Canım Kadın,
Bazı insanlar vardır; acılarını dinlersin, dertlerine ortak olursun, çıkış yolu bulabilmeleri için elinden geleni yaparsın. Bazen kendi ihtiyaçlarını erteler, kendi yorgunluğunu görmezden gelir, yeter ki karşı taraf iyi olsun istersin. Fakat bir süre sonra fark edersin ki sen herkesi ayakta tutmaya çalışırken kendi gücün tükenmeye başlamış.
Peki, neden bazı insanları kurtarmayı kendimize görev ediniriz?
Bazen bilinçaltımızda sevilmenin, işe yaramakla ya da birinin hayatını düzeltmekle mümkün olduğuna dair bir inanç taşırız. Bazen de çocukluğumuzda üstlendiğimiz sorumlulukları yetişkinlikte sürdürürüz. Başkalarının duygularını düzenlemeye, sorunlarını çözmeye ve hayatlarını yoluna koymaya çalışırken kendi ihtiyaçlarımızı ikinci plana atarız. Böylece yardım etmek, farkında olmadan kendimizi ihmal etmenin bir yoluna dönüşebilir.
Psikolojide başkasının sorunlarını sürekli üstlenmek, sağlıksız bir sorumluluk duygusuyla birleştiğinde hem kişiyi hem de ilişkiyi yorabilir. Çünkü destek olmakla birinin hayatının sorumluluğunu almak aynı şey değildir. Sen birine yol gösterebilirsin ama onun yerine yürüyemezsin. Onu dinleyebilirsin ama değişmeye hazır olup olmadığına sen karar veremezsin.
Canım Kadın, bir insanın sürekli mutsuz olması, her zaman senin daha fazla çaba göstermen gerektiği anlamına gelmez. Onun sorunlarını çözemedin diye başarısız değilsin. Sınır koyduğunda kötü biri olmazsın. Bazen en sağlıklı yardım, karşındaki insanın kendi sorumluluğunu üstlenmesine alan açmaktır.
Üstelik herkesin yaşadığı zorlukları aynı şekilde değerlendirmek de doğru değildir. Bazı insanlar gerçekten desteğe ihtiyaç duyar ve değişmek için çaba gösterir. Bazıları ise henüz değişime hazır değildir. Bu yüzden insanları yalnızca şikâyetlerine göre değil, davranışlarına, sorumluluk alma biçimlerine ve ilişkiye karşılıklı ne kattıklarına göre değerlendirmek önemlidir.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: SORUMLULUĞU YERİNE BIRAK
Bugün hayatında sürekli destek olmaya çalıştığın birini düşün. Ardından bir kâğıdı ikiye böl.
Bir tarafa “Benim sorumluluğum”, diğer tarafa “Onun sorumluluğu” yaz.
Kendi tarafına duygularını dürüstçe ifade etmeyi, gerektiğinde destek sunmayı ve sınırlarını korumayı ekle. Diğer tarafa ise onun kararlarını, seçimlerini ve kendi hayatıyla ilgili atacağı adımları yaz.
Sonra kendine şu soruyu sor: “Bu kişiye yardım ederken kendimden neleri eksiltiyorum?”
Cevabını yargılamadan oku. Bugün kendine ayıracağın küçük bir zaman belirle ve çözmek zorunda olmadığın bir sorunu hemen üstlenmeden önce dur. Yardım etmek istiyorsan bunu kendi gücünü tüketmeden, sınırlarını koruyarak yapmayı seç.
Canım Kadın, merhametli olmak güzeldir ama merhametin içinde sen de olmalısın. Başkalarının acılarını görürken kendi yorgunluğunu görmezden gelme. Sevmek, bir insanı ne pahasına olursa olsun taşımak değildir. Bazen yanında yürümek, bazen elini uzatmak, bazen de artık onun yerine sorumluluk alamayacağını kabul etmektir.
Herkesin hayatını düzeltmek senin görevin değil. Senin de yaşaman gereken bir hayatın, korunması gereken bir huzurun ve önemsenmesi gereken ihtiyaçların var.
Bugün kendine şunu hatırlat: “Ben destek olabilirim ama kimsenin hayatını tek başıma iyileştirmek zorunda değilim. Başkalarına gösterdiğim anlayışı kendime de gösterebilirim.”
Çünkü kendini korumak bencillik değil, sağlıklı bir ilişkinin ve sürdürülebilir bir iyiliğin temelidir.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de onun, herkesi kurtarmaya çalışırken kendini unutmaması gerekiyordur.