Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9 Ekim 2026’da İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada küresel adalet sistemini, Birleşmiş Milletlerin işleyişini ve Gazze’deki gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, uluslararası toplumun Gazze’de yaşananlar karşısında yeterli tepki göstermediğini savunarak Türkiye’nin haksızlığa uğrayan insanlara sırtını dönmeyeceğini söyledi.
Zirvede uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi gibi başlıklar da ele alındı. Erdoğan, uluslararası barış ve güvenliğin adalet olmadan sağlanamayacağını ifade etti.
“Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir”
Uluslararası Adalet Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, ülkelerin hukuk sistemleri ve yasal düzenlemeleri farklı olsa da adalet anlayışının ortak bir temele dayandığını söyledi.
Adaleti, hak sahibine hakkının teslim edilmesi ve güçsüzün güçlü karşısında korunması olarak tanımlayan Erdoğan, hukuk sistemlerinde eşitliğin ve hakkaniyetin önemini vurguladı.
Erdoğan, uluslararası sistemin temel sorumluluklarından birinin küresel barış ve güvenliği sağlamak olduğunu belirterek bunun adalet olmadan mümkün olamayacağını dile getirdi.
“Mevcut sistem sürdürülebilir değil”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler sistemini temsil, işlev ve meşruiyet bakımından eleştirdi. BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisine sahip beş daimi üyenin belirleyici konumuna dikkat çeken Erdoğan, mevcut yapının adil ve sürdürülebilir olmadığını savundu.
Uluslararası anlaşmaların ve mahkemelerin kararlarının uygulanmasına ilişkin sorunlar bulunduğunu söyleyen Erdoğan, uluslararası hukuk ilkelerinin tüm ülkeler için eşit biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan ayrıca eğitim ve teknolojiye erişim, iklim krizi, gıda güvenliği ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler gibi küresel sorunlara değindi. Ülkeler ve toplumlar arasındaki ekonomik farklılıkların giderek açıldığını belirtti.
Gazze’de yaşananlara dikkat çekti
Konuşmasının önemli bölümünü Gazze’deki gelişmelere ayıran Erdoğan, bölgede çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini, okulların, hastanelerin ve ibadethanelerin zarar gördüğünü söyledi. Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini sert sözlerle eleştirdi ve uluslararası toplumun daha güçlü tepki vermesi gerektiğini savundu.
Erdoğan, 11 Ekim 2025’te yürürlüğe girdiğini belirttiği ateşkesin İsrail tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek ateşkes sonrasında da Filistinlilerin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını dile getirdi.
Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri ve Kudüs’teki kutsal mekânlarla ilgili gelişmelere de değinen Erdoğan, uluslararası hukuk ve yaptırım mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin attığı adımları sıraladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gazze konusundaki tutumunu anlatırken Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davaya müdahillik başvurusuna ve İsrail’le ticari işlemlerin durdurulmasına değindi. Erdoğan, Türkiye’nin bu adımlarla tutumunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Konuşmasında Gazze’de yaşananları uluslararası toplum açısından bir insanlık ve samimiyet sınavı olarak nitelendiren Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki yaklaşımını sürdüreceğini söyledi.
“Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama sırtını dönmez”
Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin haksızlığa uğrayan ve kendisinden destek bekleyen insanlara sırtını dönmeyeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Gazze’de yaşananlara ilişkin sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savunarak uluslararası sistemin adaletli olduğunun ancak bu süreç işletildiğinde söylenebileceğini dile getirdi.




