ddiaya göre inceleme, yaklaşık 2 santimetre uzunluğundaki bir saç örneği üzerinden gerçekleştirildi. Bu noktada yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için önemli bir ayrıntıya dikkat çekildi: Saçtan özellikle 2 santimetrelik bir kesim yapılmadı; alınan örnek zaten bu uzunluktaydı.
“Son iki aya işaret ediyor” değerlendirmesi
Yetkililerin verdiği teknik bilgilere göre, saç analizlerinde 1 santimetrelik bölüm yaklaşık 1 aylık süreyi temsil ediyor. Saçın ayda ortalama 1 santimetre uzadığı kabul edilerek yapılan değerlendirmede, köke yakın bölümün aralık, uç kısma denk gelen bölümün ise kasım ayına ait kullanım izleri taşıdığı öne sürüldü. Bu nedenle tespit edilen bulgunun, son iki ay içinde gerçekleşmiş olabileceği ifade edildi.
Kan ve idrarda neden bulgu çıkmadı?
Açıklamalarda, uyuşturucu maddelerin kanda çok kısa süreyle (yaklaşık 24 saat), idrarda ise ortalama bir hafta boyunca tespit edilebildiği hatırlatıldı. Bu nedenle kan ve idrar testlerinde herhangi bir sonuca ulaşılamadığı belirtildi.
Tırnak örneği konusunda ise Saran’ın tırnaklarının kesik olması nedeniyle yeterli miktarda numune alınamadığı, bu yüzden tırnak analizinden sağlıklı bir sonuç elde edilemediği kaydedildi.
Tahlilin güvenilirliği vurgulandı
İddiaya konu olan raporun hazırlanma süreciyle ilgili olarak da dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Buna göre:
• Saç örneği, kime ait olduğu bilinmeden incelendi
• Numuneler şifrelenmiş şekilde laboratuvara alındı
• Analizi yapan uzman ile raporu kaleme alan kişinin farklı kişiler olduğu belirtildi
• Sonuçların, kişinin kimliği öğrenildikten sonra değil, tamamen teknik veriler ışığında oluşturulduğu ifade edildi
Yetkililerin değerlendirmesine göre, bu yöntemler nedeniyle raporun hatalı olma ihtimalinin son derece düşük olduğu savunuldu.
İddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuyla ilgili resmi makamlar ya da Sadettin Saran cephesinden yapılacak açıklamalar merakla bekleniyor.





