CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Bolu’da düzenlenen milletvekili değerlendirme kampında yaptığı açılış konuşmasında fon krizi, tasarruf sahiplerinin mağduriyeti, geçim sıkıntısı ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulundu.
TBMM’nin yeni yasama yılı öncesinde düzenlenen CHP’nin milletvekili kampının ikinci gününde CHP Grubu’nun Değerlendirme Toplantısı’nda milletvekillerine hitap eden Kılıçdaroğlu, ülkenin temel sorunlarına çözüm önerileri sunmaları gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında ekonomi, yolsuzluk iddiaları, siyasi ahlak, yoksulluk, dış politika ve savunma başlıkları öne çıktı.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin ülkenin temel sorunlarına ilişkin çözüm yollarını anlatması ve halkın güvenini yeniden kazanması gerektiğini belirterek, partilerinin “ahlaki üstünlüğünü” koruyarak eleştiri ve çözüm önerileri getireceklerini söyledi.
“Biz artık ülkenin en temel sorunlarına değinmek, bu sorunların nasıl çözüleceğini anlatmak ve halkımıza güven vermek zorundayız” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin halka güveneceğini ve seçmene yalan söylemeyeceklerini ifade etti.
Kılıçdaroğlu ayrıca CHP’nin milli eğitim, dış politika ve milli savunmanın günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması ve devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini savundu.
FON KRİZİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Konuşmasının önemli bölümünü fon piyasalarındaki gelişmelere ayıran Kılıçdaroğlu, denetim mekanizmaları bulunmasına rağmen milyarlarca liralık işlemler üzerinden manipülasyon yapıldığını ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te yaptığı açıklamayı hatırlatarak, Şimşek’in bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini aktardı. Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 Kasım 2025 tarihli resmi sayfasında da Şimşek’in o günkü sunumuna ilişkin kayıt bulunuyor.
Kılıçdaroğlu, bu açıklamanın ardından gerekli önlemlerin alınmadığını savunarak, “Madem ki biliyordun, madem ki önlem alacaktın; neden bekledin?” diye sordu.
“Kim seni engelledi?” diye soran Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı’nın üzerinde görevini yapmasını engelleyen bir güç bulunduğu iddiasında bulundu ve bunun araştırılması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, fon krizinde kimlerin ne kadar para kazandığının da açıklanması gerektiğini belirterek, kamuoyunda 50 milyar liradan 100 milyar liraya kadar farklı rakamların telaffuz edildiğini söyledi. Bu rakamların kesinleşmiş bir tutar olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP olarak konunun takipçisi olacaklarını belirtti.
“DENETİM KURUMLARI NEDEN GÖREVİNİ YAPMADI?”
Kılıçdaroğlu, fon krizine ilişkin üçüncü sorusunun denetim kurumlarının görevlerini neden yerine getirmediği olduğunu söyledi.
Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul ve Takasbank gibi kurumların görevlerini neden yapmadığını soran Kılıçdaroğlu, Takasbank üzerinden bir fonun işlem görmesi için onay gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, bir firmanın Takasbank’tan izin almadan fonlarını işleme koyduğunu ve daha sonra ceza aldığını ileri sürerek, verilen cezanın 4 milyon 435 bin 27 lira 79 kuruş olduğunu söyledi.
Bu tutarın, kendi ifadesiyle milyarlarca liralık işlemlerin bulunduğu bir süreç açısından yetersiz olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, SPK ve ilgili kurumların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini dile getirdi.
“DÜNYAYI DAR EDECEĞİZ”
Kılıçdaroğlu, iktidarın yüz binlerce tasarruf mağdurunun mağduriyetini nasıl gidereceğini de sordu.
Tasarruf sahiplerinin mağduriyetinin kamu kaynaklarıyla karşılanması ihtimaline karşı çıkan Kılıçdaroğlu, “Bu dünyayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak size dar edeceğiz” dedi.
