Canım Kadın,

Hayat bir gemi gibidir. Rotanı belirlemek, fırtınalarda dümeni tutmak ve hangi kıyıya ulaşacağını seçmek senin sorumluluğundadır. Ancak bazen öyle insanlara yer verirsin ki gemini güçlendireceklerini düşünürken bir bakarsın, kendi yolunda ilerlemekte zorlanıyorsun.

Çünkü herkes seninle aynı yöne gitmek istemez. Herkes senin iyiliğini senin kadar önemsemez. Bazıları seni desteklerken bazıları kendi korkularını, öfkelerini ve çözümsüzlüklerini senin hayatına taşır. Hatta bazen senin ilerlemeni istemeyen biri, bunu açıkça söylemek yerine seni sürekli sorgulayarak, suçlu hissettirerek ya da cesaretini kırarak yapar.

Elbette her anlaşmazlık kötülük değildir. Her eleştiri kıskançlıktan, her uzaklaşma kötü niyetten kaynaklanmaz. Önemli olan, bir insanın hayatındaki varlığının sende nasıl bir etki bıraktığını ve davranışlarının zaman içinde neyi gösterdiğini fark etmektir.

İlişkilerde yalnızca sözlere değil, davranışların sürekliliğine de bakmalısın. Yanında olduğunu söyleyen biri zor zamanlarında da yanında mı? Başarılarını içtenlikle kutlayabiliyor mu? Sınırlarına saygı duyuyor mu? Onunla birlikteyken kendin olabiliyor musun, yoksa sürekli kendini açıklamak ve kabul ettirmek zorunda mı hissediyorsun?

Canım Kadın, birilerini kaybetmemek uğruna kendini kaybetme. Herkesi memnun etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarını susturma. Bir ilişkinin sürmesi için bütün yükü sen taşıyorsan, orada durup düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.

İnsan seçmek, insanları iyi ya da kötü diye sınıflandırmak değildir. Kiminle yakın olacağına, kime güveneceğine ve hayatının hangi alanında kime yer vereceğine bilinçli karar verebilmektir. Bazen mesafe koymak gerekir, bazen açıkça konuşmak, bazen de artık aynı yolda yürüyemediğini kabul etmek.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: GEMİNDE KİMLERE YER VAR?

Bugün hayatındaki ilişkilerden birini düşün. Bu kişiyle iletişim kurduktan sonra nasıl hissediyorsun? Kendini huzurlu, anlaşılmış ve güçlü mü; yoksa yorgun, yetersiz ve sürekli suçlu mu hissediyorsun?

Kendine şu üç soruyu sor:

- Bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?
- Sınırlarım ve ihtiyaçlarım karşılıklı olarak önemseniyor mu?
- Bu ilişkiyi sürdürürken kendimden neleri eksiltiyorum?

Cevaplarını dürüstçe değerlendir. Hemen bir karar vermek zorunda değilsin. Önce fark et, sonra ihtiyacını belirle ve gerekiyorsa küçük bir sınır koy. Unutma, sınır koymak birini cezalandırmak değil, kendine nasıl davranılmasını kabul ettiğini göstermektir.

DÜMENİ KENDİ ELİNDE TUT

Canım Kadın,

Senin hayatın, herkesin beklentilerini taşıyacağın bir liman değil. Sevmek, destek olmak ve fedakârlık yapmak güzeldir; ama bunlar kendinden vazgeçmek zorunda olduğun anlamına gelmez.

Kiminle yol alacağını seçemediğin anlar olabilir. İnsanların davranışlarını kontrol edemezsin, fakat kendi sınırlarını belirleyebilir, kararlarını gözden geçirebilir ve sana iyi gelmeyen bir ilişkide nasıl bir mesafe kuracağına karar verebilirsin.

Gemin senin hayatın. Herkesi taşımak zorunda değilsin. Seni anlayan, sana saygı duyan ve kendi yolculuğuna da emek veren insanlarla ilerlemekten korkma.

Çünkü bazen yolunu değiştirmek değil, yanında kimleri taşıdığını yeniden değerlendirmek gerekir. Kendini korumak bencillik değil; kendi hayatının sorumluluğunu almaktır.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da kendi gemisinde kime yer vereceğini yeniden düşünmeye ihtiyacı vardır.