedavi olmaya başladı. Tedavi sonrası sol elini kullanamaz hale gelen Karasu, 18 yaşında nakışa merak saldı. Tek eli ile yaptığı nakışı ilerletip, engeline rağmen hayata tutunan Karasu, 42 yaşında da meme kanseri oldu. Bu süreci 6 ayda atlatıp, kanseri yenen 2 çocuk annesi Karasu, şimdi gittiği atölyede hem çanta yapıyor hem de diğer kadınlara örnek oluyor.


'ÇOK GÜZEL, HARİKA GİDİYOR'


Susurluk Belediyesi Ömür Üreten Kadınlar Gelişim Atölyesi'ne giden Cemile Karasu, "3 ay önce bu kursa başladım. Kursa başlamadan 3 ay önce de çanta üretmeye başladım. Kendi kendime yapıyordum. Görümcem ile yapıyorduk. Bu kursa başlayınca işlerim daha da hızlandı. Şimdi maddiyata döndü. 18 yaşından beri sürekli nakış yapıyorum. En büyük engel; beyindeki engeldir. Buna çok inanan biriyim. Zaten çok büyük bir mücadele ile emekli oldum. Sonra da böyle bir işe başladım. Çok güzel, harika gidiyor. Kazancı da güzel. İnsanlar ürünlerimi tercih ettikçe çok mutlu oluyorum. Oğlum götürüp, satıyor" dedi.


'DOKTOR HASTASI'


Eşinin de kendisi gibi engelli olduğunu söyleyen Karasu, "Eşim engelini çok kompleks yapıyor. Çocuk felci geçirmiş. Ben de 2 yaşında çocuk felci geçirdim; ateşliyken yapılan iğne damarlarımda büzme yapmış. Doktor hatası. Çok büyük bir tedavi gördüm ama bu kadar olabildim. O benim gibi değil; ben her şeye daha açığım. Engellilere en büyük mesajım; yürüsünler, onları tutan bir şey yok" diye konuştu.


'KANSERİ DE 6 AYDA ATLATTIM'


Çanta yapma sürecinin kendisi için terapi olduğunu anlatan Karasu, "Bu işi hem maddiyat hem de kafamı dağıtmak için yapıyorum. El işi aldığım zaman onu da yapabiliyorum. Yatak örtüsü, kanaviçe onu da yapıyorum. Benim için zor olmuyor; alışkınım. Hiçbir işte zorluk yaşamıyorum. 2 yaşında bu hastalığa yakalandım, 42 yaşında da göğüs kanserine yakalandım. Onu 6 ayda atlattım. Çok erken bir evreydi. Kemoterapi, radyoterapi bunları çok çabuk gördüm. 2 defa ameliyat yaşadım. Baştan biyopsi oldum sonra büyük ameliyata girdim. Sağ göğsümdeydi. Kendim ile çok barışık bir insanım. Bunu doktorlarım da söyledi" dedi.


'ATÖLYEMİZİN DENİZ FENERİ' ​


Koordinatör Zeynep Özdek de Cemile Karasu'nun kurstaki diğer kadınlara ve kendisine örnek olduğunu belirterek, "Gerçekten çok yetenekli, her zaman enerjisi harika. Bazen en küçük şeyde bile demoralize oluyoruz. Ama Cemile Hanım da onu görmüyoruz. Tam tersi çok motive, hayata karşı bir engeli yokmuşçasına çanta üretiyor. Atölyemizdeki diğer kadınlar pozitif anlamda çok fazlası ile etkileniyor. Kendimden örnek vereyim. Bazen çok küçük detaylarda kaybolup, gereksiz yere kendimi üzen bir insanım. Ama bu tarz bir olaya şahit olduğumda; küçük şeylere takılmadan hayatın devam ettiğini, yılmamamız gerektiğini, engel sandığımız şeylerin aslında bizi daha çok güçlendirdiği gibi düşünceleri sayesinde kendime hatırlatıyorum. Atölyemizin deniz feneri diyebiliriz" diye konuştu.

Kaynak: DHA