Kılıçdaroğlu, mağduriyetin yolsuzluk yapanların mal varlıkları üzerinden giderilmesi halinde buna karşı çıkmayacaklarını ifade etti.
Konuşmasında ekonomik sıkıntılara da değinen Kılıçdaroğlu, yolsuzlukların maliyetinin yoksullara, emeklilere, dullara, yetimlere ve memurlara yansıdığını savundu.
Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi önünde hayatını kaybeden emekli polis memuruna ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, emeklilerin geçim sorunlarının araştırılması gerektiğini söyledi.
“455 BİN 748 KİŞİNİN PARASI RİSK ALTINDA”
Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında fon kriziyle ilgili yedinci soruya kadar uzanan bir soru listesi açıkladı.
Beşinci sorusunun kaç yurttaşın birikiminin risk altında olduğu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kendilerine verilen yanıta göre 455 bin 748 vatandaşın parasının risk altında olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu, bu kişilerin tasarruflarını devletin kurduğu ve denetlediği borsaya güvenerek değerlendirdiğini ileri sürdü.
“Devletin değil, Sarayın gözleri önünde 455 bin 748 kişi soyuluyor” diyen Kılıçdaroğlu, bu ifadesinin ardından siyasi iktidar ile bürokrasinin iç içe geçtiğini ve denetim mekanizmalarının çalışmadığını iddia etti.
FON KRİZİNİ “DEVLET KRİZİ” OLARAK NİTELEDİ
Kılıçdaroğlu, siyasetçi ile bürokrasinin birbirine karışmasının liyakat sorununa ve devlet krizine yol açtığını savundu.
“Siyasetçi ile bürokrasi iç içe geçerse, liyakat dediğimiz kavram unutulursa artık ortada bir devlet krizi var demektir” diyen Kılıçdaroğlu, CHP milletvekillerinden konuyu mahallelerde, sokaklarda ve farklı kesimlerle anlatmalarını istedi.
Kılıçdaroğlu, geçmiş yıllardaki çeşitli yolsuzluk iddialarını da hatırlatarak, “Soygundan bıktık” ifadelerini kullandı ve siyaset ile bürokrasinin görevlerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
“VURGUNUN PARASAL BOYUTU NEDİR?”
Kılıçdaroğlu’nun altıncı sorusu ise fon krizinin toplam mali boyutuna ilişkin oldu.
28 Ağustos ile 22 Eylül arasında fonlardan çıkışın 538 milyar lira olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, bu tutarın kim tarafından ve nasıl karşılanacağını sordu.
Kılıçdaroğlu, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, Takasbank ve diğer denetim mekanizmalarının sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi.
“Bu milletin vergilerinden, birikimlerinden ödersen burnundan getiririz” diyen Kılıçdaroğlu, mağduriyetlerin kamu kaynaklarından karşılanmasına karşı olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu ayrıca, fon krizinde adı geçen kişilerin mal varlıklarına tedbir uygulanıp uygulanmayacağını sorduğunu ve mal varlıklarına tedbir uygulandığını söyledi.
FON SORUŞTURMASI VE YURT DIŞI PARA TRANSFERLERİ
Kılıçdaroğlu, fon krizi öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığını, ancak soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin ilgili kişiler tarafından öğrenildiğini ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında sözünü ettiği yurt dışı para transferleriyle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın hesabından İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesabından ise 25 milyon euro transfer edildiğine ilişkin tespitler kamuoyuna yansımış durumda. Söz konusu rakamlar, soruşturmadaki ilk tespitler olarak aktarılıyor.
MASAK incelemesine ilişkin haberlerde ayrıca Yarız’ın hesabı ile İsviçre’deki bir hesap arasında yaklaşık 2 milyar 889 milyon lira, Turhan’ın hesabında ise yaklaşık 1 milyar 198 milyon lira tutarında transfer kaydedildiği bildirildi.
