İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Genel-İş sendikası, ödemelerdeki gecikmeler ve işe iadelerin uygulanmaması nedeniyle yarım günlük iş bırakma eylemi yaptı. Başkan Cemil Tugay’a çağrı yapılırken, CHP sözcüsünün “DİSK-AK Parti birlikte eylem yapıyor” sözleri tepki çekti.
BÜYÜKŞEHİR İŞÇİLERİ İŞ BIRAKTI: GERİLİM TIRMANIYOR
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerde yaşanan ödeme ve “iade” krizi büyüyor. Belediye bürokratlarıyla yapılan görüşmelerden sonuç alınamayınca, Genel-İş İzmir şubeleri bugün yarım günlük iş bırakma eylemine gitti. Karar; İZENERJİ, İZELMAN, İZFAŞ, EGEŞEHİR ve İZTEK bünyesinde çalışan binlerce işçiyi kapsadı.
İŞÇİLER KONAK PİER’DE TOPLANDI
Sabah saatlerinde işyerlerine gitmeyen işçiler, ESHOT ve kritik birimlerde çalışanlar hariç Konak Pier önünde toplandı. Burada yapılan kısa açıklamalarda işçiler,
-
Maaşların taksitle ve gecikmeli yatırılmasını,
-
İade edildikleri halde aylarca boşta bekletilmelerini,
-
Ödeme krizinin çözümsüz bırakılmasını
protesto etti.
Kalabalık daha sonra sloganlar eşliğinde Kültürpark Basmane Kapısı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız”, “Hak Hukuk Adalet”, “Kurtuluş Yok Tek Başına” sloganları sık sık yükseldi.
SENDİKA: “BAŞKAN TUGAY MASAYA OTURMALI”
Basmane Kapısı’nda yapılan açıklamada sendika temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a seslenerek şu çağrıyı yaptı:
“Somut, bağlayıcı ve uygulanabilir bir ödeme takvimi açıklayın. İşçiler belirsizliğe ve gecikmelere mahkûm edilemez.”
“KABUL EDİLEMEZ”
Sendika başkanları, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul’un,
“DİSK-AK Parti birlikte eylem yapıyor”
şeklindeki sözlerine de sert tepki gösterdi.
Sendika, bu açıklamanın “emekçileri hedef göstermek” anlamına geldiğini belirtirken, “Taleplerimiz siyasetin değil, hakkımız olan emeğimizin mücadelesidir” ifadeleri kullanıldı.
İşçilerin iş bırakma kararının gerekçeleri şöyle sıralandı:
İade kararlarına rağmen işçilerin aylarca bekletilmesi tepkiye neden oldu. Maaşların taksitle ve geç yatırılması, işçilerin en kritik şikâyetleri arasında. İkramiye, gıda kartı, fazla mesai, eğitim yardımı gibi ödemelerin geciktirilmeden yatırılması talep ediliyor. Sendika, belediye yönetimi masaya oturup takvim açıklayana kadar eylemlerin sürebileceğini belirtti.
GÜL: İŞYERLERİNDE BASKI VAR
Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, tutanak baskısı altında alana çıkan işçileri selamlayarak başladı. Birimlerde sistematik baskı olduğunu belirten Gül, “Cemil Başkanın gözüne az gelmiş olabilir ama biz 4 gündür işyerlerimizde baskı ve tehdit altındayız. Çözüm masasının kurulması lazım. 4 gündür bir kişi bile bizi arayıp sormadı. ‘Yeni pozisyon veriyoruz, kabul etmiyorsunuz’ diyorlar. Ne işi verdilerse kabul ettiler. Havuzdaki arkadaşlarımız bugün ne iş verilirse yapacak durumda. Başkanı bürokratlar yanlış bilgilendiriyor. İş bir türlü elimize ulaşmıyor. Başkan ‘Belediyeyi batırmayacağım’ diyor. 350 arkadaşımızı işe alınca belediye batmaz. Tasarruf işçinin ekmeğinden olmaz. Bize farklı, başkana farklı sayılar veriliyor. Toplamda 370 arkadaşımız havuzda bekliyor. Bu sayıları bize bürokratlar veriyor. Siyasetin kurbanı olmak istemiyoruz. Biz hiçbir siyasetin yanında değiliz. Buca’da AKP’li meclis üyeleri geliyor, ‘Bunlar birlikteler’ diyorlar. Biz bugün alana çıktığımızda CHP ile defalarca mücadele ettik. Kalkıp bugün hak aradığımız bir yerde bizi AKP ile yan yana getirmek kimsenin haddine değildir. Eksiği kendilerinde aramaları gerekiyor. Buraya gelip bizi dinlemeleri gerekiyor. Dertlerimizi dinlemeleri gerekiyor. Adım atmazlarsa boşluğu bulup buraya girerler. Bizim yolumuz da yönümüz de belli. Başkana çağrıda bulunuyorum: Burada alacaklarımız var, gelin masayı kuralım ve uzlaşı içinde İzmir halkına hizmet edelim.” sözleriyle yönetimi diyaloga davet etti.
