İzmir Büyükşehir Belediyesi(İZBB)'nin önceki dönem başkanlarından Cumhuriyet Halk Partili Yüksel Çakmur bir grup partiliyle birlikte partisinin İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Çakmur, ön seçim yapılması halinde 2024'ün mart ayında gerçekleşecek mahalli idareler seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olacağını açıkladı.

Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Aydın'dan 'Memleket İsterim' projesi Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Aydın'dan 'Memleket İsterim' projesi


Yerel seçimlerin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Çakmur, "31 Mart'ta bir yerel seçim olacak. Bu seçimin öneminin çok büyü. Bu seçimde bir kez daha Diyarbakır'a, Van'a, Muş'a, Mardin'e, Trabzon'a, Rize'ye, Edirne'ye, Ankara'ya, İstanbul'a bütün yaşayan yurttaşlarımın, özellikle kadınların hakları yönünden çok önemli bir seçime giriyoruz. Cumhuriyetin, adım adım laik, demokratik cumhuriyetin yıkılmakta olduğunu görüyoruz. Bütün bunları görerek tüm politikacı arkadaşlarıma sesleniyorum. Partili yöneticilerimize sesleniyorum. Lütfen koltuk kavgasını ve koltuk severliği Bırakın. Yurtsever olun. Bugünler yurtsever olma günleridir. Bırakın koltuk için dosya alma hevesinde kuyruk olmayı. Halka gidin. Halkla beraber olun. Üç tane kamerayla halka gidip esnafa gidip hayvancılara gidip gösteri yapmayın. Her gün sokaklarda olun” dedi.

BU KADAR MI GÜÇSÜZSÜNÜZ?

Genel seçimlerde yapılan ittifak üzerinden partisini eleştiren Çakmur, “CHP tabandan mı yönetilecek, tavandan mı yönetilecek? Halk bilmez. Örgüt bilmez. Üyeler bilmez. Eğer yönetenler dünden bugüne 30 yıldan beri ‘ben bilirim’ diyorlarsa ve dedilerse CHP'nin 13 defa mağlubiyetinde halksız demokrasi anlayışı, örgütsüz demokrasi anlayışı oldu. Ne zaman örgüte gittik? Ne zaman örgütle beraber olduk? O zaman iktidar olduk. Bu parti yüzde 46 oy almış bir partidir. İttifak da ittifak… Bu kadar mı zavallısınız? Bu kadar mı bedbahtsınız? Bu kadar mı güçsüzsünüz? Partiyi önce örgütten ve koparıyorsunuz. Yalnızlaştırıyorsunuz. Ondan sonra diğer yedi tane partiye gidiyorsunuz. Ve şimdi bile ‘Aman ve biz birleşelim. İttifak olursak kazanacağız...’ Kendinize güveniniz yok mu? Ne kadar üzüntülü bir durum? O parti reddediyor bu parti reddediyor. Şimdi yaptığınız yanlışlıklar yüzünden o 39 milletvekili, anayasada oyları vererek rejim değiştirecek bir Türkiye yarattığında hiç mi vicdanınız sızlamayacak? Halkı unutmayalım. Yürürken demokrasiyi unutmayalım” diye konuştu.

"HİÇ Mİ DERS ALMADINIZ?"

CHP Genel Merkezi tarafından dile getirilen yerel seçimlerde aday belirlemede anket yöntemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çakmur, “Şu hale bakın! Efendim anket yapalım. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan halkın ve kurultayın önünde siz ön seçim vaadinde bulunduysanız ön seçimin tırnak içindeki tanımı bellidir. Şimdi bu yaşananın nerede demokrasisi var? Önce Mail yoklaması ondan sonra geldik son durağa, anket. Bu parti anket partisi mi? Kimse kimseyi kandırmasın. Politikacılar yalan söylemesin. Hepimiz bunun içindeyiz. Yeter! Yeter artık bu kadar halka söylenen yalanlar. Yalancı olmayalım. Doğru Söyleyelim. Mertçe, yiğitçe, dürüstçe doğruları söyleyelim. Çocuklarımıza kötü örnek olmayalım. Anketler yapıldı. Hiç mi ders almadınız? Anketlerin bir tanesi doğru çıktı mı? Milyarlar verildi anket şirketlerine. Hani yüzde 20 ile bizim Sayın Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı oluyordu. Şimdi o cumhurbaşkanlığı köşkünde kim oturuyor? O anketlerin bir tanesi doğru çıkmamış, milyarlar harcanmış, parti kasasından. Dönüyoruz, dolaşıyoruz yine anket diyoruz. Örgüt yok. Aklınızı başımıza toplayalım. 31 Mart'ı kaybedersek cumhuriyeti kaybederiz” ifadelerini kullandı.


"BEN BELEDİYEYİ ZENGİNLEŞME ARACI GÖRMEDİM"

Çakmur sözlerinin devamında ise "Bu altında yaşadığımız rejim, karanlık rejim, bu iktidarın yarattığı karanlık Rejim bizi karanlığa götürür. Aydınlığı savunacaksak, mutlak olarak örgütümüze güvenmeliyiz. Örgütümüze inanmalıyız. Örgütümüzle iktidara gelmeliyiz. Hesap genel başkanlara, genel merkezlere verilmez. Halkın içinden gelenler, halka mücadele vererek gelenler halka hesap verir. Atananlar da genel başkanları da genel merkezlere hesap verir. Biz genel merkez partisi, genel başkanların emrinde bir parti olmamalıyız. Halkın emrinde parti olmalıyız. Halkın gücüyle sonuç olarak hepinize sevgiler sunarken ben bir siyasi olarak değil bir siyasi olarak konuşmamaya çalışıp altmış yıldan beri ben siyasetin içindeyim. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara geldiği dönemlerde kamu görevlerini yapmaya çalıştım. İzmir'e hizmet etmeye çalıştım. Ama elimi kirletmedim. Vicdanımı kirletmedim. Ben belediyeyi zenginleşme organı görmediM. O şirketlerde bir kuruşun hesabını sora sora yürüdüm. Hiçbir kapitaliste hakkınızı kimseye yedirmedim" dedi.


"SONUNA KADAR"


Ön seçim çağrısında bulunan Çakmur, "Eğer halka gidilirse, bu seçimde ön seçim vaadinizi tutarsanız… Parti kimsenin mülkü değil. Oranın tek bir sahibi var. Örgüt. Genel merkezdekiler, genel başkanlar dahil. Hepsi kiracı. Malın sahibi örgüt. Bu partinin sahibi, üyeler. Eğer birini ön seçimde seçerseniz benim oyum onlara feda olsun. Büyük şehre şunu seçerseniz, benim oyum ona. Örgütün önüne sandığı koyun. Yeter bu koltuk severlik. Adamımı getireyim demeler. Kimse kimsenin adamı değil. Özgür insan, kimsenin adam Olmaz. Baş eğmez. Eğer sandık olursa… Şimdi cumhuriyet laiklik, özgürlük, demokrasi, büyük tehdit altında. Onun için sonuna kadar bu örgütle beraber. Eğer böyle bir seçim olursa bunun için varım, sonuna kadar varım. Eğer bu sandık olursa, eğer partinin içine demokrasi 30 yıldan sonra ilk kez girerse ben o koltuğu değil ama demokrasinin ve özgürlüğün hakkını tam olarak yaşamak ve yaşatmak için elbette ki ben sonuna kadar halkla beraber örgütle beraber varım" şeklinde konuştu. 

Kaynak: FATİH ÖZKILINÇ