Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) İzmir Bölge Başkanlığı’nın geleneksel basın buluşmasının beşincisi gerçekleştirildi. Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, buluşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çakmak, gazetecilerin sorularını yanıtlarken bölgesel asgari ücret tartışmasına, sendikal örgütlenmeye, vergi adaletine, otoyolların özelleştirme gündemine ve Orta Vadeli Program’a ilişkin açıklamalar yaptı.
“BÖLGESEL ASGARİ ÜCRETE KARŞIYIZ”
Bölgesel asgari ücret tartışmasına değinen Çakmak, Türk-İş olarak bu uygulamaya karşı olduklarını söyledi.
Çakmak, “Bölgesel asgari ücrete karşıyız. Çalışma hayatını mahveder. Aynı standartlarda yaşıyoruz. Bingöl’de de Artvin’de de İzmir’de de kiralar yüksek. Yakıt fiyatları yine aynı. Kesinlikle karşıyız, gündemimize bile almıyoruz” dedi.
Asgari ücret konusunda beklentilerinin yüksek olduğunu belirten Çakmak, “Asgari ücret için üzerine ‘bi’tık’ diye isim koymuşlar. Beklentimiz yüksek, bunu tamamlasınlar sonra üzerine konuşuruz” ifadelerini kullandı.
“SENDİKALAR BİRBİRİNİN ALANINA GİRİYOR”
Çakmak, sendikal örgütlenmenin kolay olmadığını belirterek örgütlenme çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Özel sektörde ve sanayi bölgelerinde örgütlenmeye devam ettiklerini aktaran Çakmak, kamu sektöründe örgütlenme alanının kalmadığını savundu.
Çakmak, “Herkes birbirinin alanına giriyor ve bunu etik görmüyorum. Özel sektörde ve sanayi bölgelerinde örgütlenmeye devam ettik. Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
“İŞÇİLER EK MESAİ YAPMAK İSTEMİYOR”
Yeni yasama yılına ilişkin taleplerini de açıklayan Çakmak, vergi adaletine vurgu yaptı.
Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını istediklerini belirten Çakmak, emekçilerin maaşlarının yüzde 35’inin vergiye gittiğini söyledi.
Fazla mesailerden de vergi kesildiğini belirten Çakmak, vergi yükünün yüzde 40’lara kadar çıktığını ifade etti.
Çakmak, “Emekçiler fazla mesaiye vergi yüzünden kalmak istemiyor. Bu konuda bu yasama yılında topyekun bir mücadele yapacağız” dedi.
“İZMİR’DE ÖRGÜTLENİYORUZ, ANKARA’DAN DAVA AÇIYORLAR”
Sendikal örgütlenme sürecinde işverenlerin hukuki itirazları nedeniyle sorun yaşadıklarını belirten Çakmak, yetki süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çakmak, sendikaların yetkiyi bakanlıktan aldığını, işverenlerin ise itiraz ederek adli sürece başvurduğunu söyledi.
“İzmir’de örgütleniyoruz, Ankara’da dava açıyor ve dosyanın gelmesi 1 yıl sürüyor. Bu süreçte mobbing ve baskıya uğruyoruz” diyen Çakmak, İş Kanunu’nun yeniden düzenlenmesini istedi.
Çakmak ayrıca banka promosyonlarının herkes tarafından alınmasını ve bunun yasalaşmasını talep etti.
“OTOYOLLAR HALKINDIR”
Çakmak, otoyolların özelleştirme gündemine alınmasına da tepki gösterdi.
Otoyollarda Yol-İş Sendikası’nın örgütlü olduğunu belirten Çakmak, Türkiye genelinde 2 bin, bölgede ise 300 sendika üyesinin görev yaptığını söyledi.
Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’ın açıklama yaptığını belirten Çakmak, sendikanın alacağı kararı destekleyeceklerini ifade etti.
Çakmak, “81 ilde gereken mesajı vereceğiz. Derhal bu hatadan vazgeçilsin. Otoyolları sadece yol olarak görmeyin. Soframızdan giysimize kadar bu yollardan geçiyor” dedi.
Otoyolların özelleştirilmesinin ekonomik etkilerine de değinen Çakmak, “Otoyollar halkındır. Devlet yapacak ama birilerine satmayacak” ifadelerini kullandı.
Çakmak, otoyollarda görev yapan işçilerin durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, bu alandaki çalışanların kolay yetişmediğini söyledi. Otoyollardan geçen her şeyin insanların sofrasındaki ekmeğe yansıyacağını savundu.
“BİZ KATKI VERİRKEN YÖNETENLERİN DE KATKI VERMESİ GEREKİYOR”
2027-2029 dönemine ilişkin açıklanan Orta Vadeli Program’ı da değerlendiren Çakmak, programda büyümenin duraksadığı görüşünü dile getirdi.
Çakmak, “Bir an önce ülkenin enerji maliyetleri düşürülerek ve enflasyon canavarından kurtulunması gerekiyor. Hep birlikte çalışacağız, amacımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil” dedi.
“Biz katkı verirken yönetenlerin de katkı vermesi gerekiyor. Bizim gidecek bir yerimiz yok. Biz vergide adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÜÇ HARFLİ MARKETLER ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDE ENGEL”
Çakmak, özel sektördeki sendikal örgütlenme oranının yüzde 6 düzeyinde olduğunu belirterek market sektöründeki çalışanların durumuna dikkat çekti.
Market zincirlerinde 4,5 milyon çalışan bulunduğunu belirten Çakmak, bu çalışanların sendikal ve özlük haklarına kavuşması gerektiğini söyledi.
BİM’in depoları, taşımacılık ve diğer iş kollarının ayrı alanlara bölündüğünü savunan Çakmak, bazı çalışanların yaptıkları işlere göre farklı iş kollarında değerlendirildiğini ifade etti.
Sendikaların işyerlerine girmesini engellemek amacıyla hukuki süreçlerin kullanıldığını ileri süren Çakmak, “İzmir’de öyle hukukçular var ki Ayşe’yi Fatma, Fatma’yı Ayşe yapıyorlar” dedi.
Çakmak ayrıca İzmir’de BEGOS’ta bir sendika üyesinin bulunmadığını söyledi.



