Türkiye’nin geçmişte başörtüsü konusunda ağır bir sınav verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, yaşananlarda kendi sorumluluklarının da bulunduğunu ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmasını gündeme taşıdı. Devlet okullarında başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişine yönelik yasak iddiaları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, kadınların giyim tercihleri nedeniyle ayrıştırılmasına karşı çıktı.
Türkiye’nin geçmişte başörtüsü konusunda ciddi sorunlar yaşadığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu süreçte kendi taraflarının da sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Azerbaycanlılara seslenen CHP lideri, kadınların nasıl giyineceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye başörtüsü konusunda çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan’a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin.”
“Laikliğin güvencesi insan hakları ve demokrasidir”
Başörtüsü üzerinden kadınların açık ya da kapalı şeklinde sınıflandırılmasını doğru bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, laiklik ve özgürlük kavramlarına da değindi. İnanç konusunda hüküm verme yetkisinin insanlara ait olmadığını savunan CHP lideri, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir; insan hakları ve demokrasidir.”
Kılıçdaroğlu, insanların inançları üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkarak kimin ne kadar inançlı olduğunu yalnızca Allah’ın bilebileceğini söyledi. Bu kapsamda, “Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, kimse kullanamaz” ifadelerini kullandı.
DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN EKONOMİK GELİŞİM ÇAĞRISI
Konuşmasında Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki kentlerin ekonomik kalkınmasına ilişkin önerilerini de paylaşan Kılıçdaroğlu, bölgede istihdamın artırılması ve üretimin desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Cizre Organize Sanayi Bölgesi’ne doğal gaz hattı çekilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, bölgenin büyümesinin yeni iş olanakları yaratacağını ifade etti. Nusaybin Sınır Kapısı’nın açılması gerektiğini de savunan CHP lideri, bunun Mardin, Cizre, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Bölgede yaşayan vatandaşların eşit hizmet alması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ayrımcılığın sona ermesi ve toplumun huzur içinde yaşaması çağrısında bulundu. Okula gitmek isteyen ancak yol koşulları nedeniyle sorun yaşayan bir kız çocuğunun kendisine anlattıklarını da paylaşan Kılıçdaroğlu, eğitim imkânlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
“GAZETECİLER TUTUKLANMAMALI”
Basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularına da değinen Kılıçdaroğlu, gazetecilerin görevlerini yaparken özgür olmaları gerektiğini savundu. Medyada kendisinin de ağır eleştirilere maruz kaldığını belirten CHP lideri, buna rağmen gazetecilerin tutuklanmasına ve ev hapsine alınmasına karşı olduğunu ifade etti.
Gazetecilerin vatandaşların haber alma hakkı için çalıştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin tutuklanmasının demokrasiye zarar verdiğini dile getirdi.
Yargı bağımsızlığının önemine de dikkat çeken Kılıçdaroğlu, hâkimlerin kararlarını siyasi etkilerden uzak, vicdani kanaatleri doğrultusunda vermeleri gerektiğini belirtti.
AK PARTİ’YE GEÇEN BELEDİYE BAŞKANLARINI ELEŞTİRDİ
CHP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen belediye başkanlarını da hedef alan Kılıçdaroğlu, seçmen iradesinin önemine vurgu yaptı. CHP’ye oy veren vatandaşların tercihine saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasi parti değiştiren belediye başkanlarının tutumunu eleştirdi.
Kılıçdaroğlu, seçildikleri partiden ayrılarak başka bir partiye geçen belediye başkanlarının seçmenlerine karşı sorumluluklarını sorguladı. Yolsuzluk iddialarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan CHP lideri, temiz ve şeffaf belediyecilik anlayışının önemini vurguladı.
CHP’li belediye başkanlarının uyması gerektiğini söylediği yedi temel ilkeyi de hatırlatan Kılıçdaroğlu; ayrımcılık yapılmaması, hizmetin tüm halka sunulması, yoksul mahallelere öncelik verilmesi, yardımlarda insan onurunun korunması, mali disiplin, liyakat ve adaletli yönetim ilkelerini sıraladı.
ÇÖZÜM SÜRECİ İÇİN BARIŞ VE HUKUK VURGUSU
Türkiye’de barış ortamının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerinde CHP’nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu söyledi.
Kimliği, inancı ve yaşam tarzı ne olursa olsun herkesin huzur içinde yaşaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, silahların susmasının tek başına yeterli olmadığını belirtti.
CHP lideri, “Silahların susması, barış için yeterli değil. Hukukun konuşmaya başlaması lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.
Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısındaki açıklamaları, Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmasının yanı sıra Türkiye’de demokrasi, laiklik, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve toplumsal barış başlıklarını da gündeme taşıdı.



