Son bir yılda 8,3 trilyon dolarlık artış, borç seviyesinin pandemi sonrası “kalıcı yüksek” bir trende oturduğunu gösteriyor.
Borç yükünün yarısı iki ülkede toplandı
Rapor, dünya borcunun neredeyse yarısının sadece ABD ve Çin tarafından oluşturulduğunu gözler önüne seriyor.
• ABD, 38,2 trilyon dolarlık kamu borcu ile dünya toplamının %34,5’ini tek başına taşıyor. Borcun GSYİH’ye oranı ise %125 seviyesinde.
• Çin, 18,6 trilyon dolar ile toplam borcun %16,8’ine sahip.
• Japonya, borcun milli gelire oranında dünyada açık ara lider: %229,6.
Listede bu üçlüyü İngiltere, Fransa, İtalya, Hindistan, Almanya, Kanada ve Brezilya takip ediyor.
IMF verilerine göre Türkiye’nin kamu borcu yaklaşık 239 milyar dolar. Bu miktar küresel toplamın %0,21’i düzeyinde.
Sıralamada ilk 30 ülke içinde alt segmentte yer alan Türkiye, borcun GSYİH’ye oranı bakımından da uluslararası tabloya kıyasla daha iyi durumda.
Türkiye’nin kamu borcu, son verilere göre %33–35 bandında seyrediyor. Bu oran, ABD, Çin ve AB ülkeleri başta olmak üzere birçok büyük ekonominin oldukça altında.
IMF raporunda öne çıkan diğer başlıklar şöyle:
• Küresel borç pandemi dönemindeki zirvenin gerisinde olsa da 111 trilyon dolarlık seviyede kalıcı görünüyor.
• ABD’nin faiz giderleri son beş yılda neredeyse üç katına çıktı. 2035’te yıllık faizin 1,8 trilyon dolara çıkması bekleniyor.
• Çin’de borç artışının temel nedeni, emlak sektöründeki çöküş ve yerel yönetimlerin azalan arazi gelirleri.
• Fransa’da bütçe dengesi, son iki yılda art arda yapılan kesintilerle ciddi siyasi gerilimlere yol açtı; ülkede aynı dönemde beş başbakan değişti.
Uzmanlar, küresel borç dinamiklerinin dünya ekonomisinin geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Artan faiz maliyetleri, yaşlanan nüfus ve zayıflayan büyüme beklentileri nedeniyle ülkelerin borçla başa çıkma kapasitesinin sınandığı vurgulanıyor.
IMF’nin yeni raporu, ekonomik politikalarda sıkı para politikasının ve mali disiplin arayışının önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale geleceğinin sinyallerini veriyor.


