Haber Ekspres Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın özel haberine göre, son dönemde Türkiye’nin gümrük kapılarında, ülkeye sokulmak istenen virüslü domates tohumlarına yönelik art arda düzenlenen operasyonlar, tarım sektöründe büyük bir tehdidi gündeme taşıdı. 45 gün içinde toplamda 6 kez yapılan bu operasyonlar sonucunda, dünya çapında tarımı tehdit eden “benekli mozaik virüsü” ve “kahverengi buruşuk meyve virüsü” taşıyan tohumlar, Türkiye’ye girmeden geri gönderildi.

Kaçak Tohumlar Ve Yetersiz Denetimler Türk Tarımını Tehdit Ediyor (1)

Tarım tehdit altında

Virüslerin insana etkisi bulunmasa da, bu tohumlar ekildiği takdirde tarımda büyük zararlara yol açabilir. Ziraat mühendisleri ve sektör temsilcileri, kaçak tohumların ve yetersiz denetimlerin, ülke tarımını tehdit ettiğini vurgularken, yerli tohum üretiminin artırılmasının önemini belirtti. Her iki virüsün de tarımda en tehlikeli salgınlar listesinde ilk 5’te yer aldığı belirtildi.

Bitki virüsü

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, “Bu virüs insana etki edecek bir virüs değil. Bu bir bitki virüsüdür. Normalde tohum ithal edildiğinde garantisi verilerek getirilmesi lazım. Bunların elisa testi diye bir testi var. Bu bir virüsü tanıma testidir. Bunlar ithal edilen ülke tarafından yapılarak ve denetlenerek Türkiye’ye gönderilmesi gerekiyor. Gümrük’ten gelince de laboratuvarlarda test ediliyor. Ancak bizim asıl sıkıntımız kaçak gelen tohumlar. Bizde fidecilik ve sera sistemi var. Eskiden çiftçi kendi fidesini kendisi yapardı. Domates salçası üreten firmaların bile kendi fidelikleri olurdu. Şimdi ise fide üreten büyük seralar var. Oradan siz fidenizi alıp dikiyorsunuz. Böylelikle tek elden çıkan fidelerde virüs bulaşıklığı olduğu zaman o tarlaya gidiyor ve belli bir büyüklüğe geldikten sonra kırılmaya başlıyor. Virüs bulaşmış olan bitki direkt olarak ölüyor ve bunun hiçbir çaresi yok” açıklamasında bulundu.

Kaçak Tohumlar Ve Yetersiz Denetimler Türk Tarımını Tehdit Ediyor (4)

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme
Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme
İçeriği Görüntüle

Tohum işinin Türkiye’de tekelleştiğini vurgulayan Başkan Çakıcı, “Tohum işi maalesef Türkiye’de belli tekellerin elinde. Bunlar da açıkçası korunuyor ve çok bir denetim yok. Bu iş aslında daha çok denetlenmeli ve sık testler yapılmalı. Ticaret ve Tarım Orman Bakanlığı’nın laboratuvarları virüs testi yapan ama gündeme gelmeyen ve virüs bulaşmış tohumlar da oluyor. Domateste ise şu an bulaş durumu yok” sözlerini kullandı.

Biz üretmeliyiz

Kendi tohumumuzu üretmemiz gerektiğinin altını çizen Çakıcı, “Ata tohumları bize özgü yerel tohumlardır ancak çok verimli değillerdir. Bu yüzden ata tohumundan 200 kilo verim alınıyorsa diğerinden 1 ton ürün aldığımız tohum var. Eğer ata tohumlarını biz ıslah ederek geliştirebilirsek kendi tohumlarımızı verimli hale getirebiliriz. Yüksek verimli, çeşitli ve kaliteli bir tohum üretimimiz olsa ithal etmek durumunda da kalınmaz. Çeşit geliştirme ve ıslak konusuna yatırım yapılması lazım. Tarım sadece su, hava ve güneşten ibaret değil. Çok fazla girdi kullanılıyor” diye belirtti.

Kaçak Tohumlar Ve Yetersiz Denetimler Türk Tarımını Tehdit Ediyor (2)

Korkulacak durum yok

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak da “İzmir için korkulacak bir durum söz konusu değil. Ürünlerin hepsi zaten analize gidiyor. Zaten zehirli tohumlar ülkeye giremeden yakalanmış. Bizim topraklarımızda zehirli tohum ekimi yapılmıyor. Yetkililer sürekli denetimde. Korkulacak hiçbir şey yok” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