“Bir Gün Uyanırsın… Sağlık Gider, Hayat Susar”
Sabah kalktığında ilk ne yapıyorsun?
Telefon mu?
Kahve mi?
Mesajlar mı?
Hiç aynaya bakıp kendine şu soruyu soruyor musun: “Ben gerçekten iyi miyim?”
İşte 7 Nisan tam da bu sorunun günü.Adı süslü: Dünya Sağlık Günü… Ama mesele süs değil.
Mesele şu: Sağlık varken fark etmiyoruz, gidince hayatın sesi kısılıyor.

Bir musluk gibi düşün…
Geçen gün bir dostumla sohbet ediyoruz. Dedi ki:“Abi, insan sağlığını su gibi harcıyor.” O an beynimde bir cümle çaktı: Bir gün musluğu açtığında su akmazsa ne yaparsın?
Panik.
Koşuşturma.
Çözüm arayışı.
Peki…Bir gün vücudun “ben artık yokum” dediğinde ne yapıyorsun? İşte biz o noktaya gelmeden hiçbir şey yapmıyoruz.

Bir kadının sessiz çöküşü…
Yıllar önce tanık olduğum bir hikâye; Adını vermeyeyim. 40’lı yaşlarında, gülen, herkese koşan bir anne. “Ben iyiyim” cümlesinin yürüyen hali. Ama aslında iyi değildi. Baş ağrıları vardı. Yorgunluk vardı. İçten içe çöken bir beden vardı.
Ama o ne yaptı?
Erteledi.
“Geçer…” dedi. “Yoğunum…” dedi. “Çocuklar var…” dedi. Sonra bir gün…Geçmedi. Teşhis konduğunda artık geç kalınmıştı. Doktorun söylediği cümleyi hiç unutmam: “Keşke biraz daha erken gelseydiniz…” Uyan okur uyan : Hayat bazen tek bir cümleyle kırılıyor.O cümleyi duymayı bekleme

Rakamlar yalan söylemez
Duyguyu anlıyoruz da;biraz da gerçekle yüzleşelim.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 41 milyon insan, önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de kalp-damar hastalıkları, ölümlerin yaklaşık %35-40’ını oluşturuyor. Kanser vakalarının büyük bir kısmı erken teşhis edilse yaşama şansı ciddi şekilde artıyor. Ama insanlar hâlâ doktora gitmeyi erteliyor.
Neden?
Çünkü insan garip bir varlık; Başına gelmeyeni gerçek saymıyor.
Danışanlarımda gördüğüm ortak cümle
Koçluk yaptığım insanlarda aynı cümleyi defalarca duydum:
“Ben hep başkaları için yaşadım…”
Bak bu cümle çok tehlikeli.
Çünkü sonunda şu geliyor: “Ve kendimi unuttum.”
Sağlık sadece beden değil.
Zihin.
Ruh.
Duygu.
Sen içten içe çöküyorsan…Vücut bir gün sana bağırır.
Önce fısıldar:“Yoruldum…”
Dinlemezsen bağırır: “Artık dur!”

Z kuşağına bir parantez…
Şimdi gençlere geleceğim.
Evet, siz hızlısınız. Evet, siz dijitalsiniz. Evet, siz başka bir çağın çocuklarısınız.
Ama bir şey söyleyeceğim: Sağlık, Wi-Fi gibi değil. Çekmeyince modem değiştiremezsin.
Gece 3’te uyuyup
Sabah 7’de kalkıp
Enerji içeceğiyle günü kurtarmaya çalışmak…
Bu bir yaşam tarzı değil. Bu bir yavaş yavaş sağlığı sabote etme biçimi.
Ama aynı gençler; İnan bana doğru yönlendirilirse mucizeler yaratıyor.

Geçen gün 17 yaşında bir çocukla tanıştım.
Spor yapıyor, beslenmesine dikkat ediyor, zihinsel gelişimine yatırım yapıyor.
Ahmet adlı bu genç arkadaş bulunduğu guruptan ayrılıp onlara duyurmadan dedi ki:
“Serdar abi ben 30’umda çökmek istemiyorum.” Neden bana böyle bir şey söylüyorsun dediğimde de o kadar samimiydi ki:”Serdar abi senin programlarını seyrediyorum…Hep bir mesaj vermek ve farkındalık için çabalıyorsun…Benim gibi milyonlarca genç var , seni anlıyoruz dedi…Çok sevindim. Bak bu cümle büyük bir umut.

Bir doktorun gözlerindeki yorgunluk
Bir hastanede röportaj yapıyorum.
Bir doktorla konuşuyoruz. Adamın gözleri yorgun ama sesi sakin.
Dedi ki:“Biz hastalıkla değil, geç kalınmışlıkla savaşıyoruz.”
Bu cümle var ya; duvara yazılır.
Hastalık çoğu zaman tek başına gelmiyor. Yanında ihmali getiriyor. Ertelemeyi getiriyor. Umursamazlığı getiriyor.

Sağlık sadece hastane değildir
Biz sağlık deyince ne anlıyoruz?
Hastane.
İlaç.
Doktor.
Hayır.
Sağlık şu: Sabah huzurlu uyanmak. Nefes alırken farkında olmak. Stresten boğulmamak. Kendine vakit ayırabilmek. Yani sağlık: Yaşadığını hissetmektir.

Bir günlüğüne düşün…
Hayal et…Bir günlüğüne:
Yürüyemiyorsun
Nefes almak zor
Başın sürekli ağrıyor
Uyuyamıyorsun
Ne değişir? Her şey. Şu an dert ettiğin şeylerin %90’ı anlamını yitirir.
Demek ki neymiş? Sağlık varsa dert var, sağlık yoksa hiçbir şey yok.
Biraz daha açık söyleyeyim.
Ama biz kendimizden kaçak neyi konuşuyoruz farkındamısın?
Dizilerde kim kimi öldürdü. Kim kime ihanet etti. Kim ne giydi Peki kim sağlıklı yaşıyor, kim kendine bakıyor… Bunu konuşuyor muyuz? Hayır. Oysa bir gün, rol model dediğimiz insanlar değişecek.
Ben inanıyorum. Bir gün ekranlarda: Sağlıklı yaşam hikâyeleri, mücadele eden insanlar kendini dönüştüren gençler izlenecek. Başta reyting az olur. Ama sonra…Kartopu gibi büyür.
Kendine dürüst ol
Şimdi sana soruyorum.
Son ne zaman check-up yaptırdın?
Son ne zaman gerçekten dinlendin?
Son ne zaman “ben iyiyim” dedin ve doğruydu?
Cevapların seni korkutuyorsa: İşte tam oradasın.

Küçük bir başlangıç yeter
Büyük değişimlere gerek yok.
Bugün:
10 dakika yürü
Bir bardak fazla su iç
Bir saat erken uyu
Kendine bir cümle kur:“Ben önemliyim.”
Bak bu cümle hayat kurtarır.
7 Nisan bir gün değil. Bir hatırlatma.
Hayatın sana fısıldadığı bir cümle: “Kendine bak çünkü başka sen yok.”
Ve ben tanıklık ettiğim onca hikâyeden sonra şunu net söylüyorum: Sağlık kaybedilince kazanılan hiçbir şeyin değeri kalmıyor. Ama sağlık korunursa hayat yeniden yazılıyor.

Bugün aynaya bak. Ve ilk kez gerçekten sor: “Ben iyi miyim?”