TOPAL’DAN 3 PARÇA TEPKİSİ
Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal, maaşların üç parçaya bölünmesine tepki gösterdi. “Dün akşam maaşların üçüncü taksidi yattı. Birçok arkadaşımızın evine tek taksitle faturalar geliyor. Sizin üç taksitle verdiğiniz maaşa karşılık neden faturalar üç taksitle ödenmiyor? Bankalar ve kurumlar bizden tek seferde ödeme alıyor. Üç taksitle maaş vererek yaşam hakkımızı elimizden alıyorsunuz.” diyerek uygulamanın yarattığı ekonomik sıkıntıyı anlattı. Topal, işçileri siyasi hedef haline getiren söylemleri de eleştirerek, “Bizi AKP’lilerle aynı kefeye koyuyorlar. Biz İmamoğlu için eylem yaparken tutuklandığımızda sizden kaç kişi tutuklandı da şimdi bize ahkâm kesiyorsunuz? Bizim derdimiz ekmeğimize sahip çıkmak. Siyasi düşüncelerinize bizi alet edemeyeceksiniz. Siyasi bir derdimiz yok; derdimiz geçinmek. Başkan ekonomik sıkıntıyı hissediyormuş; ekonomiyi hisseden biziz zaten. Ekonomik sıkıntıyı en çok emekçiler hissediyor. Bizi siyasi partiyle yan yana getiriyorlar; hiçbir şey bilmiyorsanız DİSK’in tarihini Google’a sorun. Sizin yaşınızdan daha büyük bir tarihimiz var.” ifadelerini kullandı.
CHP GRUBU SÖZCÜSÜNE TEPKİ
Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Serap Yılmaz, emekçilere yönelik siyasi ithamların kabul edilemez olduğunu söyledi. “Ben de Yağmur Hanım’a takıldım. Bugün orada oturuyorsan buradaki işçinin oyu ve emeği sayesinde oturuyorsun. İşçileri siyasi emellerinize alet etmeyin. Herkes siyasetini kendi yerinde yapsın. O sandalyede oturmakla olmuyor. Bu alana gelip burada yaşadıklarımızı göreceksin.” diyen Yılmaz, meclis üyelerini ve bürokratları sahaya inerek tabloyu görmeye çağırdı. Yılmaz, “Tüm meclis üyelerine sesleniyorum: Gelin işçinize sahip çıkın. Ayda üç kez meclise gidip konuşmakla bitmiyor bu iş; particilik bu değildir. Bürokratlara sesleniyorum: Gösterdiğiniz projelerin sahibi bu işçilerdir, gelin işçilerinize sahip çıkın. Milletvekilleri, siz de gelin işçinize sahip çıkın. Günlerdir sokaklarda koştururken küçücük bir odada DİSK’i eleştirmek kimsenin haddi değil. DİSK’in tarihini merak ediyorsanız söyleyin, kitaplarını getireyim.” dedi.
‘BU FİLMİ GREVDE GÖRDÜK’
Genel-İş İzmir 9 No’lu Şube Başkanı Sedat Kenar ise yaşananların kendilerine tanıdık olduğunu ifade etti: “Grevimizde bu filmi hatırlıyorum. Buca’da iki AKP’li meclis üyesi fotoğraf verdi diye, geçmişi mücadele dolu DİSK’i yan yana getiriyorlar. Meclis üyeleri yanımıza gelmiyor ya; bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Bir arkadaşımızın sıcak çorbasını içsinler, tabloyu görsünler.” Kenar, maaşların gecikmeli yatırılmasına tepki göstererek, “Maaş ne oldu da iki gün içinde çıplak yattı? Makul ve kabul edilebilir bir takvim istiyoruz. Borçlarımızı ne zaman ödeyeceğimizi bilmek istiyoruz. Ne iş verilirse kabul edeceğiz. Emeğin siyaseti olmaz, yalnızca onuru olur.” sözleriyle çağrıyı yineledi.
Genel-İş’in dört şubesinin ortak vurgusu, “diyalog ve çözüm” çağrısı oldu. Emekçilerin yaşadığı baskılar, ekonomik sıkıntılar ve siyasi tartışmaların gölgesinde sendika, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini masaya davet ederek, uzlaşıyla kentin hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesini istedi.