Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelilerin İBB’ye ait bazı dijital uygulamalar ve kurumsal sistemler üzerinden elde edildiği öne sürülen verilerle yurt dışındaki kişi ve yapılarla temas kurduğu iddia edildi. İmamoğlu ve Özkan’ın, 2019 yerel seçimleri sürecinde avantaj sağlamak amacıyla seçmenlere ait sosyal medya verileri ile belediye iç yazışmalarına eriştiği ileri sürüldü.

“Uluslararası destek sağlamak için casusluk” iddiası

Tutuklamaya ilişkin sulh ceza hâkimliği kararında, Ekrem İmamoğlu’nun “çıkar amaçlı suç örgütü elebaşı” olduğu iddiasına yer verildi. Kararda, söz konusu örgütün amacının yalnızca mali kaynak oluşturmak değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde uluslararası destek elde etmek için casusluk faaliyetleri yürütmek olduğu öne sürüldü.

Savcılığa göre, Necati Özkan’ın belediyelere ait çok sayıda veriyi “Ostin” adlı bir internet ortamına aktardığı, bu verilerin Hüseyin Gün aracılığıyla yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı kişilerle paylaşıldığı iddia ediliyor. Bu süreçte analiz ve raporlama yapılarak seçim stratejilerinin belirlendiği savunuluyor.

27 Ekim 2025 tarihli savcılık açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Ekim 2025’te yaptığı kamuoyu açıklamasında soruşturmanın kapsamına ilişkin dikkat çekici iddialar paylaştı. Açıklamada, İBB’ye ait “İstanbul Senin” uygulamasını kullanan yaklaşık 4,7 milyon kişinin kişisel ve konum bilgilerinin iki farklı yabancı ülkeye sızdırıldığı ileri sürüldü. Ayrıca 3,6 milyon kullanıcıya ait verilerin dark web üzerinden satışa çıkarıldığı, İBB Hanem modülü üzerinden ise 11 milyon kişiye ait sandık verilerinin sistem dışına aktarıldığı iddia edildi.

Savcılık açıklamasında ayrıca, “firari örgüt yöneticisi” olarak nitelendirilen Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketleri üzerinden naylon fatura düzenlendiği öne sürüldü.

Soruşturmanın dayanağı: Dijital materyaller

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, savcılık soruşturmanın temelini daha önce casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerin oluşturduğunu belirtti. Gün’ün çok sayıda yabancı istihbarat görevlisiyle irtibatlı olduğu ve bu kapsamda Necati Özkan ile “talimat verir nitelikte” görüşmeler yaptığı iddia edildi.

İddianamede gazeteci Merdan Yanardağ’ın da Hüseyin Gün ile “casusluk faaliyetlerine ilişkin yoğun temas” içinde olduğu, seçim sürecinde basın ayağının bu ilişkiler üzerinden organize edildiği öne sürüldü.

TCK 328/1 ne öngörüyor?

Soruşturma ve tutuklama kararlarına dayanak gösterilen Türk Ceza Kanunu’nun 328/1 maddesi, devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal ya da askeri casusluk amacıyla temin eden kişiler için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Gürlek: Suçluların peşini bırakmıyoruz
Gürlek: Suçluların peşini bırakmıyoruz
İçeriği Görüntüle

Davanın ilerleyen aşamalarında sanıkların savunmaları ve yargı sürecinde ortaya çıkacak yeni deliller kamuoyunun yakın takibinde olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