İzmir’in Konak ilçesinde, Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın yoğun sokakları arasında yer alan Hacı Mahmud Camii’nin haziresi, kentin geçmişinden izler taşıyan 38 mezar kitabesine ev sahipliği yapıyor. 18. ve 19. yüzyıllara ait taşların bulunduğu hazire, 847 ve 848 sokakların köşesindeki caminin hemen yanında günlük yaşamın içinde varlığını sürdürüyor.

Bugün Kemeraltı’na gelen ziyaretçilerin bir bölümünün fark etmeden yanından geçtiği hazirede farklı dönemlere ait mezar taşları bulunuyor. Tarihi kitabeler, çevresindeki dükkanlar, iş yerleri ve günlük yaşamın diğer unsurlarıyla iç içe bulunuyor.

Hacı Mahmud Camii’nin avlusunda asırlık kitabeler: İzmir’in göbeğinde tarihe açılan pencere

EVLİYA ÇELEBİ’NİN DE SÖZ ETTİĞİ CAMİ

Hacı Mahmud Camii, Konak ilçesi Fevzi Paşa Mahallesi’nde 847 ve 848 sokakların köşesinde yer alıyor. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün aktarımına göre caminin geçmişinin 17. yüzyıla kadar uzandığı değerlendiriliyor. Bu değerlendirmede, Evliya Çelebi’nin İzmir’i anlattığı eserinde camiden söz etmiş olması da gerekçe olarak gösteriliyor. Caminin yanında geçmişte bir sübyan mektebinin bulunduğu da aktarılıyor.

Caminin banisi kaynaklarda Hacı Mustafa Efendi olarak geçiyor. Tarihi kayıtlarda yapı Hacı Mustafa Camii olarak anılırken, zaman içerisinde burada imamlık ve hocalık yapan Hacı Mahmud Efendi’nin adıyla tanındığı belirtiliyor.

Hacı Mahmut Camisi hakkında Visit İzmir’de yer alan bilgilere göre de yapının kesin inşa tarihine ilişkin kayıt bulunmuyor. Ancak 15 Ocak 1717 tarihli bir vakfiyede caminin adının geçmesi, yapının bu tarihten önce mevcut olduğuna işaret ediyor.

Whatsapp Image 2026 09 26 At 11.59.40

HAZİREDE 38 MEZAR KİTABESİ BULUNUYOR

Hacı Mahmud Camii’nin dikkat çeken bölümlerinden biri haziresi. Araştırmacı Necmi Ülker’in çalışmasına göre hazirede 21’i erkeklere, 17’si kadınlara ait olmak üzere toplam 38 mezar kitabesi bulunuyor. Ülker’in çalışması 1988 yılında yayımlanan “İzmir Hacı Mahmud Cami Haziresi’ndeki Mezar Kitabeleri” başlıklı araştırmaya dayanıyor.

Birbirine yakın ve girift biçimde yerleştirilmiş mezar taşları arasında farklı biçimlerde hazırlanmış şahideler, ayak taşları ve lahitler bulunuyor.

Hazirede dikkat çeken mezarlardan biri Kadri Paşa’ya ait mermer lahit. Kuzey tarafındaki mezarın ise eşi Üftade Hanım’a ait olduğu aktarılıyor.

Bir diğer dikkat çekici mezar, Ordu kâtiplerinden Mirliva Mesut Paşa’nın oğlu Mehmed Murad Bey’e ait. Bu mezarın şahide ve ayak taşlarının silindir biçiminde olduğu belirtiliyor.

Hacı Mahmud Camii’nin avlusunda asırlık kitabeler: İzmir’in göbeğinde tarihe açılan pencere-2

EN ESKİ KİTABE 1716-1717 TARİHLİ

Hazirede tarihlendirilebilen en eski örneklerden biri Ali Paşazade İbrahim Bey’e ait mezar taşı. Taşın üzerindeki tarih Hicri 1129, Miladi olarak ise 1716-1717 yılına karşılık geliyor.

Bu taş, caminin yapım tarihinin kesin olarak 1716 olduğu anlamına gelmiyor. Ancak yapının bu tarihten önce var olduğuna ilişkin önemli bir tarihsel ipucu oluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında da mezar taşının, caminin kuruluş tarihinin 1716'dan daha geriye götürülebileceğine ilişkin önem taşıdığı belirtiliyor.

Böylece bugün İzmir’in merkezinde, Kemeraltı’nın yoğun kent yaşamı içinde bulunan hazire, en az üç yüzyıl öncesine uzanan tarihsel izleri bir arada taşıyor.

MEZAR TAŞLARI ESKİ KABRİSTANLARDAN GETİRİLDİ

Hazirenin bir başka özelliği, buradaki mezar taşlarının tamamının aynı dönemde ve aynı yerde oluşturulmamış olması.

Araştırmalara göre İzmir’de 1933 yılından önce kaldırılan bazı eski kabristanlardan mezar taşlarının Hacı Mahmud Camii haziresine getirildiği belirtiliyor. Bu nedenle hazire, yalnızca caminin çevresindeki geçmişe değil, İzmir’de zaman içerisinde ortadan kaldırılan bazı eski mezarlıkların izlerine de ev sahipliği yapıyor.

BADANALAR YAZILARI KORUDU, GÖRÜNÜMÜ DEĞİŞTİRDİ

Haziredeki mezar taşlarının önemli bir bölümünün geçmişte defalarca badana yapıldığı aktarılıyor.

Bu işlemin taşların üzerindeki yazı ve süslemelerin korunmasına katkı sağladığı, ancak mermer kitabelerin okunmasını zorlaştırdığı ve taşların doğal görünümünü değiştirdiği belirtiliyor. Bazı mermer kitabelerin siyaha boyandığı da araştırma kayıtlarında yer alıyor.

Araştırmacı Necmi Ülker, hazirenin genel görünümünün düzensiz olduğunu ve düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor.

Bergama Yerlitahtacı’nda Roma izleri sit alanı oldu
Bergama Yerlitahtacı’nda Roma izleri sit alanı oldu
İçeriği Görüntüle

Hacı Mahmud Camii’nin avlusunda asırlık kitabeler: İzmir’in göbeğinde tarihe açılan pencere-3

ÜÇ ASIRLIK TAŞLAR GÜNLÜK HAYATIN İÇİNDE

Bugün tarihi mezar taşları, Kemeraltı Çarşısı’ndaki yoğun kent yaşamının tam ortasında bulunuyor. Hazirenin çevresinde dükkanlar, iş yerleri ve günlük yaşamın diğer unsurları yer alırken, tarihi taşların hemen yanında bir tuvalet de bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında hazirenin, 1933 öncesinde kaldırılan bazı İzmir kabristanlarından getirilen mezar taşlarını da barındırdığı belirtiliyor. Bu yönüyle alan, yalnızca bir cami haziresi olmanın ötesinde, İzmir’in farklı dönemlerinden kalan mezar taşlarının bir araya geldiği tarihsel bir alan niteliği taşıyor.

Hacı Mahmud Camii haziresi, Kemeraltı’nın merkezinde İzmir’in geçmişi ile bugünü arasında bir bağlantı oluşturuyor. Yüzyıllar öncesinden kalan kitabeler, yoğun yapılaşma ve günlük yaşamın ortasında kentin tarihsel hafızasından izleri taşımaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi