Hazal Kaya, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdi. Kaya, ifadesinde Ahbap'a 120 bin lira bağış yaptığını belirterek, bağışının akıbetini öğrenmek istediğini söyledi.

HAZAL KAYA İFADE VERDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Hazal Kaya, İstanbul Adalet Sarayı'nda ifade verdi.
Ortaya çıkan savcılık ifadesinde Kaya, Haluk Levent ile 2020 yılında SMA'lı çocuklara yönelik yardım faaliyetleri nedeniyle telefon görüşmesi yaptığını ancak sonrasında yüz yüze ya da telefonla başka bir görüşmesi olmadığını söyledi.
"BABALA TV YAYININI GÖRÜNCE KENDİM GİTTİM"
Hazal Kaya ifadesinde, deprem döneminde yardım amacıyla hareket ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Deprem döneminde ben de her Türk vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim. O sırada Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı."
"AHBAP'A 120 BİN LİRA BAĞIŞ YAPTIM"
Kaya, ifadesinde deprem döneminde hamile olduğunu ve bu nedenle yaşananlardan derinden etkilendiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Ahbap'a 120 bin lira bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikâyet hakkımı gerekli olursa kullanacağım."
"BAĞIŞLARIMIZIN KUMARDA HARCANMASI ALÇAKÇA BİR HAREKETTİR"
Hazal Kaya, ifadesinin devamında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ahbap Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu. Geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum. Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularını suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir."

