Yatırım fonlarında yaşanan kriz sonrası siyasi tartışmalar sürerken, eski AK Parti milletvekili ve gazeteci yazar Şamil Tayyar ile gazeteci Fatih Selek’ten sürece ilişkin değerlendirmeler geldi. 2 Ekim 2026’da gündeme gelen açıklamalarda Tayyar, fon krizinin AK Parti’ye yönelik bir seçim operasyonu olduğu yönündeki yorumlara karşı çıktı; Selek ise Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu savundu.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 1 Ekim tarihli açıklamasına göre, tasfiye süreci devam eden fonlarda mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılara ara ödeme yapılacak. Her bir yatırımcıya her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere ödenecek ara ödeme tutarı 1 milyon TL’yi aşmayacak. SPK ayrıca 23 Eylül’de tasfiye kapsamındaki 131 fonda tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğunu açıklamıştı.

Fon krizinde siyasi tartışmalar sürüyor

Fon krizinin ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya da kendisi ve eşiyle ilgili borsa işlemleri konusunda ortaya atılan iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla partideki görevlerinden istifa etmişti. Kaya, soruşturmanın bağımsız ve sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için siyasi sorumluluk aldığını açıklamıştı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Erdoğan’ın istifa talebini kabul ettiğini duyurmuştu.

Bu gelişmelerin ardından fon krizinin AK Parti’ye yönelik bir seçim operasyonu olup olmadığı yönündeki yorumlar da gündeme geldi.

Şamil Tayyar: Komplo teorisiyle açıklanamaz

Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, söz konusu yorumlara katılmadığını belirtti.

Tayyar, “Fon vurgunu, AK Parti’ye bir seçim operasyonu muydu? Plan erken mi bozuldu?” şeklindeki değerlendirmelerin son günlerde gündeme geldiğini belirterek, yaşanan her olayın komplo teorileriyle açıklanmasının doğru olmadığını savundu.

Tayyar, sürecin doğrudan göz önünde yaşandığını ifade ederek, “Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı” dedi.

Fon krizinde adı geçen kişileri “finans dehası”, “yerli ve milli” olarak tanımlayan çevrelerin bulunduğunu söyleyen Tayyar, bu kişilerin zamanla kendi finansal güç alanlarını oluşturduğunu öne sürdü.

Tayyar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin bu süreçte göz ardı edildiğini savundu ve “Oyunu bozan Erdoğan oldu. Mehmet Şimşek ve Akın Gürlek bakanımız sahaya indi” ifadelerini kullandı.

Tayyar, bu adımların siyasi çevrelerdeki sorunlu yapıların dönüştürülmesinin önünü açtığını savunarak, sürecin devam etmesi gerektiğini belirtti.

Tayyar ayrıca, yaşanan gelişmelerden memnun olmayan kesimlerin bulunabileceğini ifade ederek, fon krizinin “gizemli senaryolarla” açıklanmaması gerektiği görüşünü dile getirdi. Tayyar’ın açıklamaları 2 Ekim 2026’da kamuoyuna yansıdı.

Fatih Selek: Türkiye bir yol ayrımında

Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu'nda silah iddiası
Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu'nda silah iddiası
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Fatih Selek de fon krizinin Türkiye açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.

Selek, “Tarih affetmez. Fon krizi ülke için bir yol ayrımıdır” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin vurgun, yolsuzluk, kayırmacılık ve akrabacılıkla mücadele edip etmeyeceğini sorguladı.

Cumhurbaşkanlığı forsunda yer alan 16 Türk devletine atıfta bulunan Selek, tarih boyunca devletlerin kendi hataları nedeniyle yıkıldığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akrabacılık ve nepotizm tartışması

Selek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde önemli başarılara imza attığını savundu.

Ancak fon krizinde gündeme gelen isimler, fonlardan yüksek kazanç sağlandığı yönündeki iddialar, aile ve akrabalık ilişkileri ile belediyelere ilişkin çeşitli tartışmaların aynı anda gündeme gelmesini eleştirdi.

Selek, Türkiye’nin güçlenmeye ve savunma sanayisindeki ilerlemenin sürmesine yönelik beklentilerin bulunduğunu belirterek, bunun için “akrabacılık, hemşehricilik ve nepotizmin” bırakılması gerektiğini savundu.

Selek, fon krizinin hem AK Parti hem de Türkiye açısından bir yol ayrımı olduğunu düşündüğünü söyledi.

SPK’nın tasfiye süreci devam ediyor

SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, tasfiye sürecindeki fonlarda mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılara, tasfiye sonucunda hak kazanılacak nihai tutardan mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılacak.

Ara ödeme, her bir yatırımcı için her bir fon özelinde hesaplanacak ve 1 milyon TL ile sınırlandırılacak. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutarın tamamı, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılacak.

SPK’nın 23 Eylül tarihli açıklamasında ise 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildiği ve bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğu belirtilmişti.

SPK ayrıca 18 Eylül’de yatırım fonlarına ilişkin rehber düzenleme sürecine dair açıklamasında, bazı fonlarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin gözlemlendiğini ve düzenlemelerin yatırımcı tasarruflarını koruma, manipülasyon imkanlarını sınırlandırma ve şeffaflığı artırma amacı taşıdığını bildirmişti.

Kaynak: Haber Merkezi