Kılıçdaroğlu ise bu gelişmeler üzerinden soruşturma sürecinde siyasi ve bürokratik destek iddiasında bulundu ve bilgi sızdırıldığını ileri sürdü.
“MEHMET ŞİMŞEK GÖREVİNİ BIRAKACAKSIN”
Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik eleştirilerini de sürdürdü.
Şimşek’in manipülasyonların varlığını bildiğini söylemesine rağmen zamanında önlem almadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Sayın Mehmet Şimşek, görevini bırakacaksın kardeşim” dedi.
Kılıçdaroğlu, Şimşek’in kişiliğine yönelik olumlu değerlendirmesini de dile getirerek, kendisine önlem alma konusunda kimlerin engel olduğunu açıklaması gerektiğini savundu.
“Ben görevimi yapacaktım, söyledim bunu, 11 ay önce söyledim ama bana engel oldular” şeklinde bir açıklama yapılması halinde bunun kamuoyuna anlatılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, aksi durumda Şimşek’in görevden ayrılması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Devlet Denetleme Kurulu’nun fon krizi konusunda harekete geçirilip geçirilmeyeceğini sorduğunu, ancak bu konuda kamuoyuna yansıyan bir gelişme olmadığını ifade etti.
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI İÇİN SORULAR
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na da değindi.
Anlaşmaya karşı olmadıklarını ancak metnin ve Türkiye’nin üstlendiği yükümlülüklerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, anlaşmanın TBMM’ye ne zaman geleceğinin bilinmediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği sorular arasında Türkiye’nin hangi askeri yükümlülükleri üstlendiği, taraflardan birine yönelik saldırının diğer taraflara yapılmış sayılmasının Türkiye açısından otomatik bir askeri yükümlülük doğurup doğurmadığı ve Suudi Arabistan’ın Husilerle yaşadığı çatışmada Türkiye’nin vereceği desteğin sınırlarının ne olduğu yer aldı.
Kılıçdaroğlu ayrıca İran ile Suudi Arabistan arasında doğrudan bir çatışma çıkması halinde Türkiye’nin yükümlülüğünün ne olacağını sordu.
7 Ağustos’ta imzalanan anlaşmaya ilişkin açıklamada, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelik yapılmış sayılacağı belirtilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da anlaşmanın kolektif caydırıcılık, savunma sanayisi işbirliği ve terörizmle mücadele alanlarında katkı sağlayacağını açıklamıştı.
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar da anlaşmanın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını açıklamıştı.
Kılıçdaroğlu, dış politikanın devlet politikası olması gerektiğini belirterek, anlaşmanın Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda olması halinde desteklenebileceğini söyledi.
“SİYASİ AHLAK YASASI” ÇAĞRISI
Konuşmasının son bölümünde siyasi ahlak konusuna değinen Kılıçdaroğlu, yolsuzluğun önlenmesi için Siyasi Ahlak Yasası’nın parlamentoda kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, milletvekilleri ve belediye başkanlarının görevleri sonrasında elde ettikleri mal varlıklarının sorgulanması gerektiğini belirterek, siyasetin ahlaki temellerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“SOYULMAKTAN BIKMADINIZ MI?”
Kılıçdaroğlu, vatandaşlara yönelik çağrısında yoksulluk ve ekonomik sorunlara dikkat çekti.
“Soyulmaktan bıkmadınız mı sevgili vatandaşlar? Soyulmaktan bıkmadınız mı? Yoksulluktan bıkmadınız mı?” diye soran Kılıçdaroğlu, emeklilerin daha yüksek aylık talebinin bir lütuf olmadığını, çalışma dönemlerinde ödedikleri primlerin karşılığını istediklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin görevinin ülkeyi yolsuzluk sarmalından kurtarmak ve yolsuzluk yaptığı ileri sürülen kişilerden hesap sormak olduğunu belirtti.
“Kim yolsuzluk yaptıysa hesabını soracağız” diyen Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yapanların siyasi kimliğine bakılmadan hesap sorulması gerektiğini savundu.
Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.





