İzmir sel felaketleri, son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Saadet Partisi İzmir teşkilatı, yaşanan su baskınlarının doğal bir afet değil, uzun süredir devam eden ihmal ve altyapı yetersizliklerinin sonucu olduğunu açıkladı.
“Bu tablo yağmurun değil, ihmallerin sonucu”
Saadet Partisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kent genelinde sokakların göle dönmesi, alt geçitlerin suyla dolması ve çok sayıda ev ile iş yerinin zarar görmesinin yönetimsel bir krize işaret ettiği belirtildi.
Açıklamada, iklim krizinin etkilerinin uzun süredir bilindiği hatırlatılarak, kısa sürede düşen yoğun yağışlara karşı gerekli altyapı önlemlerinin alınmadığı savunuldu.
Altyapı ve dere yatakları eleştirisi
Parti açıklamasında, İzmir’de birçok bölgede yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının hâlâ birleşik olduğu, dere yataklarının yeterince ıslah edilmediği ve bazı alanların yapılaşmaya açıldığı ifade edildi.
Ayrıca altyapı yatırımlarının, artan nüfus ve şehirleşme hızının gerisinde kaldığı vurgulandı.
Merkezi hükümete kaynak dağılımı eleştirisi
Saadet Partisi, merkezi hükümetin de sorumluluğuna dikkat çekerek, afet önleme ve altyapı yatırımlarına ayrılan kaynakların yeterli olmadığını savundu.
Açıklamada, afet sonrası müdahalelerin önemli olduğu ancak asıl önceliğin felaketler yaşanmadan önce alınacak önlemler olması gerektiği kaydedildi.
Yerel yönetime yönelik değerlendirme
Yerel yönetimin de eleştirildiği açıklamada, her yoğun yağış sonrası aynı bölgelerde benzer manzaraların yaşanmasının yapısal sorunlara işaret ettiği belirtildi.
Betonlaşmanın arttığı, yeşil alanların ve geçirgen zeminlerin azaldığı, bu durumun sel riskini büyüttüğü görüşü dile getirildi.
“Saadet Partisi yönetiminde nasıl bir yaklaşım olurdu?”
Açıklamanın devamında, Saadet Partisi’nin yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Buna göre;
-
Afet risklerine göre uzun vadeli altyapı planlaması yapılacağı
-
Yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının ayrıştırılacağı
-
Dere yataklarının bilimsel esaslarla korunacağı
-
Yeşil alanların artırılacağı
-
Kamu kaynaklarının altyapı yatırımlarına öncelikli olarak ayrılacağı
ifadeleri kullanıldı.
Son mesaj: “İzmir sahipsiz değil”
Açıklamada, İzmir’in ihmale ve yönetim zafiyetine mahkûm olmadığı vurgulanarak, kentin daha güvenli ve dirençli bir yapıya kavuşması için konunun takipçisi olunacağı belirtildi.


