CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında 11 yıl sekiz aya kadar hapis ve siyasi yasak istemli davanın duruşmasına katılma kararı aldı. Kılıçdaroğlu, “Ben oraya Cumhuriyet’e ve Atatürk’e bağlılık yemini ettiği için ihraç edilen genç teğmenler adına gidiyorum. Daha birkaç gün önce yoksulluktan yanarak can veren beş evladımızın hakkı için gidiyorum” mesajını paylaştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şikâyetinin ardından hakkında 11 yıl sekiz aya kadar hapis ve siyasi yasak talebiyle açılan davanın duruşması 22 Kasım Cuma günü Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak
Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda “11 yıl 8 aya kadar hapis ve siyasi yasak istemli davanın duruşmasına, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu katılma kararı almıştır. Savunma yapmaktan çok hesap sorulacağı, tüm yolsuzluk gerçekliğinin ispatlanacağı bilgisiyle... Hodri Meydan” dedi.
“Sevr’i yırtıp attığımız gibi emperyalistlerin kurduğu oyunu da bozacağız”
Söz konusu davanın 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarının ardından Kılıçdaroğlu'nun dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle açıldığı öğrenildi.
Kılıçdaroğlu da konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Duruşmaya yolsuzlukların hesabını sormak için katılacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Dostlar saflarınızı sıkılaştırın. Vatan ve millet düşmanlarına karşı Kuvâ-yi Milliye ruhunu tesis edeceğiz. Sevr’i nasıl parçalayıp yırtıp atıysak emperyalistlerin kurduğu bu oyunu da bozacağız; işbirlikçilerden kesinlikle hesap soracağız. Korkmayın birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Yanarak can veren beş evladımızın hakkı için gidiyorum”
Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda şu ifadeleri kullandı:
“BOP Eş Başkanı Erdoğan’ın açtırdığı hapis ve siyasi yasak istemli ceza davası nedeniyle savunma yapmak için 22 Kasım Cuma günü hâkim karşısına çıkacağım. Sevgili kardeşlerim; savunma yapmaya gidiyorum dedim ama sanmayın ki kendimi savunacağım. Ben oraya Misak-ı Milli için gidiyorum. Ben oraya Cumhuriyet’e ve Atatürk’e bağlılık yemini ettiği için ihraç edilen genç teğmenler adına gidiyorum. Daha birkaç gün önce yoksulluktan yanarak can veren beş evladımızın hakkı için gidiyorum. Bağımsızlığımız için kardeşliğimiz için ve geleceğimiz için gidiyorum. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele için kara paracılar ve çetecilerden hesap sormak için gidiyorum. Dostlar saflarınızı sıkılaştırın. Vatan ve millet düşmanlarına karşı Kuvâ-yi Milliye ruhunu tesis edeceğiz. Sevr’i nasıl parçalayıp yırtıp atıysak emperyalistlerin kurduğu bu oyunu da bozacağız; işbirlikçilerden kesinlikle hesap soracağız Korkmayın birlikte başaracağız.”




